Ana Sayfa Hakkımızda Hizmetler Ödüller Ekip Yayınlar Kariyer İletişim TÜRKÇEENGLISH Devin Law & IP — İstanbul
← Tüm Yayınlar
KategoriDenizcilik ve Fikri Mülkiyet
Yayın Tarihi26 Ağustos 2026
Yazarlar
Uğurcan TekinOrtak
Şevval Ezgi DemirAvukat

Yat Tasarım Sözleşmeleri Hukuki Rejimi: Klas Onayı, Bayrak Devleti ve Üretilebilirlik Garantisi

Yat tasarım sözleşmelerini diğer istisna akitlerinden ayıran temel bir unsur bulunur. Söz konusu tasarım fiilen denize indirilmeye elverişli olmalıdır. Sadece estetik açıdan reddedilen bir konsept yeniden çizilebilir. Ancak klas kuruluşunun denetiminden geçemeyen bir proje hukuken kusurludur. Bu tür bir proje tersane nezdinde inşa edilebilir nitelik taşımaz. Yalnızca görsel bir illüstrasyon arz eder. İmalat aşamasına geçilmiş olması halinde büyük mali kayıplar doğar. Bu sebeple yat tasarım sözleşmeleri iki farklı hukuki zemini birleştirmek zorundadır. İlk zemin Türk Borçlar Kanunu kapsamında düzenlenen eser sözleşmesi hükümleri ile fikri mülkiyet rejimidir. İkinci zemin ise deniz hukuku mevzuatıdır. Bu mevzuat klas kurallarını ve bayrak devleti gerekliliklerini kapsar. Ayrıca seyir emniyeti düzenlemelerini içerir. İşbu metin sözleşme süreçlerinde ihmal edilen deniz hukuku zeminini incelemektedir.

Hukuki ihtilafların temel nedeni tarafların kavramları farklı yorumlamasıdır. Tasarımcı açısından tasarım estetik ve sanatsal bir bütünü ifade eder. Dış hatlar ve güverte yerleşimi bu bütüne dâhildir. Tersane ve iş sahibi açısından ise tasarım teknik bir temeldir. İmalat süreci bu temel üzerine inşa edilir. Sözleşme bu iki farklı yaklaşımı müşterek bir tanımda birleştirmelidir. Aksi halde ilk teslim aşamasında hukuki uyuşmazlıklar doğar. Kapsamlı bir yat tasarım sözleşmesi estetik hususları tasarımcının inisiyatifine bırakır. Projenin denize ve sicile elverişliliği ise objektif kriterlere bağlanır. Bu hususlar somut teknik güvenceler ile teminat altına alınır.

Tasarım aşamasında başlayan proje klas onayından geçmek zorundadır. Ardından sicile tescil edilmeli ve tersane sürecini tamamlamalıdır. İlgili sözleşme tüm bu hukuki ve teknik sürecin bağlayıcı çerçevesidir.

Estetik Görselin Ötesinde İnşa Edilebilir Proje Yükümlülüğü

İşbu akdî ilişkinin hukuki temeli eser sözleşmesidir. Yüklenici konumundaki tasarımcı bir sonuç borcu üstlenir. İfa edilecek sonuç yalnızca estetik bir görselden ibaret kalamaz. Proje tersane koşullarında fiilen inşa edilebilir nitelikte olmalıdır. Sözleşmelerde bu durumu güvence altına alan en önemli hüküm üretilebilirlik garantisidir. Tasarımcı teslim ettiği projenin salt bir çizim olmadığını taahhüt eder. Projenin hidrodinamik ve statik açılardan uygunluğu garanti altına alınır. İmalat tekniği bakımından da tersanede uygulanabilirlik şart koşulur. Bu garanti yükümlülüğü son derece somut hukuki sonuçlar doğurur. Geometrik hesap hataları ve ağırlık yanlışlıkları genellikle imalat aşamasında tespit edilir. Malzeme uyumsuzlukları da sac kesimi sonrasında gün yüzüne çıkar. Bu evre maddi geri dönüşün en maliyetli olduğu aşamadır. Malzeme israfı ve işçilik kaybı gibi zararların sorumluluğu belirlenmelidir. Tersane gecikme cezalarının kimin uhdesinde kalacağı üretilebilirlik garantisinin lafzına bağlıdır.

İlgili başlığın diğer önemli unsuru teslim usulüdür. Tersane mühendisleri projeyi teknik açıdan analiz edebilmelidir. Bu sebeple tasarımlar kilitli formatlarda teslim edilemez. Salt okunur formatlar da ifa için yeterli değildir. Tasarımlar üzerinde çalışılabilir ham dijital formatlarda sunulmalıdır. Nihai onay sonrasında düzenlenebilir dosyaların teslimi şarttır. Malzeme listeleri ve model verileri eksiksiz şekilde iş sahibine tevdi edilmelidir. Bu hususların sözleşmede açıkça düzenlenmesi teslim sonrası uyuşmazlıkları engeller. Dosyaların kimde bulunacağı ve formatı kesinleşmiş olur. Tasarımcı açısından da bu hükümler hukuki belirlilik sağlar. Geçerli bir ifanın sınırları çizilmiş olur. Hakediş bedelinin muacceliyet şartları netleşir.

Klas Kuruluşları Tarafından Yapılan Denetimler

Deniz hukuku gerekliliklerinin ilk aşaması klas kuruluşlarının onay sürecidir. Bağımsız sertifikasyon kuruluşları teknelerin emniyet standartlarını denetler. Asgari yapısal standartlar da bu kuruluşlarca incelenir. Bir yatın uluslararası sularda seyredebilmesi klas kurallarına uygunluğa bağlıdır. Sigorta ve finansman süreçleri de bu uygunluk şartına tabidir. Tersane firmaları klastan geçemeyecek projeler için üretime başlamaz. Sigorta şirketleri klas onayı bulunmayan inşaatları teminat altına almaz. Bu sebeple tasarımın klas kurallarına uygun hazırlanması zorunludur. Bu husus sözleşmede basit bir temenni olarak yer almamalıdır. Tasarımcının asli edim borcu olarak açıkça düzenlenmelidir. Proje yatın inşasına engel temel bir teknik ayıp barındırmamalıdır. Teslim edilen proje klas kuruluşunun onayından geçebilecek hukuki niteliği haiz olmalıdır.

Klas onayını hukuken değerli kılan bir diğer husus tarafsızlığıdır. İş sahibinin estetik değerlendirmesi öznel bir kriterdir. Klas denetçisinin raporu ise bağımsız ve objektif bir teknik tespittir. Bu sebeple klastan dönen düzeltme talepleri özel bir hukuki rejime tabidir. Tasarımcının çiziminden kaynaklanan klas revizyonları mesleki özen borcu kapsamındadır. Malzeme seçimi veya yerleşim kusurlarından doğan düzeltmeler de bu kapsama dâhildir. Bu revizyonlar tasarımcı tarafından ek bedel talep edilmeksizin yapılmalıdır. Söz konusu işlemler inşa takvimini aksatmayacak sürede tamamlanmalıdır. Klas onayının tasarımcının kusuru nedeniyle alınamaması hali ayıplı ifa teşkil eder. Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca bu durum eser sözleşmesine aykırılıktır. İhlal halinin sözleşmede önceden düzenlenmesi hukuki koruma sağlar.

Bayrak Devleti Hukuku ve Sicile Tescil Süreci

Her yat belirli bir bayrak devletinin siciline tescil edilmek zorundadır. Seyir faaliyetleri ilgili devletin mevzuatına tabi olarak gerçekleştirilir. Bayrak seçimi ticari bir tercihtir. Bu tercih vergi ve işletme açısından hukuki sonuçlar doğurur. Ancak bu seçimin tasarımı ilgilendiren boyutu tamamen tekniktir. Teknenin tescil edilebilmesi için tasarımın ilgili devletin kurallarına uygun olması gerekir. Temel uluslararası deniz emniyeti düzenlemelerine riayet edilmelidir. Özel yat ile ticari yat statülerinin mevzuat gereklilikleri birbirinden farklıdır. Bu sebeple sözleşmede kullanım amacı açıkça belirtilmelidir. Hedeflenen sicilin sonradan değiştirilmesi hali ayrıca düzenlenmelidir. Bu değişikliğin revizyon mu yoksa yeni bir akdî ilişki mi olduğu önceden kararlaştırılmalıdır.

Bu aşamanın hukuken esnetilemez temel şartı seyir ve can emniyetidir. İlgili husus sözleşmelerde kesin bir hiyerarşi ile ifade edilmelidir. Tasarımcı estetik kaygıları gerekçe göstererek yapısal bütünlüğü riske atamaz. Denizde can emniyeti hiçbir şekilde tehlikeye düşürülemez. Bu bağlayıcı hüküm tasarımcının yaratıcılığını engellemek amacıyla konulmaz. Aksine tasarımcıyı olası hukuki sorumluluklardan korur. Estetik tercihler ile emniyet kuralları çakıştığında nihai kararı verecek merci belirlenmelidir. Aksi takdirde bu kararlar tersane ortamında şifahi olarak alınır. İleride doğabilecek bir sorumluluk davasında ispat güçlüğü yaşanır.

“Klas sertifikası salt bir evrak mahiyetinde değildir. İlgili belge tasarımın denize elverişlilik ehliyetidir. Sözleşmenin temel işlevi bu ehliyeti temin etme borcunun kime ait olduğunu tayin etmektir.”

Revizyon Rejimi Çerçevesinde Estetik ve Teknik Talep Ayrımı

Yat projelerinde revizyon süreçleri hukuken kaçınılmazdır. Temel uyuşmazlık revizyon türlerinin sözleşmede ayrıştırılmamasından doğar. Hukuki güvenliği sağlayan bir sözleşme iki farklı revizyon akışını birbirinden ayırmalıdır. İlk akış teknik zorunluluklardan kaynaklanan revizyonlardır. Klas kuruluşundan veya bayrak devleti mevzuatından doğan düzeltmeler bu kapsamdadır. Tasarımın kendi kusurundan kaynaklanan ayıp giderimleri de teknik zorunluluktur. Bu düzeltmeler tasarımcının mesleki özen yükümlülüğüne tabidir. İş sahibinden ek bedel talep edilemez. İkinci akış ise estetik ve ticari taleplerden doğan revizyonlardır. İş sahibinin sübjektif beğenisinden doğan değişiklik istekleri bu kapsamdadır. Bu akışın hukuki bir prosedüre bağlanması elzemdir. İş süreci belirli fazlara ayrılmalıdır. Her faz yazılı onay şartına tabi tutulmalıdır. Zımni kabul veya sükut onay hükmünde sayılamaz. Onaylanmış bir faza geri dönülmesi hali sözleşmede ayrıca ücretlendirilmelidir. İki farklı revizyon süreci tek bir maddede düzenlenmemelidir. Sınırsız revizyon yetkisi ile ek bedel yasağı bir arada bulunamaz.

Revizyon taleplerinin üçüncü kaynağı projeye dâhil olan diğer aktörlerdir. Tersane mühendislerinin uygulama düzeltmeleri bu gruba girer. Ekipman üreticilerinin teknik çizimleri de revizyon gerektirebilir. Klas uzmanlarının tespitleri doğrultusunda değişiklik yapılması zaruri olabilir. Tasarımcı bu dış verileri kendi çizimlerine entegre etmekle yükümlüdür. Bu noktada taraflar arasındaki koordinasyon yükü hukuken dengelenmelidir. Tasarımcının ifa takvimi tersane inşa takvimi ile eşgüdümlü olmak zorundadır. Üçüncü kişilerden gelecek verilerin teslim zamanı sözleşmede taahhüt altına alınmalıdır. İlgili verilerin hangi dijital formatta iletileceği açıkça belirtilmelidir.

Fikri Mülkiyet Haklarının Aidiyeti ve Devir Zamanı

Teknik gerekliliklerin ağırlığına rağmen ortada korunması gereken bir fikri emek mevcuttur. Bu emeğin devri özel şekil şartlarına tabidir. Mali hakların devrine ilişkin sözleşmeler mutlaka yazılı şekilde yapılmalıdır. Devredilen mali haklar Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu madde 52 uyarınca ayrı ayrı sayılmalıdır. Toptan ve genel ifadeler içeren bir devir beyanı hukuken geçersiz olma riski taşır. Henüz meydana getirilmemiş tasarımlar için özel bir hukuki düzenleme gerekir. Kanun uyarınca henüz mevcut olmayan esere ilişkin devir işlemi sonuç doğurmaz. Sadece devir taahhüdü hukuken geçerli kabul edilir. Doğru sözleşme kurgusu imza aşamasında yazılı bir taahhüt verilmesidir. Her teslimat aşamasında teslim tutanağı ile birlikte ayrıca bir devir işlemi yapılmalıdır. Tasarımın dış görünümü Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında tasarım olarak tescil edilebilir. Tescilsiz tasarımların koruma süresi kamuya ilk sunumdan itibaren üç yıl ile sınırlıdır. Bu sebeple tescil stratejisi ve başvuru yetkisi sözleşmede açıkça tahsis edilmelidir. Sürecin son halkası proje ekibinin hukuki durumudur. Çalışanların iş görürken meydana getirdikleri eserlerde mali hakları kural olarak işveren kullanır. Ancak bu karine bağımsız çalışan modelleme stüdyolarını kapsamaz. Dışarıdan hizmet alınan bağımsız mimarlar da bu karinenin dışındadır. Söz konusu kişilerden yazılı hak devri alınması zorunludur. Reddedilen taslakların akıbeti de devir maddesinde açıkça düzenlenmelidir.

Mali Denge Çerçevesinde Hakediş Faz Onayı ve Cezai Şart Hükümleri

Teknik güvencelerin finansal karşılığı ödeme takviminin onay fazlarına bağlanmasıdır. Konsept onayı ve klas onayı gibi somut aşamalar ödeme eşiği olarak belirlenmelidir. İmalat çizimlerinin teslimi de bu ölçülebilir eşiklere dâhildir. Bu yapı iş sahibine denetim imkânı sunar. Yükleniciye ise ticari öngörülebilirlik sağlar. Ödemeyi muallakta bırakma ve mahsup hakları tanınacak ise sınırları kesin olarak çizilmelidir. Hangi alacak kalemlerinin ne kadar süreyle alıkonulacağı yazılmalıdır. Cezai şart belirlenirken tarafların hukuki sıfatı önem arz eder. Türk Borçlar Kanunu madde 182 uyarınca hâkim aşırı bulduğu cezai şartı indirebilir. Ancak borçlunun tacir sıfatını haiz olduğu ilişkilerde kural farklıdır. Türk Ticaret Kanunu madde 22 uyarınca tacirler cezai şartın indirilmesini kural olarak talep edemez. Rekabet yasağı ve münhasırlık hükümleri de ölçülülük ilkesine uygun olmalıdır. İlgili yasaklar konu bakımından sınırlandırılmalıdır. Süre ve coğrafi bölge kıstasları açıkça tayin edilmelidir.

Sözleşme İmzası Öncesi Hukuki İnceleme Listesi

  • Üretilebilirlik garantisi sözleşmede açıkça düzenlenmelidir. Projenin salt görsel nitelikte olmadığı belirtilmelidir. Eserin tersanede fiilen inşa edilebilir nitelikte teslim edileceği taahhüt edilmelidir. Hesap ve çizim hatalarından doğan maliyetlerin paylaşım usulü kesin olarak belirlenmelidir.
  • Klas kurallarına uygunluk tasarımcının asli edim yükümlülüğü olarak tayin edilmelidir. Klas makamından dönen zorunlu revizyon taleplerinin bedelsiz yapılacağı hüküm altına alınmalıdır. Bu revizyonların ifa takvimine etkisi açıkça düzenlenmelidir.
  • Tescil edilecek hedef bayrak devleti sözleşmede belirtilmelidir. Kullanım amacı özel veya ticari olarak netleştirilmelidir. Hedef ülkenin veya kullanım amacının değişmesi hali ayrıca düzenlenmelidir. Bunun yeni bir hukuki işlem mi yoksa revizyon mu sayılacağı önceden kararlaştırılmalıdır.
  • Estetik taleplerden doğan revizyonlar ile teknik zorunluluklar birbirinden ayrılmalıdır. Sözleşme konusu iş belirli fazlara bölünmelidir. Her aşamanın tamamlanması açık yazılı onay şartına bağlanmalıdır. Zımni onay hukuken geçerli sayılmamalıdır.
  • Nihai kabul işlemi sonrasında teslim edilecek unsurlar sayılmalıdır. Ham ve düzenlenebilir dosyaların teslim yükümlülüğü açıkça öngörülmelidir. Malzeme listeleri ve model verileri teslim tutanağına bağlanmalıdır.
  • Fikri hak devirleri yasal şartlara uygun yapılmalıdır. Devre konu haklar sözleşmede teker teker sayılmalıdır. Gelecekteki tasarımlar için önce taahhüt sonra teslimde devir kurgusu uygulanmalıdır. Alt yüklenicilerden alınacak hak devir sözleşmeleri eksiksiz belgelenmelidir.

Sonuç ve Hukuki Değerlendirme

Yat tasarım sözleşmeleri iki ayrı hukuk disiplininin birleştiği nadir metinlerdendir. Bir tarafta Borçlar Hukuku kapsamındaki eser sözleşmesi ve Fikri Mülkiyet Hukuku yer alır. Diğer tarafta klas kuralları ve bayrak devleti mevzuatı bulunur. Seyir emniyeti kuralları da bu denizcilik katmanının ayrılmaz bir parçasıdır. Piyasada kullanılan matbu sözleşmeler genellikle bu disiplinlerden sadece birini dikkate alır. Sadece fikri mülkiyet odaklı hazırlanan sözleşmeler deniz hukuku gerçeklerini ihmal eder. Yalnızca deniz hukuku kökenli metinler ise fikri hak devirlerindeki katı şekil kurallarını atlar. Her iki durumda da hukuki riskler görünmez biçimde taraflardan birinin üzerinde kalır. İşbu hukuki çerçevenin temel amacı söz konusu hukuki boşluğu gidermektir. Fikri mülkiyet ve deniz hukuku disiplinlerinin aynı metinde nasıl kaynaştırılacağı ortaya konmuştur. Tüm bu hukuki ve ticari riskler imza aşamasından önce sorulacak temel sorularla bertaraf edilebilir. Projenin hangi denetim mercilerinden geçeceği netleşmelidir. Hangi devlet siciline tescil edileceği belirlenmelidir. Hata ve ayıplardan doğan tazmin yükümlülüklerinin kime ait olacağı yazılmalıdır. İfa ve teslim aşamalarının hangi hukuki takvime tabi olacağı şüpheye mahal bırakmayacak şekilde kararlaştırılmalıdır.

Kaynaklar

  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 182 ve 470 vd.; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 22
  • 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu, m. 18, 21-25, 48, 50 ve 52; 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun tasarımlara ilişkin hükümleri
  • Uluslararası Klas Kuruluşları Birliği (IACS): klas kuruluşları ve rolleri hakkında genel bilgi
  • mevzuat.gov.tr: anılan kanunların güncel metinleri