Modern iş dünyasının ihtiyaçlarına göre şekillendirilmiş stratejik hukuki hizmetler; fikri mülkiyet, medya, teknoloji, şirketler hukuku ve mevzuat uyum süreçlerinde danışmanlık ve avukatlık hizmetleri sunan uzman çalışma gruplarımız aracılığıyla, İstanbul'dan dünyanın dört bir yanındaki müvekkillerimize ulaştırılmaktadır.
İnşa Ettiğiniz Değerleri Korumak İçin Etkili ve Verimli Hukuki Stratejiler.
Devin Law & IP, ekibinin, danışmanlarının ve beraber çalıştığı iş ortaklarının 15 yılı aşkın mesleki tecrübesini bir araya getiren bir hukuk bürosudur. Şeffaflık, dürüstlük ve ortak değerleri merkeze alan firmamız, kendi alanında uzmanlaşmış ekipler aracılığıyla sürdürülebilir hukuki çözümler sunmaktadır.
Sektörel tecrübeye sahip özel ekiplerimizle yerli ve yabancı geniş bir müvekkil ağına hizmet vermekteyiz. Uzun vadeli müvekkil ilişkileri, vizyon çeşitliliği, sürekli eğitim ve mesleki gelişim en temel kurumsal değerlerimizi oluşturur.
Profesyonellik, şeffaflık ve uzun vadeli değer yaratma vizyonuyla hareket eden büromuz; sektörel tecrübesini stratejik hukuki öngörüsüyle harmanlayarak kurumlar ve bireyler için net, uygulanabilir ve sonuç odaklı çözümler üretir.
İstanbul merkez ofisi ile faaliyet gösteren firmamız, marka ve patent vekilliği şirketi aracılığıyla da dünyanın farklı bölgelerinde portföy yönetimi gerçekleştirmekte; yerli ve yabancı hak sahipleri adına TÜRKPATENT, EUIPO, WIPO ve yabancı ofisler nezdindeki başvuru, itiraz, yenileme ve hak koruma süreçlerini titizlikle yürütmektedir.
Bir yanda hukuki danışmanlık ve dava takibi, diğer yanda marka ve patent vekilliği olarak konumlanan bu ikili yapı, büromuzun mahkeme salonlarındaki gücünü disiplinli bir portföy yönetimiyle birleştirmesini sağlar. Böylece her dosya, doğrudan o alanda uzmanlaşmış bir ekip tarafından ele alınır.
02
Neden Devin Law & IP?
Hukuki Uzmanlık
Farklı sektörlerde derinlemesine bilgi sahibi olan profesyonellerimiz, müvekkillere stratejik ve uygulanabilir öngörüler sunar. Her dosya, ilgili sektörde fiili tecrübeye sahip bir ekip tarafından yürütülür; böylece sunduğumuz hukuki tavsiyeler salt teorik bilgileri değil, iş dünyasının sahadaki gerçeklerini yansıtır.
Müvekkil Odaklı Yaklaşım
Müvekkillerimizle yakın iş birliği içinde çalışarak, onların spesifik hedeflerine uygun kişiselleştirilmiş çözümler üretiyoruz. Hukuki stratejiyi şekillendirmeden önce her müvekkilin iş modelini, risk alma durumunu ve önceliklerini tam anlamıyla kavramak için zaman ayırıyoruz.
Yenilikçi Çözümler
Yaratıcı ve sürdürülebilir yaklaşımlar geliştirmek için modern hukuk teknolojilerinden yararlanıyoruz. Portföy otomasyonundan yapılandırılmış marka izleme servislerine kadar, daha hızlı ve tutarlı sonuçlar elde etmek için teknolojiyi süreçlerimize aktif olarak entegre ediyoruz.
Sürdürülebilirliğe Bağlılık
Müvekkillerimizi, hem ticari operasyonlarına hem de topluma fayda sağlayan etik uygulamaları benimsemeleri konusunda destekliyoruz. Uzun ömürlü, hukuken savunulabilir ve gelişen uluslararası düzenlemelerle uyumlu bir şirket kültürü inşa etmelerine yardımcı oluyoruz.
Stratejik Perspektif
Sürdürülebilir büyüme amacıyla hukuki çözümleri ticari hedeflerle tam uyumlu hâle getiriyoruz. Sunduğumuz hukuki danışmanlığı daima ticari bir karar çerçevesinde; net seçenekler, gerçekçi maliyetler ve ölçülebilir sonuçlarla birlikte aktarıyoruz.
03
İşletmenize Göre Şekillenen Hukuki Hizmetler
01
Sınai Mülkiyet Hukuku
Markalar, patentler, faydalı modeller ve endüstriyel tasarımlar; TÜRKPATENT, EUIPO ve WIPO nezdinde danışmanlık, tescil süreçleri ve dava takibi.
İncele →
02
Fikrî Mülkiyet ve Telif Hakkı Hukuku
5846 sayılı FSEK kapsamında telif, yazılım ve bağlantılı haklar; hak sahipliği mimarisinin kurulmasından korsanla mücadele operasyonlarına kadar tam kapsamlı koruma.
İncele →
03
Medya, Eğlence ve Reklam
Yaratıcılığın hukuki düzenlemelerle buluştuğu nokta; reklam denetimi, yayıncılık (RTÜK) uyum süreçleri, yapım ve yetenek sözleşmeleri.
İncele →
04
Kişisel Verilerin Korunması, Mahremiyet ve Siber Güvenlik
KVKK ve GDPR kapsamında savunulabilir veri yönetişimi; veri haritalama, sınır ötesi aktarımlar, ihlal yönetimi ve Kurul nezdinde savunma süreçleri.
İncele →
05
Bilişim ve Teknoloji Hukuku
Yazılım, SaaS ve bulut sözleşmeleri, oyun ve e-spor, startup yatırım turları, e-ticaret ve fintek düzenlemeleri ile yapay zekânın hukuki mimarisi.
İncele →
06
Şirketler Hukuku ve Ticari Danışmanlık
Şirketlerin tüm departmanlarına yönelik sürekli hukuki danışmanlık, ticari sözleşmeler, genel kurullar, yönetim kurulu kararları, sermaye yapılandırmaları ve ortaklar arası uyuşmazlıklar.
İncele →
07
Uyuşmazlık Çözümü ve Dava
Ticari ve sözleşmesel davalar, alacak tahsili ve icra, iş hukuku savunmaları, beyaz yaka suçları, ortaklar arası uyuşmazlıklar, kira davaları, arabuluculuk ve tahkim.
İncele →
08
Deniz Hukuku, Yat ve Tersane Hukuku
Süperyat yeni inşa ve bakım projeleri, tersane operasyonları, yat tasarımı ve fikri mülkiyet, alım-satım işlemleri, bayrak tescili, gemi adamı süreçleri, gemi tutuklamaları ve deniz kazaları.
İncele →
"From the first spark of creativity to the global protection of your brand."
Avukatlık Hizmetleri · Marka Patent Vekilliği Hizmetleri
04
Ödüller ve Sıralamalar
Beş Kategori · 2026IP STARS — Managing IP
Türkiye'de beş çalışma kategorisinde sıralamaya girdi; Uğurcan Tekin ve İnci Özçilsal "Rising Star" olarak gösterildi.
Tavsiye Edilen · 2026WTR 1000
Uğurcan Tekin, marka koruma ve uluslararası fikri mülkiyet stratejileri alanında bireysel olarak listelendi.
Sıralamada · EMEA 2026The Legal 500 EMEA
Uğurcan Tekin — Fikri Mülkiyet ile Medya & Eğlence alanlarında "Next Generation Partner".
Tier 2 · 2026Media Law International
Uğurcan Tekin — Türkiye'de tavsiye edilen ilk 10 medya hukuku avukatı arasında.
Aynı rehberlerin 2025 sayılarında da sıralamaya girdik — The Legal 500 EMEA, Media Law International, IP STARS ve WTR 1000.
05
Ekibimiz
Uğurcan Tekin, LL.MOrtak / Avukat — Marka Vekili
Alican Tekin, LL.MOrtak — Marka Vekili
Kadir Karasu, MBAOrtak
Tevrat TekinKıdemli Danışman / Avukat
İnci ÖzçilsalAvukat
Beyza ErdemirAvukat
Şevval Ezgi DemirAvukat
Mehmet Kerem KüçükMarka ve Patent Uzmanı
Berkay KizenFinans Uzmanı
Aleyna KalburcuStajyer Avukat
Sıla UçarStajyer Avukat
Uğurcan Tekin, LL.MOrtak / Avukat — Marka Vekili
Alican Tekin, LL.MOrtak — Marka Vekili
Kadir Karasu, MBAOrtak
Tevrat TekinKıdemli Danışman / Avukat
İnci ÖzçilsalAvukat
Beyza ErdemirAvukat
Şevval Ezgi DemirAvukat
Mehmet Kerem KüçükMarka ve Patent Uzmanı
Berkay KizenFinans Uzmanı
Aleyna KalburcuStajyer Avukat
Sıla UçarStajyer Avukat
06
Yayınlar
Denizcilik ve Fikri Mülkiyet
Marmara'da Çatma: Deniz Kazalarında Hukuki ve Cezai Sorumluluk
15 September 2026 — Read →
Medya ve Reklam
Reklam Kurulu Kararları — 366. Toplantı: Platform Sorumluluğu, Marka Kullanımı ve Fiyat Şeffaflığı
5 September 2026 — Read →
Medya ve Reklam
Reklam Kurulu Kararları — 367. Toplantı: Cayma Hakkı, Karşılaştırmalı İddialar ve Ürün Adlarında Sağlık Çağrışımı
5 September 2026 — Read →
Medya ve Reklam
Reklam Kurulu Kararları — 368. Toplantı: Tekrarlanan İhlallerde Yaptırım, Arayüz Tasarımı ve Üstünlük İddiaları
5 September 2026 — Read →
Medya ve Reklam
Reklam Kurulu Kararları — 369. Toplantı: 5G Reklamları, Önceden Seçili Hizmetler ve Örtülü Reklam
5 September 2026 — Read →
Medya ve Reklam
Reklam Kurulu Kararları — 370. Toplantı: Sağlık Tanıtım Mevzuatında Geçiş Dönemi, Marka ve Logo Kullanımı, Kötüleyici Reklam
5 September 2026 — Read →
Medya ve Reklam
Reklam Kurulu Kararları — 371. Toplantı: Kötüleyici Reklam, Ana Vaat ile İstisna Uyumu ve Haber ile Reklamın Sınırı
5 September 2026 — Read →
Veri Koruma
Kişisel Verileri Koruma Kurulu Kararları — Ağustos 2026: İlke Kararları, Pazarlama Amaçlı Veri İşleme ve İşyeri Gözetimi
5 September 2026 — Read →
Rekabet Hukuku
Rekabet Kurulu Kararları — Haziran–Ağustos 2026: Koşullu İzinler, Taahhüt Usulü ve Yeni Soruşturmalar
5 September 2026 — Read →
Sınai Mülkiyet Davaları
Marka Hükümsüzlük Davaları: Sebepler, Sessiz Kalma ve İdari İptalden Farklar
28 August 2026 — Read →
Denizcilik ve Fikri Mülkiyet
Marmara'da Çatma: Deniz Kazalarında Hukuki ve Cezai Sorumluluk
15 September 2026 — Read →
Medya ve Reklam
Reklam Kurulu Kararları — 366. Toplantı: Platform Sorumluluğu, Marka Kullanımı ve Fiyat Şeffaflığı
5 September 2026 — Read →
Medya ve Reklam
Reklam Kurulu Kararları — 367. Toplantı: Cayma Hakkı, Karşılaştırmalı İddialar ve Ürün Adlarında Sağlık Çağrışımı
5 September 2026 — Read →
Medya ve Reklam
Reklam Kurulu Kararları — 368. Toplantı: Tekrarlanan İhlallerde Yaptırım, Arayüz Tasarımı ve Üstünlük İddiaları
5 September 2026 — Read →
Medya ve Reklam
Reklam Kurulu Kararları — 369. Toplantı: 5G Reklamları, Önceden Seçili Hizmetler ve Örtülü Reklam
5 September 2026 — Read →
Medya ve Reklam
Reklam Kurulu Kararları — 370. Toplantı: Sağlık Tanıtım Mevzuatında Geçiş Dönemi, Marka ve Logo Kullanımı, Kötüleyici Reklam
5 September 2026 — Read →
Medya ve Reklam
Reklam Kurulu Kararları — 371. Toplantı: Kötüleyici Reklam, Ana Vaat ile İstisna Uyumu ve Haber ile Reklamın Sınırı
5 September 2026 — Read →
Veri Koruma
Kişisel Verileri Koruma Kurulu Kararları — Ağustos 2026: İlke Kararları, Pazarlama Amaçlı Veri İşleme ve İşyeri Gözetimi
5 September 2026 — Read →
Rekabet Hukuku
Rekabet Kurulu Kararları — Haziran–Ağustos 2026: Koşullu İzinler, Taahhüt Usulü ve Yeni Soruşturmalar
5 September 2026 — Read →
Sınai Mülkiyet Davaları
Marka Hükümsüzlük Davaları: Sebepler, Sessiz Kalma ve İdari İptalden Farklar
28 August 2026 — Read →
Devin Law & IP · Çalışma Alanları
Hizmetlerimiz
Sektör bilgisini stratejik hukuki bakış açısıyla birleştiren kapsamlı hukuk hizmetleri: şirketler ve bireyler için açık, uygulanabilir ve sonuç odaklı çözümler. Sekiz uzman çalışma grubumuz fikri mülkiyet, medya ve reklam, kişisel verilerin korunması, teknoloji, şirketler hukuku, uyuşmazlık çözümü ve deniz hukuku alanlarını kapsıyor; çok uluslu gruplardan erken aşama girişimlere kadar her ölçekten müvekkile hizmet veriyoruz.
Sektör bilgisini stratejik hukuki bakış açısıyla birleştiren kapsamlı hukuk hizmetleri: şirketler ve bireyler için açık, uygulanabilir ve sonuç odaklı çözümler. Sekiz uzman çalışma grubumuz fikri mülkiyet, medya ve reklam, kişisel verilerin korunması, teknoloji, şirketler hukuku, uyuşmazlık çözümü ve deniz hukuku alanlarını kapsıyor; çok uluslu gruplardan erken aşama girişimlere kadar her ölçekten müvekkile hizmet veriyoruz.
Sekiz çalışma alanı — panellerin üzerine gelerek göz atın, açmak için tıklayın.
01Sınai Mülkiyet Hukuku
01
Sınai Mülkiyet Hukuku
Marka, patent, faydalı model ve endüstriyel tasarımlar; TÜRKPATENT, EUIPO ve WIPO nezdinde danışmanlık, tescil ve dava süreçleri.
İncele →
02Fikrî Mülkiyet ve Telif Hakkı Hukuku
02
Fikrî Mülkiyet ve Telif Hakkı Hukuku
5846 sayılı FSEK kapsamında telif, yazılım ve bağlantılı haklar; hak sahipliğinin kurgulanmasından korsanla mücadeleye kadar tam kapsamlı koruma.
İncele →
03Medya, Eğlence ve Reklam Hukuku
03
Medya, Eğlence ve Reklam Hukuku
Yaratıcılığın hukuki düzenlemelerle buluştuğu nokta; reklam denetimi, yayıncılık uyum süreçleri, yapım ve yetenek sözleşmeleri.
İncele →
04Kişisel Verilerin Korunması, Mahremiyet ve Siber Güvenlik
04
Kişisel Verilerin Korunması, Mahremiyet ve Siber Güvenlik
KVKK ve GDPR kapsamında savunulabilir veri yönetişimi; veri haritalama, sınır ötesi aktarım, ihlal yönetimi ve Kurum nezdinde savunma.
İncele →
05Bilişim ve Teknoloji Hukuku
05
Bilişim ve Teknoloji Hukuku
Yazılım, SaaS ve bulut sözleşmeleri, oyun ve e-spor, startup yatırım turları, e-ticaret ve fintek düzenlemeleri ile yapay zekânın hukuki mimarisi.
İncele →
06Şirketler Hukuku ve Ticari Danışmanlık
06
Şirketler Hukuku ve Ticari Danışmanlık
Modern şirketler için sürekli dış hukuk danışmanlığı; sözleşmeler, kurumsal yönetim ve kesintisiz mevzuat uyumu.
İncele →
07Uyuşmazlık Çözümü ve Dava
07
Uyuşmazlık Çözümü ve Dava
Ticari, idari ve icra süreçlerinde stratejik dava planlaması ve disiplinli usul yönetimi.
İncele →
08Deniz Hukuku, Yat ve Tersane Hukuku
08
Deniz Hukuku, Yat ve Tersane Hukuku
Gemi finansmanı, çarter sözleşmeleri, yük hasarı talepleri ve deniz sigortası uyuşmazlıkları; deniz ticareti operasyonlarının tüm aşamalarında danışmanlık.
İncele →
Sekiz çalışma alanı · üzerine gelerek göz atın, tıklayarak açınAvukatlık Hizmetleri · Marka Patent Vekilliği Hizmetleri
Devin Law & IP
Ekibimiz
Her dosyayı, o alanda çalışan ekip yürütür. Ortaklar, avukatlar, uzmanlar ve stajyerler çalışma grupları arasında birlikte çalışır; uzun yıllara dayanan mahkeme tecrübesi modern portföy yönetimiyle bir araya gelir.
Ortaklar ve Danışmanlar
Uğurcan Tekin, LL.MOrtak / Avukat — Marka Vekili
Fikrî ve sınai haklar, medya hukuku, bilişim hukuku ve kişisel verilerin korunması (KVKK). Legal 500 EMEA 2026 — Next Generation Partner; WTR 1000 2026'da bireysel olarak; IP STARS ve Media Law International'ın hem 2026 hem 2025 sıralamalarında yer aldı. Multimedya şirketlerini ve küresel markaları yüksek değerli fikrî hak ve medya davalarında temsil ediyor.
Profile →
Alican Tekin, LL.MOrtak — Marka Vekili
Fikrî Haklar Departmanı Eş Başkanı — uluslararası marka portföyü yönetimi ve sınır ötesi projeler. Kayıtlı marka vekili olarak yerli ve yabancı müvekkillere marka, endüstriyel tasarım ve telif hakkı alanlarında danışmanlık veriyor.
Profile →
Kadir Karasu, MBAOrtak
Fikrî haklar, birleşme ve devralmalar ile proje finansmanı. Birden çok hukuk düzenini ilgilendiren karmaşık dosyalarda, geniş ölçekli fikrî hak portföylerinde ve ileri finansman yapılarında üst düzey danışmanlık.
Profile →
Tevrat TekinKıdemli Danışman / Avukat
Kırk yılı aşkın dava deneyimi — iş hukuku, kira hukuku, icra ve iflas ile sözleşmeden doğan talepler; Türk yargısının her derecesinde temsil.
Profile →
Avukatlar ve Uzmanlar
İnci ÖzçilsalAvukat
Şirketler hukuku, sözleşmeler, KVKK/GDPR uyumu ve fikrî haklar. Legal 500 EMEA 2026 — Key Lawyer; IP STARS 2026 — Rising Star. Uyum projelerinde, veri envanteri çalışmalarında ve marka tescil süreçlerinde aktif.
Profile →
Beyza ErdemirAvukat
Fikrî hak portföyü yönetimi, lisans, endüstriyel tasarım ve patent; KVKK uyumu ve medya hukuku. Legal 500 EMEA 2026 — Key Lawyer. Yerli ve yabancı müvekkillere danışmanlık veriyor, hak koruma stratejilerinde aktif rol alıyor.
Profile →
Şevval Ezgi DemirAvukat
Deniz ticareti hukuku — gemi finansmanı, çarter sözleşmeleri, yük hasarı talepleri ve P&I / H&M sigorta uyuşmazlıkları. Ayrıca Türk ve yabancı hukuk sistemleri kapsamında şirket kuruluşu ve ticari sözleşmeler konularında danışmanlık veriyor.
Profile →
Mehmet Kerem KüçükMarka ve Patent Uzmanı
Elektrik-elektronik mühendisliği altyapısı — patent hazırlama, izleme ve değerlendirme. Teknik bilgisini marka ve patent süreçlerindeki hukuki işleyişle birleştiriyor.
Profile →
Berkay KizenFinans Uzmanı
Büronun tüm operasyonlarında bütçe planlaması, finansal analiz ve raporlama — mali yönetime analitik ve süreç odaklı bir disiplin katıyor.
Profile →
Stajyerler ve İdari Kadro
Aleyna KalburcuStajyer Avukat
Marka işlemleri, KVKK uyum desteği ve genel dava takibi. İstanbul Ticaret Üniversitesi'nde tam burslu hukuk öğrenimi görüyor.
Profile →
Sıla UçarStajyer Avukat
Marka başvuruları, itiraz süreçleri ve veri koruma uyum projeleri. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu; tescil, itiraz ve savunma stratejilerine destek veriyor.
Profile →
Devin Law & IP — İstanbul
Hakkımızda
Şeffaflık, dürüstlük ve ortak değerler üzerine kurulu bir hukuk bürosu. Avukatlık hizmetleri ile marka ve patent vekilliğini tek çatı altında yürütüyoruz.
Biz Kimiz
Şeffaflık, dürüstlük ve ortak değerler üzerine kurulu bir meslek kültürü.
Kurucularımızın ve çözüm ortaklarımızın 15 yılı aşkın tecrübesiyle; şeffaflık, dürüstlük ve ortak değerler üzerine kurulu bir meslek kültürü oluşturduk. Kalıcı hukuki çözümler üretmeye, her alanda o işi bilen ekipler kurmaya ve müvekkillerimize farklı ülkelerde aynı standartla destek olmaya odaklanıyoruz.
Dünyanın farklı ülkelerinden geniş bir müvekkil kitlesine hizmet veriyoruz. Her çalışma grubunun başında o alanda uzmanlaşmış deneyimli bir avukat var; bu yapı karmaşık dosyalarda hem dosyaya özel bir strateji kurmamızı hem de hizmetin hızını ve tutarlılığını korumamızı sağlıyor.
Uzun vadeli müvekkil ilişkilerine önem veriyoruz; bunun arkasında nitelikli ve birlikte çalışmayı bilen bir ekip var. Hukuki yetkinliğin yanında vizyon çeşitliliğini, sürekli eğitimi ve mesleki farkındalığı da önceliğimiz sayıyoruz. Bunlar hem büronun büyümesinin hem de sorumlu avukatlığın şartı.
Tecrübe, uzmanlaşma ve müvekkil odaklı çalışma biçimini bir araya getirerek; sürekli değişen hukuk ortamında şirketlerin ve bireylerin yanında duran güvenilir bir hukuk ortağı olmayı hedefliyoruz. İstanbul'daki merkez ofisimizin yanı sıra vekillik şirketimiz aracılığıyla farklı ülkelerde marka ve patent portföyleri yönetiyor; TÜRKPATENT, EUIPO ve WIPO nezdindeki başvuru, itiraz, yenileme ve hak koruma işlemlerini yürütüyoruz.
Değerlerimiz
Neden Devin Law & IP?
Hukuki Uzmanlık
Ekibimizin farklı sektörlerde biriktirdiği bilgi ve tecrübe, rekabetin yoğun olduğu alanlarda müvekkillerimize yön veren stratejik tavsiyeler üretmemizi sağlıyor.
Müvekkil Odaklı Yaklaşım
Her müvekkilin ihtiyacı ve hedefi farklıdır. Çözümü de o hedefe ve karşılaştığı soruna göre kurarız.
Yenilikçi Çözümler
Yeniliğe açığız; yaratıcı çözümler için modern hukuk teknolojilerini kullanırız. Sektördeki gelişmeleri önceden görmek, müvekkillerimizin fırsatları değerlendirmesini ve sorunları erken çözmesini sağlar.
Sürdürülebilirliğe Bağlılık
Müvekkillerimizin hem kendi işine hem de çevresine fayda sağlayan, sürdürülebilir bir hukuki düzen kurmasına yardımcı oluruz.
Stratejik Perspektif
Hukuki meselelere stratejik bakarız. Çözümü ticari hedefle uyumlu kurmak, hem sağlıklı büyümeyi hem de doğru kararı mümkün kılar.
"Smart approaches to legal solutions with exceptional service."
Avukatlık Hizmetleri · Marka Patent Vekilliği Hizmetleri
Devin Law & IP — Yayınlar
Yayınlar
Ekibimizin fikri mülkiyet, medya, kişisel verilerin korunması ve mevzuat gelişmeleri üzerine yazıları. Türk ve uluslararası hukuku şekillendiren kararları, düzenlemeleri ve piyasa uygulamalarını pratik yönüyle ele alıyoruz.
52 makale · 14 gösteriliyor
202652 yazı
Denizcilik ve Fikri Mülkiyet
Marmara'da Çatma: Deniz Kazalarında Hukuki ve Cezai Sorumluluk
İşbu çalışmada, Silivri açıklarında meydana gelen gemi kazası esas alınmak suretiyle çatmaya ilişkin hükümler, tazminat sorumluluğunun kapsamı, ceza soruşturmasının işleyişi, idari kaza incelemesi ve kazayı izleyen ilk günlerde yerine getirilmesi gereken işlemler incelenmektedir.
Şevval Ezgi Demir15 Eylül 2026
Medya ve Reklam
Reklam Kurulu Kararları — 366. Toplantı: Platform Sorumluluğu, Marka Kullanımı ve Fiyat Şeffaflığı
Reklam Kurulunun 12 Şubat 2026 tarihli 366 sayılı toplantısında öne çıkan kararların sektörel ve tematik analizi: elektronik ticaret platformlarının mecra kuruluşu sıfatıyla sorumluluğu, fiyat şeffaflığı, sağlık ve eğitim tanıtımları ile yasa dışı bahis reklamlarına erişim engeli kararları. İdari para cezaları ve durdurma kararları üzerinden uyum risklerine ilişkin hukuki değerlendirmemizi içerir.
Uğurcan Tekin · İnci Özçilsal · Beyza Erdemir5 Eylül 2026
Medya ve Reklam
Reklam Kurulu Kararları — 367. Toplantı: Cayma Hakkı, Karşılaştırmalı İddialar ve Ürün Adlarında Sağlık Çağrışımı
Reklam Kurulunun 12 Mart 2026 tarihli 367 sayılı toplantı kararlarının sektörel analizi: cayma hakkını kullanan tüketicinin üyeliğinin sonlandırılması, kripto varlık platformlarının karşılaştırmalı iddiaları ve yaptırıma rağmen sürdürülen reklamlara üç aylık tedbiren durdurma. İletişim, e-ticaret, finans, gıda-kozmetik ve turizm sektörlerindeki uyum riskleri ile yaptırımlar hukuki açıdan değerlendiriliyor.
Uğurcan Tekin · İnci Özçilsal · Beyza Erdemir5 Eylül 2026
Medya ve Reklam
Reklam Kurulu Kararları — 368. Toplantı: Tekrarlanan İhlallerde Yaptırım, Arayüz Tasarımı ve Üstünlük İddiaları
Reklam Kurulunun 9 Nisan 2026 tarihli 368 sayılı toplantısında, yaptırıma rağmen sürdürülen ihlaller için verilen 39.916.524 TL tutarındaki idari para cezası başta olmak üzere; iletişim, elektronik ticaret, kozmetik, sağlık, finans ve turizm sektörlerine ilişkin kararlar hukuki değerlendirmeleriyle birlikte ele alınmaktadır. Önceden seçili ödeme yöntemleri, "son gün" kampanyaları ve dolaylı üstünlük iddialarına ilişkin tespitler, reklam verenler bakımından somut uyum riskleri ortaya koymaktadır.
Uğurcan Tekin · İnci Özçilsal · Beyza Erdemir5 Eylül 2026
Medya ve Reklam
Reklam Kurulu Kararları — 369. Toplantı: 5G Reklamları, Önceden Seçili Hizmetler ve Örtülü Reklam
Reklam Kurulunun 14 Mayıs 2026 tarihli 369 sayılı toplantısında; ticari sunum öncesi yayımlanan 5G reklamları nedeniyle üç operatöre toplamda yedi milyon TL'yi aşan idari para cezası verilmiş, "En'lerin Bankası" kampanyası esastan karara bağlanmış ve çevrimiçi satışlarda önceden seçili gelen ücretli hizmetler haksız ticari uygulama sayılmıştır. Bilgi notumuz; iletişim, e-ticaret, gıda, alkollü içki ve sağlık sektörlerindeki yaptırımları uyum riskleri ve önleyici hukuki bakış açısıyla değerlendirmektedir.
Uğurcan Tekin · İnci Özçilsal · Beyza Erdemir5 Eylül 2026
Medya ve Reklam
Reklam Kurulu Kararları — 370. Toplantı: Sağlık Tanıtım Mevzuatında Geçiş Dönemi, Marka ve Logo Kullanımı, Kötüleyici Reklam
Reklam Kurulunun 11 Haziran 2026 tarihli ve 370 sayılı toplantısında; sağlık tanıtımlarında mevzuat değişikliği sonrası geçiş dönemi uygulaması, e-ticaret ve perakende kampanyaları, kötüleyici reklamlar ile vize aracılık hizmetlerine ilişkin tedbir kararları öne çıkıyor. 1.083.706 TL'ye varan idari para cezaları, reklam uyum süreçlerinin sektör bazında gözden geçirilmesi gereğini ortaya koyuyor.
Uğurcan Tekin · İnci Özçilsal · Beyza Erdemir5 Eylül 2026
Medya ve Reklam
Reklam Kurulu Kararları — 371. Toplantı: Kötüleyici Reklam, Ana Vaat ile İstisna Uyumu ve Haber ile Reklamın Sınırı
Reklam Kurulunun 16 Temmuz 2026 tarihli 371 sayılı toplantısında; rakiplerini mizahi anlatımla kötüleyen operatör reklamına verilen 3,1 milyon TL'yi aşan idari para cezası, sözlü ana vaat ile alt yazıdaki istisnanın uyumsuzluğu, avukatlık tekelindeki hizmetlerin danışmanlık adıyla tanıtımı ve haber sitelerindeki örtülü reklam denetimi öne çıkıyor. Bilgi notu, kararları sektörel bazda ele alarak uyum riskleri ve yaptırım pratiği bakımından hukuki bir değerlendirme sunuyor.
Uğurcan Tekin · İnci Özçilsal · Beyza Erdemir5 Eylül 2026
Veri Koruma
Kişisel Verileri Koruma Kurulu Kararları — Ağustos 2026: İlke Kararları, Pazarlama Amaçlı Veri İşleme ve İşyeri Gözetimi
Kişisel Verileri Koruma Kurulu'nun 2026 yaz döneminde yayımlanan ilke kararları ile 10 Ağustos 2026 tarihli karar özetlerinin tematik değerlendirmesi: mesai takibinde biyometrik veri yasağı, pazarlama amaçlı veri işlemede idari para cezaları, işyerinde kamera ile gözetim ve ilgili kişi başvuru usulü. Veri sorumlularının açık rıza, aydınlatma ve iç süreçler bakımından gözden geçirmesi gereken uyum yükümlülükleri ele alınmaktadır.
Uğurcan Tekin · İnci Özçilsal · Beyza Erdemir5 Eylül 2026
Rekabet Hukuku
Rekabet Kurulu Kararları — Haziran–Ağustos 2026: Koşullu İzinler, Taahhüt Usulü ve Yeni Soruşturmalar
Rekabet Kurulu'nun Haziran–Ağustos 2026 dönemi kararlarını inceleyen bu bilgi notu; A101–CarrefourSA, Paramount–Warner Bros. Discovery ve Cargill–PNS devralmalarındaki koşullu izinleri, Coca-Cola ve video platformları dosyalarında taahhüt usulünün işleyişini ve otomotiv lastiği sektöründe 3,6 milyar TL'yi aşan kartel cezalarını ele alıyor. Birleşme ve devralma bildirimleri, taahhüt paketlerinin tasarımı ve soruşturma riskinin yönetimi bakımından uygulamaya dönük değerlendirmeler içeriyor.
Uğurcan Tekin · İnci Özçilsal · Beyza Erdemir5 Eylül 2026
Sınai Mülkiyet Davaları
Marka Hükümsüzlük Davaları: Sebepler, Sessiz Kalma ve İdari İptalden Farklar
Tescilli bir marka her zaman güvende değildir. Tescil anında var olan bir sakatlık, markanın mahkeme kararıyla hükümsüz kılınmasına yol açabilmektedir. Hükümsüzlük davası bu sakatlığı ileri sürmenin yoludur. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu hükümsüzlük sebeplerini, dava açabilecek kişileri ve sessiz kalma yoluyla hak kaybını düzenlemektedir. İşbu metin hükümsüzlük rejimini ve idari iptal yolundan farklarını incelemektedir.
Uğurcan Tekin · İnci Özçilsal28 Ağustos 2026
Marka
Marka İtiraz Süreçlerinde Kullanım İspatı: Beş Yıllık Markaların Sınavı
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, yayıma itiraz eden marka sahibine bir külfet yüklemektedir. İtiraza dayanak markanın tescil tarihinden itibaren beş yıl geçmişse, başvuru sahibinin talebi üzerine itiraz sahibi markasını Türkiye'de ciddi biçimde kullandığını ispat etmek zorundadır. İspat edilemeyen itiraz reddedilmektedir. İşbu makalede kullanım ispatı müessesesi ve uygulamada sıkça yapılan hatalar ele alınmaktadır.
Uğurcan Tekin · Alican Tekin28 Ağustos 2026
Marka
Marka Lisans Sözleşmeleri: İnhisari ve Gayriinhisari Lisansın Hukuki Sonuçları
Marka lisansı, markanın ekonomik değerini sahibinin elinden çıkarmadan üçüncü kişilere kullandırmanın temel aracıdır. Ancak 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun lisansa ilişkin hükümleri bilinmeden kurulan lisans ilişkileri, hem marka sahibi hem lisans alan bakımından ciddi riskler doğurmaktadır. İşbu makalede lisansın türleri, şekil şartı, sicile kayıt ve lisans alanın dava açma yetkisi ele alınmaktadır.
Uğurcan Tekin · Alican Tekin28 Ağustos 2026
Marka
Kötü Niyetli Marka Başvuruları: Gerçek Hak Sahibinin Elindeki Araçlar
Başkasının markasını, ticari ilişki içinde öğrendiği işareti veya piyasada bilinen bir ibareyi kendi adına tescil ettirmeye çalışanlar, Türk marka hukukunda kötü niyetli başvuru sahibi olarak nitelendirilmektedir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu, kötü niyetli başvurulara karşı hem itiraz hem hükümsüzlük yolunu açık tutmaktadır. İşbu makalede kötü niyet kavramı, tipik görünüm biçimleri ve gerçek hak sahibinin başvurabileceği hukuki araçlar ele alınmaktadır.
Uğurcan Tekin · İnci Özçilsal28 Ağustos 2026
Marka
Tanınmış Markaların Korunması: Sınıf Sınırlarını Aşan Koruma Ne Zaman Devreye Girmektedir?
Marka koruması kural olarak tescil kapsamındaki mal ve hizmetlerle sınırlıdır. Tanınmış markalar bakımından ise 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu bu sınırı iki ayrı mekanizmayla aşmaktadır. İşbu makalede Paris Sözleşmesi anlamında tanınmış markaların korunması ile Türkiye'de ulaşılan tanınmışlık düzeyine bağlı sınıflar ötesi koruma ele alınmakta, iki müessesenin farkları ortaya konulmaktadır.
Uğurcan Tekin · Beyza Erdemir28 Ağustos 2026
Marka/Yayınlar
SMK 6/3 Hükmünün Pratikteki Uygulamasına Dair Görüşler ve Eleştiriler
Marka hakkı, kural olarak, bir işaretin Türk Patent ve Marka Kurumu (“TÜRKPATENT”) nezdinde tescili ile doğar ve koruma bu tescil işlemiyle birlikte hüküm ifade eder. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (“SMK”), marka başvurularına ilişkin nispi ret nedenlerini 6. maddede dokuz bent halinde düzenlemiştir. Bununla birlikte, tescil ilkesine istisna teşkil eden ve tescilden önce ticari hayatta fiilen kullanılmak suretiyle ayırt edici nitelik kazanmış işaretlerin belirli koşullar altında korunmasını ve öncelik hakkı elde etmesini mümkün kılan bir düzenleme de mevcuttur. SMK m. 6/3 maddesi “Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.” hükmüne haiz olup, tescilsiz markaların korunması anlamında oldukça önemli bir düzenlemedir. Bu düzenleme ile markayı tescilsiz dahi olsa fiilen kullanan gerçek hak sahibinin menfaatleri korunmakta; böylelikle marka hakkının yalnızca tescil yoluyla kazanılabileceğine ilişkin temel ilkeye istisna getirilmektedir.
Başka bir deyişle, SMK m. 6/3 hükmü, markanın tescilinden bağımsız olarak kullanım yoluyla hak kazanımını mümkün kılan sınırlı bir istisna rejimi öngörmektedir. İşbu makalede, SMK m. 6/3 hükmü kapsamında tescilsiz işaretlerin korunmasına ilişkin koşullar, bu korumanın hukuki dayanakları ve uygulamadaki yeri Doktrin ve Yargıtay içtihatları ışığında incelenecektir. İnceleme kapsamında, mahkemeler tarafından atanan bilirkişilerin adeta kanun koyucu veya hakim yerine kendilerini koyarak mevzuat hükmünü genişletmeleri ve bu nedenle de hak korumasının neredeyse imkansız hale gelmesi de değerlendirilecektir.
01
SMK 6/3’ün Unsurları
SMK m. 6/3 hükmünün uygulanabilmesi için koru- Ygulamasına dair Görüşler ve ma talep eden kişinin markasını daha önce kullanmaya başladığını, markanın ayırt edici nitelik kazandığını ve ticari hayatta belirli bir bilinirliğe ulaştığını kanıtlaması gerekir. Ayrıca, tescilsiz işaretin, başvuruya konu marka ile aynı veya benzer mal ve hizmetler bakımından kullanılıyor olması ve bu kullanımın ispatlanması, hüküm kapsamında korumadan yararlanmanın ön koşulunu oluşturmaktadır[1]. Diğer yandan, itirazın kabulü için, itiraz sahibinin tescilsiz işareti ile başvuru konusu işaret arasında ayniyet, benzerlik veya iltibas tehlikesinin mevcut olması aranır.[2] Bu çerçevede, yargı kararları ve doktrinde benimsenen hâkim görüşler doğrultusunda, SMK m. 6/3’ün uygulanabilirlik şartları aşağıda detaylı biçimde ele alınmaktadır. 1. Kullanımın Başvuru veya Rüçhan Tarihinden Önce Gerçekleşmiş Olması Önceye dayalı kullanım hakkı, yalnızca markanın başvuru veya rüçhan tarihinden önce fiilen kullanılmaya başlanmış olması hâlinde ileri sürülebilir. Buradaki “kullanım”, işaretin ticari faaliyetlerde aktif biçimde kullanılmış olmasını ifade eder. Dolayısıyla, markayı ileride kullanmak amacıyla yapılan hazırlık işlemleri, örneğin tasarım çalışmaları, tescil planlamaları veya işletme kuruluş işlemleri, tek başına hak kazandırıcı etkiye sahip değildir. Nitekim, marka tasarımına ilişkin hazırlıklar, Yargı içtihatları da bu ilkeleri destekler niteliktedir.
02
Nitekim, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 13.02.2019 tarihli 2017/3943 E., 2019/1154 K. sayılı kararında,
Önceye dayalı kullanım, tescil ilkesinin hakkaniyete dayalı istisnasıdır — kural değil, istisnadır.
bu husus "... gerçek hak sahipliği ilkesi gereği, yurt içinde, marka başvurusundan önce ve markaya konu işaretin tescil kapsamındaki mal ve hizmetler yönünden yoğun ve sıkı kullanım sonucu işaret üzerinde önceye dayalı hak elde edilmiş olması halinde, o işaret üzerinde gerçek hak sahibi olan kişiye öncelik hakkı tanınır.” olarak tanımlamıştır. Bu karar, önceye dayalı kullanımın yalnızca sembolik veya arızi kullanımla değil, sürekli ve istikrarlı bir faaliyetle doğabileceğini açıkça ortaya koymaktadır. Diğer yandan, 6/3’ün gerekçesinde de açıkça ifade edildiği üzere, “işaretin markasal kullanımı aranacaktır.”[3] ifadesi, işaretin yalnızca tanıtım veya süsleme amacıyla kullanılmasının yeterli olmadığını; işaretin mal veya hizmetlerin ticari kaynağını gösterecek biçimde kullanılmasının gerekli olduğunu göstermektedir. Dolayısıyla, bir ibarenin yalnızca tanıtıcı veya açıklayıcı biçimde kullanımı, gerçek hak sahipliği oluşturmaz. Ancak, işaretin belirgin biçimde markayı çağrıştırması ve tüketiciye malın kaynağını göstermesi durumunda kullanım markasal nitelik kazanır. Örneğin, Adidas’ın üç şeridi bir başka ayakkabı üzerinde kullanıldığında, bu çizgiler sadece dekoratif değil, markayı çağrıştıran unsurlar olarak algılandığı için markasal kullanım sayılır ve marka hakkı koruması kapsamına girer.[4] ilgili işaretin ayırt edici unsur olarak ve markasal anlamda kullanılması gerekliliği, Yargıtay kararlarında söz konusu işareti ayırt edici bazı unsurlarla birlikte sadece unvanında kullanmasının, markasal kullanım niteliği taşımadığı ve bu nedenle davacıya üstün hak sağlamadığı ifade edilmiştir.
Yargıtay’a göre, itiraz hakkının geçerli olabilmesi için tescilsiz işaretin ticaret sırasında ve marka hukukuna özgü biçimde kullanılmış olması gerekir; nitekim Yargıtay 11. HD., 2002/11-62 E. 2002/115 K. Sayılı kararda davalının unvanında yer alan işaretin mahiyetinin davacı haklarını etkilemediği belirtilmiştir. Gerçek hak sahipliği kavramı ise doktrinde “…marka üzerindeki öncelik hakkı, o markayı ihdas ve istimal eden ve piyasada maruf hale getiren kişiye aittir.
03
Bu kişiye “gerçek hak sahibi” denilir.”[5] şeklinde
açıklanmıştır. Bir işaretin piyasada maruf hâle gelmesi, yani belirli bir çevrede tanınırlık kazanması, onun markasal kullanımını gösteren güçlü bir unsurdur. Ancak diğer tartışmalı husus, marufiyet/bilinirlik şartının aranıp aranmayacağıdır. Markaların Korunması Hakkındaki KHK döneminden önce, öncelik hakkının kullanılabilmesi için işaretin gerçek hak sahibi tarafından üçüncü kişinin başvuru tarihinden önce kullanılmış ve piyasada bilinirlik kazanmış olması aranmaktaydı. KHK kapsamında ise bilinirlik şartına açıkça yer verilmemiştir[6]. Bu durum, önceye dayalı kullanım hakkının uygulanmasında yorum farklılıklarına da yol açmaktadır. Nihayetinde, markanın başvuru tarihinden önceki yoğun ve sürekli kullanımı, öncelik hakkının tanınması bakımından belirleyici bir unsurdur. Bu çerçevede, markanın başvuru veya rüçhan tarihinden önce fiilen kullanıldığının ispatlanabilmesi gerekir ve bu hususun ispat yükü iddia edene aittir. Nitekim Yargıtay kararında da belirtildiği üzere, önceye dayalı kullanımın ispatı zorunludur: “... ibaresinin marka tescilinden önce de kullanıldığı ileri sürülmüş ise de, davacı delilleri arasında bu iddiayı destekleyen bir delil bulunmadığı...” Dolayısıyla, markayı tescilden önce fiilen kullandığını ispat edebilen gerçek veya tüzel kişi, öncelik hakkını ileri sürebilir ve gerçek hak sahibi olarak korunur. 2. Kullanımın Ciddi ve Sürekli Olması Ciddi kullanım kavramı, hem SMK m. 9’daki markanın kullanılmamasına bağlı iptal nedeniyle hem de 6/3 hükmüyle bağlantılı biçimde yorumlanmalıdır.
SMK m. 9 “Tescil tarihinden itiba- ren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verilir,” hükmünü amirdir. “Ciddi kullanım” (genuine use, ernsthafte Benutzung), markanın ekonomik olarak anlamlı bir şekilde, ticari amaçla, belirli bir süre boyunca ve süreklilik arz eden biçimde piyasada kullanılması Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 13.05.2019 tarihli,
Faturalar, siparişler, reklam harcamaları ve dağıtım sözleşmeleri, eskiye dayalı kullanım iddiasının belkemiğidir.
2018/2275 E. ve 2019/3674 K. sayılı kararında da ifade edildiği üzere, kullanımın yerel düzeyin ötesinde, daha geniş bir coğrafyada ve ciddi biçimde gerçekleştirilmesi; ayrıca markaya konu işarete belirli ölçüde ayırt edicilik kazandıracak nitelikte olması gerekmektedir. Uygulamada, kullanımın ciddiyeti değerlendirilirken aşağıdaki ölçütler dikkate alınmaktadır: Kullanımın ekonomik boyutu (satış hacmi, süre, coğrafi yayılım), Kullanımın ticari sistematik içinde gerçekleşip gerçekleşmediği, Kullanımın markasal işlev taşıyıp taşımadığı. Sembolik, arızi veya sınırlı düzeydeki kullanımlar bu kapsamda kabul edilmez. Örneğin, yalnızca koruma amacıyla markanın yılda bir kez faturada yer alması, “kullanım” olarak değerlendirilemez. Ciddi kullanımın varlığı, markanın ilgili pazarda mal veya hizmetlerin tanıtımı ve sunumu bakımından aktif olarak işlev gördüğünün ispatını gerektirir. Yargıtay içtihatlarında da sıklıkla vurgulandığı üzere, marka hakkına tecavüz davası açılmış olması, düşük miktarlarda faturalandırılmış sınırlı satışların bulunması, markanın yenilenmiş olması, lisans verilmesi, markanın kataloglarda yer alması veya promosyon ürünleri üzerinde kullanılması gibi hususlar, tek başına markanın ciddi ve sürekli biçimde kullanıldığına ilişkin kabul için yeterli görülmemektedir.[7] Markanın ayırt edici karakteri değiştirilmeden fark lı unsurlarla kullanılması veya yalnızca ihracat amacıyla mal ya da ambalajlarda kullanılması hâlleri de markayı kullanma olarak kabul edilmektedir. Ayrıca, markanın marka sahibinin izniyle kullanılması da marka sahibi tarafından yapılmış kullanım sayılmaktadır.[8] Bu kapsamda, ayırt edici karakterin değiştirilmeden sürdürülmemesi; aksi halde, kullanımın artık yeni bir markaya ait olduğu anlamına gelir. Ayırt edici karakterin değişip değişmediği ise, öncelikle bu karakterin tespit edilmesi ve yapılan değişikliğin bu unsuru etkileyip etkilemediğinin değerlendirilmesiyle belirlenir. (EUIPO, Proof of Use, s. 29; Bektaş, s.
04
241; Türk Patent ve Marka Kurumu, Kullanım İspatı Kılavuzu, s. 15.)
Nitekim, ilgili işaretin ayırt edici unsur ile ve markasal olarak kullanılması hususu Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 13.06.2017 tarihli 2002/11-62 E. 2002/115 K. sayılı kararında “Davalı bu işarete ayırt edici birtakım sözlerle birlikte unvanında kullandığı için bu kullanım davacıya üstün hak sağlamamıştır. Davalının itiraz hakkının geçerli olması için tescilsiz işaretin ticaret sırasında kullanılmış olması gerekir. Ticaret sırasında kullanma ise, marka hukukuna özgü kullanmayı gerektirir. Dava konusu olayda, davalı unvanında yer alan işaretin mahiyetine göre davacı haklarını etkilemediği…” şeklinde açıklanmıştır. 4. Aynı veya Benzer Mal/Hizmet Sınıflarında Kullanım SMK m. 6/3 hükmü kapsamında koruma, yalnızca aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer mal ve hizmetler için geçerlidir. Bunun nedeni, korumanın temelinde yer alan “karıştırılma ihtimali” kavramıdır. Karıştırma ihtimalinin varlığı için şu iki şartın bir arada bulunması gerektiği belirtilmiştir: 1- Tescil edilmiş markanın aynısı veya onun benzeri olması 2- Tescil edilmiş markanın, tescil edildiği mal ve hizmetlerle aynı veya benzer mal ve hizmetlerde kullanılması Öncelikle, SMK m. 6/3 kapsamında gerçek hak sahipliğinin ileri sürülebilmesi için, önceki kullanıma dayanarak itiraz eden kişinin, uyuşmazlık konusu işareti tescil başvurusunda bulunan kişiden daha önceden beri fiilen hangi mal ve hizmetlerle bağlantılı olarak kullandığını ortaya koymalıdır. Nitekim, eskiye dayalı kullanım nedeniyle doğan öncelikli hakların belirlenmesinde sınıf–alt sınıf esası geçerlidir. Bu doğrultuda, SMK’nın 6/3. maddesine göre eskiye dayalı kullanım nedeniyle üstün ve öncelikli hak hangi mal ve/veya hizmetler için elde edilmişse, sadece bu mal ve/veya hizmetler ile benzer sınıflardaki mal ve hizmetler yönünden tescil engeli söz konusudur ve sadece bu mal ve/veya hizmetler ile benzer sınıflardaki mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlük kararı verilmeli, diğer sınıflar yönünden hükümsüzlük kararı reddedilmelidir.[9] Uygulamada bilirkişilerin, “gerçek hak sahipliği” kavramını kanunun öngördüğü sınırların ötesinde geniş yorumladıkları görülmektedir. Bu yaklaşım, markanın kullanılmadığı mal veya hizmet sınıflarına da hak sahipliği tanınması sonucunu doğurmakta ve koruma kapsamını kabul edilemez ölçüde genişletmektedir. Örneğin, televizyon programlarında sunuculuk yapan bir şefin, fiilen restoran işletmeciliği alanında faaliyet göstermemesine rağmen yalnızca tanınmışlığı sebebiyle yiyecek ürünleri veya restoran hizmetleri bakımından da gerçek hak sahibi sayılması, hakkın özüne ve amacına aykırıdır. Zira medya sektöründe faaliyet gösteren bir kişinin hitap ettiği tüketici kitlesi, restoran hizmetleri gibi tamamen farklı bir sınıfa yönelmiş tüketici kitlesiyle örtüşmemektedir.
Benzer şekilde, bir işaretin belirli bir sektörde —örneğin medya veya eğlence alanında — tanınmış olması, farklı bir sektörde —örneğin güzellik veya konaklama hizmetlerinde— kendiliğinden gerçek hak sahipliği doğurmaz. Buna rağmen, son yıllarda bilirkişilerin özellikle kamuoyu nezdinde tanınırlığı yüksek kişiler bakımından bu koruma alanını aşırı genişlettikleri gözlemlenmektedir. Bu durum, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6/3. maddesi kapsamında öngörülen koruma sınırlarının olağan dışı şekilde genişlemesine ve hükmün amacının aşılmasına yol açmaktadır. Bu kapsamda, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun 6/3. maddesi uyarınca sağlanan korumanın yalnızca aynı veya benzer mal ve hizmetlerle sınırlı olarak uygulanması gerekmektedir. Gerçek hak sahipliğinin, bu sınırlar gözetilerek ve koruma kapsamının farklı sınıflara taşmasına yol açmadan somut kullanım olgularına dayalı biçimde tespit edilmesi büyük önem taşımaktadır. 4. Ayırt Edicilik ve Tanınmışlık Ayırt edicilik, markanın varlık sebebi ve korumanın temel koşuludur.
Tescilsiz bir işaretin SMK m. 6/3 kapsamında korunabilmesi için, işaretin ayırt edici nitelik kazanmış veya en azından ilgili çevrede belirli bir bilinirlik düzeyine ulaşmış olması gerekir. Paris Sözleşmesi tanınmış markalar bakımından yalnızca aynı veya benzer türdeki emtialar yönünden koruma öngörmekte iken, TRIPS Anlaşması’nın 16. maddesi ile bu korumanın kapsamı genişletilmiştir. Buna göre, tescil edilmek istenen markanın tanınmış marka ile ilişkilendirilebilir olması ve bu kullanımın tanınmış markanın itibarına veya ayırt ediciliğine zarar verme ihtimalinin bulunması hâlinde, tanınmış markalar benzer olmayan mal ve hizmetler yönünden de korunabilmektedir. Türk hukukunda ise, kural olarak tanınmış markaların farklı mal ve hizmetler bakımından bu genişletilmiş korumadan yararlanamayacağı kabul edilmektedir.[10] Bu çerçevede, genel tanınmışlık ile belirli bir sektörde markasal tanınırlık arasında ayrım yapılması gerekir. Nitekim, bir kişinin kamuoyunda veya medya aracılığıyla tanınır olmasının, markasal anlamda aynı sonucu doğurmayacağı belirtilmektedir. Yukarıda da izah edildiği üzere kullanımın aynı veya benzer mal/hizmet kapsamında olması gerekmektedir.
Bir sektördeki genel bilinirlik, tek başına başka bir sektörde gerçek hak sahipliği doğurmaz.
Örneğin, bir televizyon programı aracılığıyla güzellik sektöründe yayıncılık yapması sonucu tanınan birinin isminin, yalnızca bu tanınırlığa dayanılarak kozmetik ürünleriyle özdeşleştirilmesi mümkün değildir. Zira marka koruması, işaretin fiilî ve markasal kullanımıyla kazanılır; kişisel şöhret, tek başına ilgili sektörde “ayırt edici nitelik” veya “tanınmışlık” sağlamaz. Ayrıca, yayın hizmeti alanında tanınan bir ismin, daha önce faaliyet göstermediği bir sektörde korunması; bu denli geniş bir koruma anlayışıyla hükmün sınırlarının genişletilmesi anlamına gelir. Bu noktada, “ayırt edicilik” kavramı ile “marufiyet” (bilinirlik) kavramı arasında önemli bir fark bulunmaktadır. Ayırt edicilik, markanın mal veya hizmetlerin kaynağını göstermeye elverişli olmasını ifade ederken; marufiyet, markanın belirli bir çevrede bilinirlik kazanmış olması anlamına gelir. Bir işaretin maruf hale gelmesi, çoğu zaman onun ayırt edici nitelik kazanmasını da beraberinde getirir. Ancak her ayırt edici işaretin maruf olduğu söylenemez. Doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında, kullanım sonucu ayırt edicilik kazanan işaretlerin de 6/3 kapsamında korunabileceği kabul edilmektedir. Buna göre, başlangıçta ayırt edici olmayan bir işaret, sürekli ve yoğun kullanım sonucunda tüketici nezdinde belirli bir ticari kaynağı çağrıştırır hâle gelmişse, artık marka olarak korunabilir. Yargıtay’ın çeşitli kararlarında, uzun süredir aynı sektörde kullanılan, tanıtım faaliyetleriyle desteklenen ve piyasada belirli bir bilinirliğe ulaşan tescilsiz işaretlerin 6/3 kapsamında korunduğu görülmektedir. Ancak bu koruma, mutlak bir tanınmışlık düzeyi değil, ilgili sektör ve bölgeyle sınırlı bir bilinirlik arar. 5. Hakkaniyete Uygun Kullanım Son olarak, önceye dayalı kullanım hakkı, dürüstlük kuralına (MK m. 2) uygun biçimde kullanılmalıdır. Kötü niyetli, yanıltıcı veya taklit niteliğindeki kullanımlar 6/3 kapsamına girmez. Bir başka ifadeyle, önceye dayalı kullanım hakkı, başkasının markasından haksız yararlanma veya karıştırma yaratma amacı taşıyorsa, bu durumda korunma sağlanamaz. Yargıtay’ın istikrar kazanan uygulamasına göre, kötü niyetle yapılan markalaşma veya kullanım fiilleri, hukuken korunmaya değer bir menfaat oluşturmaz. Ayrıca, önceki kullanım hakkının sınırları da hakkaniyet ilkesiyle çizilir. Koruma, yalnızca markanın fiilen kullanıldığı mal veya hizmetlerle sınırlı olup, bu kapsamın dışına taşan genişletilmiş talepler kabul edilmez. Böylece, hükmün kötüye kullanılmasının önüne geçilmekte, tescil sisteminin bütünlüğü korunmaktadır.
05
SONUÇ
SMK m. 6/3 hükmü, marka hukukunda tescil ilkesine getirilen dar kapsamlı ancak önemli bir istisnadır. Hükümle amaçlanan, markasını tescil ettirmemiş olsa dahi fiilen kullanan ve bu kullanım sonucunda işareti ilgili çevrede belirli bir tanınırlık ve ayırt ediciliğe ulaştıran gerçek hak sahibinin korunmasıdır. Bununla birlikte, bu koruma sınırsız değildir; yalnızca markasal anlamda kullanımın gerçekleştiği, kullanımın ciddi ve sürekli olduğu, kullanımın başvuru tarihinden önceye dayandığı ve aynı veya benzer mal/hizmet sınıflarında karıştırılma ihtimali bulunduğu hâllerde uygulanabilir. Ayrıca, kişisel şöhret veya genel tanınırlık, tek başına SMK m. 6/3 kapsamında koruma sağlamaz; koruma, yalnızca işaretin fiilen markasal işlev gördüğü mal veya hizmetler bakımından mümkündür. Dolayısıyla, farklı sektörlerde veya tüketici kitlelerinde tanınmış olmak, gerçek hak sahipliği iddiası bakımından yeterli değildir. Sonuç olarak, tescilsiz markaların korunmasına ilişkin bu istisnai düzenleme, dürüstlük kuralı ve hakkaniyet ilkesiyle sınırlı biçimde uygulanmalı; tescil sisteminin temel amacı olan hukuki öngörülebilirlik ve ticari güvenliğin zedelenmemesi sağlanmalıdır. Bu yönüyle SMK m. 6/3, tescil sistemini tamamlayıcı nitelikte bir denge mekanizması olarak değerlendirilmelidir.
06
Kaynakça
KARA, Elif, Türk Marka Hukukunda Gerçek Hak Sahipliği İlkesi, On İki Levha Yayıncılık, 1. Baskı, Ekim 2018. Karmutoğlu, B. (2023). Geleneksel Olmayan Markaların Tescili, İstanbul: On İki Levha Yayıncılık, 1. Baskı, Eylül 2023. [1] Yargıtay 11. HD., 2022/3343 E., 2023/7259 K. [2] Yargıtay. 11. HD. 2003/2883 E., 2003/9171 K. [3] Maddenin üçüncü fıkrasında, daha önce kullanılan tescilsiz bir marka veya ticari işaretin sahibi tarafından yapılabilecek itirazlar üzerine işaret için hak elde edilmişse başvurunun reddedileceği düzenlenmiştir. Burada işaretin markasal kullanımı aranacaktır. [4] Yargıtay 11. HD., 2014/12795 E., 2015/3512 K. [5] Doç. Dr. Sami KARAHAN: Marka Hukukunda Hükümsüzlük Davaları, Mimoza, Konya 2002, s.112 [6] https:// [7] İlgili Yargıtay kararlarına erişmek için https:// [8] SMK m.9/2 ve 9/3. [9] Uğur Çolak, Türk Marka Hukuku, s.457 [10] https://
Fikri mülkiyet portföyünüz, şirket işleriniz ya da süren bir uyuşmazlık için bize ulaşabilirsiniz. Her başvuruya işin kapsamı, süresi ve atılacak adımlar konusunda net bir değerlendirmeyle dönüyor; dosyanın ekibini ilk günden kuruyoruz.
İstanbul Ofisi
Görüşelim.
Ofisimiz İstanbul'un iş merkezinin kalbinde, Büyükdere Caddesi üzerindeki Ferko Signature binasında. Tek bir markanın korunması da olsa uluslararası bir portföyün yeniden kurgulanması da olsa, ilk görüşmeyi dosyayı fiilen yürütecek ekiple yaparsınız.
Marka ve patent vekilliği hizmetlerimiz devinpatent.com üzerinden de yürütülmektedir; TÜRKPATENT, EUIPO ve WIPO nezdindeki başvuru, yenileme, itiraz ve portföy yönetimi işlemlerini kapsar.
Adres
Esentepe Mah. Büyükdere Cad. Ferko Signature B/3 12/Ç 175/7 Şişli — İstanbul, Türkiye
Ferko Signature, İstanbul'un iş hayatının omurgası olan Büyükdere Caddesi üzerinde. Adliyelere, TÜRKPATENT irtibat ofislerine ve hizmet verdiğimiz şirketlerin merkezlerine dakikalar içinde ulaşıyoruz.
Geleneksel hukuku modern bir bakışla dönüştürüyoruz. Devin Law & IP'de kariyer kurmak; zorlu dosyalarda yön göstermek ve mesleğin geleceğine katkı vermek demek.
Neden Devin
Karmaşık hukuki meselelerde yol gösterin. Mesleğin geleceğini şekillendirin.
Yenilikçi bakış açımızın parçası olun, stratejik çözümlerle fark yaratın ve mesleki yolculuğunuzu ileri taşıyın. Hukuki birikiminizi modern ve dinamik bir ortamda göstermek için aramıza katılın.
Genç meslektaşlarımız ilk haftadan itibaren ortaklarla birlikte gerçek dosyalarda çalışır: marka itirazları, dava stratejisi, KVKK uyum projeleri ve uluslararası portföy işleri. Mentorluk bir düzen içinde yürür, geri bildirim süreklidir; sorumluluk kıdemle değil, gösterilen işle artar.
Başvurmak için özgeçmişinizi ve büromuzda çalışma isteğinizi anlatan kısa bir notu şu adrese gönderin: info@devinlaw.com.tr Başvurular sürekli olarak değerlendirilir ve her adaya geri dönüş yapılır.
Avukatlar
Dava ya da marka-patent tescil süreçlerinde tecrübeli; uzmanlaşmış ekipler içinde büyük hacimli ve sınır ötesi dosyalarda çalışmak isteyen avukatlar.
Stajyerlik
Hukuk fakültesi öğrencileri ve mezunları için staj. Deneyimli meslektaşların yanında marka işlemleri, dava dosyaları ve veri koruma projelerinde birebir tecrübe.
İdari Kadro
Modern bir hukuk bürosunun düzenli işlemesini sağlayan finans, idari işler ve operasyon pozisyonları.
Bağımsız uluslararası rehberler ekibimizi, Türkiye'de fikri mülkiyet ve medya hukukunun önde gelen isimleri arasında gösteriyor. Fikri mülkiyet ve medya ekibimiz hem 2026 hem 2025 sayılarında The Legal 500 EMEA, WTR 1000, IP STARS (Managing IP) ve Media Law International listelerinde yer aldı. Ayrıntı için sıralamaların üzerine tıklayın.
2026Güncel Dönem
Güncel dönem için yayımlanan sıralamalar — fikri mülkiyet ve medya hukuku alanlarında.
Beş Kategori · 2026IP STARS — Managing IP
Managing IP tarafından yayımlanan IP STARS 2026 sıralamasında Devin Law & IP, Türkiye'de beş çalışma kategorisinde yer almıştır. Uğurcan Tekin ve İnci Özçilsal, Türkiye'nin önde gelen fikri mülkiyet uzmanları arasında Rising Stars olarak gösterilmiş; tescil, hak koruma ve itiraz çalışmalarına ilişkin on bir müvekkil görüşüyle desteklenmiştir.
Tüm Ayrıntılar →
Tavsiye Edilen · 2026WTR 1000
World Trademark Review'in 2026 sayısında WTR 1000, marka koruma ve uluslararası fikri mülkiyet stratejileri alanında Uğurcan Tekin'i bireysel olarak listelemiştir. Müvekkiller ve meslektaşlar nezdinde yürütülen kapsamlı araştırmayla dünyanın önde gelen marka profesyonellerini belirleyen rehber; çok uluslu şirketler için geliştirilen küresel stratejileri ve WIPO nezdindeki süreçleri özellikle vurgulamıştır.
Tüm Ayrıntılar →
Sıralamada · EMEA 2026The Legal 500 EMEA
Legal 500 EMEA 2026 sayısında Fikri Mülkiyet ve Medya & Eğlence alanlarında sıralamaya girilmiştir. Uğurcan Tekin Next Generation Partner olarak listelenmiş; İnci Özçilsal ve Beyza Erdemir Key Lawyers olarak gösterilmiştir. Değerlendirme, ekibin patent, reklam ve marka koruma çalışmalarına ilişkin rehber yorumları ve müvekkil görüşleriyle desteklenmiştir.
Tüm Ayrıntılar →
Tier 2 · 2026Media Law International
Media Law International, 2026 sıralamasında Devin Law & IP'yi Türkiye bölümünde medya hukukunun önde gelen büroları arasında 2. kademede göstermiş; Uğurcan Tekin'i Türkiye'de tavsiye edilen ilk 10 medya hukuku avukatı arasında saymıştır. Bu değerlendirme, dijital medya düzenlemeleri, içerik yönetimi ve yayıncılık standartları alanındaki uzmanlığı yansıtmaktadır.
Tüm Ayrıntılar →
2025Önceki Dönem
Aynı fikri mülkiyet ve medya ekibinin bir önceki sıralama döneminde elde ettiği başarılar.
Sıralamada · EMEA 2025The Legal 500 EMEA
Legal 500 EMEA 2025 sayısında Fikri Mülkiyet ve Medya & Eğlence alanlarında, Uğurcan Tekin ekip başkanı olarak sıralamaya girmiştir. Değerlendirmede; çok uluslu medya şirketlerinden bireysel oyuncu, yönetmen ve menajerlere kadar medya sektörünün tüm paydaşlarına verilen danışmanlık hizmeti ile ekibin dijital medya, çevrim içi içerik ve veri gizliliği alanlarındaki derinliği öne çıkarılmıştır.
Tüm Ayrıntılar →
Sıralamada · 2025Media Law International
Media Law International, 2025 değerlendirmelerinde ekibimizi Türkiye'nin önde gelen medya hukuku büroları arasında göstermiş; Uğurcan Tekin'i Türkiye'de tavsiye edilen on medya hukuku uzmanı arasında seçmiştir.
Tüm Ayrıntılar →
Recommended Firm · 2025IP STARS — Managing IP
Managing IP tarafından 2025 yılında yayımlanan IP STARS sıralamasında ekibimiz Türkiye'de tavsiye edilen firmalar arasında listelenmiştir. Bu, ekibin fikri mülkiyet alanındaki tecrübe genişliğinin ve stratejik yaklaşımının uluslararası düzeyde tanınmasıdır.
Tüm Ayrıntılar →
Recommended Firm · 2025WTR 1000
World Trademark Review'in 2025 sayısında WTR 1000, ekibimizi Türkiye sıralamasında tavsiye edilen marka büroları arasında listelemiştir. Bu değerlendirme, yerli ve yabancı müvekkiller için yürütülen başvuru stratejisi, portföy yönetimi ve çekişmeli marka süreçlerindeki çalışmaları yansıtmaktadır.