Ana Sayfa Hakkımızda Hizmetler Ödüller Ekip Yayınlar Kariyer İletişim TÜRKÇEENGLISH Devin Law & IP — İstanbul
← Tüm Yayınlar
KategoriMedya ve Reklam
Yayın Tarihi5 Eylül 2026
Yazarlar
Uğurcan TekinOrtak
İnci ÖzçilsalAvukat
Beyza ErdemirAvukat

Reklam Kurulu Kararları — 367. Toplantı: Cayma Hakkı, Karşılaştırmalı İddialar ve Ürün Adlarında Sağlık Çağrışımı

İşbu bilgi notu, T.C. Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu Başkanlığı'nın 12 Mart 2026 tarihli ve 367 sayılı toplantısına ilişkin olarak yayımlanan kararlar çerçevesinde, tanıtım ve reklam faaliyetlerine yönelik güncel yaklaşımın ortaya konulması ve bu yaklaşımın farklı sektörler bakımından doğurduğu hukuki sonuçların değerlendirilmesi amacıyla hazırlanmıştır. Reklam Kurulunun son dönem uygulamasında, tanıtım ve reklam faaliyetlerinin yalnızca içerik yönünden değil; kullanılan dil, görsel unsurlar, sunum biçimi ve tüketici nezdinde yaratılan algı itibarıyla da kapsamlı bir incelemeye tabi tutulduğu görülmektedir. Bu çerçevede Kurul, sektörel farklılıkları gözetmekle birlikte, ortalama tüketicinin ekonomik davranışlarını etkileme potansiyeli bulunan tanıtımları etki temelli bir değerlendirme anlayışıyla ele almakta ve ihlal tespitlerini büyük ölçüde bu çerçevede şekillendirmektedir.

Seçilen kararlar, sektörel ve tematik başlıklar altında tasnif edilerek, Reklam Kurulunun yerleşik yaklaşımını ortaya koyacak şekilde ele alınmıştır. İşbu çalışmanın amacı, tanıtım ve reklam faaliyetlerinin planlanması sürecinde yalnızca mevzuat hükümlerinin değil, aynı zamanda Reklam Kurulunun güncel ve istikrarlı uygulamasının da dikkate alınmasına katkı sağlamak; bu suretle olası uyum risklerinin öngörülebilmesine ve önleyici bir hukuki bakış açısının geliştirilmesini desteklemektir.

Giriş

Bu bilgi notu kapsamında, anılan toplantıya ilişkin Basın Bülteni'nde yer alan yüz kırkı aşkın karar arasından; uygulamada sık karşılaşılan tanıtım ve reklam pratiklerine ışık tutan, emsal nitelik taşıyan ve farklı sektörler bakımından yol gösterici olduğu değerlendirilen kararlar seçilmiştir. 367 sayılı toplantı; elektronik ticaret platformlarının cayma hakkını kullanan tüketicilerin üyeliğini sonlandırmasına ilişkin kararlar, kripto varlık platformlarının karşılaştırmalı iddiaları, kamu kurumu logosunun kullanımı yoluyla itibardan haksız yararlanma ve ürün adının kendisinin sağlık beyanı sayılması bakımından öne çıkmaktadır. Ayrıca Kurulun, daha önce yaptırım uygulanan bir reklam verenin aynı içerikte yeni reklam yayımlaması üzerine üç ay süreyle tedbiren durdurma kararı vermesi, yaptırım araçları bakımından dikkat çekici bir gelişmedir. Çalışmada izlenen metodoloji çerçevesinde; ilgili Reklam Kurulu kararları öncelikle kısa özet ve doğrudan alıntılarla ortaya konulmuş, akabinde bu kararların uygulamadaki karşılığı ve ortaya koyduğu temel ilkeler değerlendirilmiştir.

Sektörel ve Tematik Bazda Öne Çıkan Reklam Kurulu Kararları

İletişim Hizmetleri Sektörüne İlişkin Tanıtım ve Ticari Uygulamalar Bakımından Reklam Kurulu Kararları

Reklam Kurulunun iletişim hizmetleri sektörüne yönelik 367 sayılı toplantı kararları, satış zincirindeki her halkanın sorumluluğunu ayrı ayrı ele alması bakımından öğreticidir. Kurul; kısa mesaj yoluyla abonelik kurulduğu izlenimi yaratılmasını, bayilerde ürünle birlikte aksesuar satın alma zorunluluğu dayatılmasını ve üçüncü kişi çağrı merkezleri üzerinden yürütülen yönlendirmeleri haksız ticari uygulama olarak nitelendirirken; operatörün ve altyapı sağlayıcısının somut bir dürüstlük kuralı ihlali bulunmayan hâllerde sorumlu tutulmayacağını da açıkça ortaya koymuştur.

Kurulun yerleşik yaklaşımı: Kurul, tüketicinin açık onayı bulunmaksızın "Sayın üyemiz" hitabıyla kurulum ve sözleşme sürecine yönlendirilmesini, abonelik tesis edildiği yönünde güçlü bir izlenim yaratması nedeniyle aldatıcı bulmaktadır. Bayilerin ayrı tüzel kişiliğe sahip olması ve kendi inisiyatifleriyle kampanya düzenleyebilmesi, operatörün sorumluluğunu ortadan kaldıran bir unsur olarak değerlendirilmekte; yalnızca sabit hat altyapısı sağlayan işletmecinin görüşme içeriğine müdahale imkânı bulunmaması da aynı sonucu doğurmaktadır.

Kısa Mesaj Yoluyla Abonelik Tesis Edildiği İzlenimi

Reklam Kurulunun 2025/2482 sayılı kararında, tüketiciye dijital yayın markası adına gönderilen kısa mesajlarda "Sayın üyemiz" hitabıyla kurulum sürecine yönlendirme yapılması ve bağlantılar aracılığıyla sözleşme ve kimlik doğrulama işlemine davet edilmesi incelenmiştir. Kurul, tüketici açık onay vermemiş olmasına rağmen "tüketicide Digiturk aboneliğinin tesis edildiği yönünde güçlü izlenim oluşturulduğu"nu tespit ederek durdurma cezası vermiştir. Aynı olayda internet sitesinin sahibi olan pazarlama şirketi hakkında ise, kısa mesajların şirket tarafından gönderilmediği anlaşıldığından aykırılık bulunmadığına karar verilmiştir (2026/1524).

Bayide Aksesuar Satın Alma Zorunluluğu

Reklam Kurulunun 2025/3355 sayılı kararında, bir operatör bayisinde akıllı telefon satın almak isteyen tüketiciye, telefonla birlikte saat ve kulaklık bedelinin her hâlükârda ödeneceğinin, aksesuarları almasa dahi fiyatın değişmeyeceğinin söylenmesi incelenmiştir. Kurul, bu uygulamanın "aldatıcı ve yanıltıcı olduğu, bir mal veya hizmete ilişkin ekonomik davranış biçimini önemli ölçüde bozduğu, normal şartlar altında taraf olmayacağı bir tüketici işlemine taraf olmasına yol açtığı"nı belirterek bayi hakkında 86.358 TL idari para cezası ve durdurma cezası vermiştir. Operatör hakkında ise mağazaların bağımsız tüzel kişiliğe sahip olduğu ve resmî internet sitesinde ürünlerin ayrı ayrı satıldığı dikkate alınarak aykırılık bulunmadığına karar verilmiştir (2026/1527).

Altyapı Sağlayıcısının Sorumluluğunun Sınırı

Reklam Kurulunun 2025/4167 ve 2026/1528 sayılı kararları, aldatıcı telefon aramaları bakımından aramayı yapan işletme ile hattı sağlayan işletmecinin konumunu ayırmaktadır. Tüketicilere internet taahhütlerinin sona ermekte olduğu söylenerek yeni paket sunulması ve Bakanlık yazısına cevap verilmemesi karşısında aramayı yapan şirket hakkında 86.358 TL idari para cezası ve durdurma cezası verilmiş; yalnızca sabit telefon altyapısı sağlayan ve görüşme içeriklerine müdahale edemeyeceğini belgeleyen işletmeci bakımından ise "dürüstlük kuralına aykırı herhangi bir eylemi olmadığı" sonucuna varılmıştır.

Elektronik Ticaret Platformlarına İlişkin Ticari Uygulamalar Bakımından Reklam Kurulu Kararları

Reklam Kurulunun bu toplantıda elektronik ticaret platformlarına ilişkin aldığı kararlar, platformların üyelik, iade ve tüketici değerlendirmesi süreçlerine yönelik uygulamalarının Yönetmelik'in haksız ticari uygulama hükümleri çerçevesinde denetlendiğini göstermektedir. Kurul, mesafeli sözleşmelerde tüketiciye tanınan cayma hakkının kullanılmasını üyelik iptali gerekçesi olarak kabul etmemekte; iade bedellerinin ödeme yöntemine bakılmaksızın platform içi cüzdana aktarılmasını tüketicinin iradesi dışında sistemde tutulması olarak değerlendirmektedir.

Kurulun yerleşik yaklaşımı: 6502 sayılı Kanun'un 48 inci maddesi uyarınca tüketicinin herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin cayma hakkı bulunduğundan, çok sayıda sipariş iptali veya iadesi "belirli bir örüntü" oluştursa dahi hesap kapatma gerekçesi yapılamaz. Tüketici değerlendirmelerinin yalnızca mal veya hizmeti satın alanlar tarafından yapılmasına izin verilmesi kuralı (Yönetmelik m. 28/B), şikâyet platformları bakımından da geçerlidir. Platformun aracı hizmet sağlayıcı olduğu savunması, satıcı bilgilerinin sitede yer almaması ve mesafeli sözleşmede platformun satıcı olarak gösterilmesi hâlinde dinlenmemektedir.

Cayma Hakkını Kullanan Tüketicinin Üyeliğinin Sonlandırılması

Reklam Kurulunun 2026/886 ve 2026/887 sayılı kararlarında, bir pazar yerinin çok sayıda siparişi gerekçe göstermeksizin iptal eden tüketicilerin hesaplarını askıya alması incelenmiştir. Platform, tüketicinin aynı gün ve ardışık biçimde kupon kullanarak alışveriş yapıp ürünleri kısa süre içinde iade ettiğini ve bunun kampanya kurgusunu bozduğunu savunmuştur. Kurul, Kanun'un 48 inci maddesi gereği "tüketicilerin mesafeli sözleşmelere yönelik herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden 'cayma hakkı' bulunduğu"nu hatırlatarak, üyelik iptalinin bu hakkın kullanımına dayandırılamayacağını belirtmiş ve durdurma cezası vermiştir. Ücretli üyelik programı kapsamında ödeme yapmış bir tüketicinin hesabının "rutin denetim" gerekçesiyle kapatılmasına ilişkin 2026/888 sayılı kararda da, kullanılamayan indirim kuponu ve bakiye dikkate alınarak aynı sonuca ulaşılmıştır.

İade Bedelinin Platform İçi Cüzdana Aktarılması

Reklam Kurulunun 2025/3930 sayılı kararında, ücretli üyelik kapsamında tanınan puanların kullanıldığı alışverişlerde yapılan iadelerin, ödeme yöntemine bakılmaksızın tüketicinin platform içi ödeme hesabına aktarılması incelenmiştir. Kurul, bu uygulamanın "tüketicilerin iradeleri dışında sistem içerisinde tutulmalarına neden olunması" nedeniyle haksız ticari uygulama olduğunu değerlendirerek durdurma cezası vermiştir.

Şikâyet Platformlarında Tüketici Değerlendirmesi Kuralları

Reklam Kurulunun 2026/462 sayılı kararında, bir tüketici şikâyet platformunda çeşitli firmalar hakkında yayımlanan yorumlar incelenmiştir. Kurul, Yönetmelik'in "Tüketici değerlendirmeleri" başlıklı 28/B maddesindeki "bu değerlendirmelerin, sadece ilgili mal veya hizmeti satın alanlar tarafından yapılmasına izin verilir" hükmünün, 28/C maddesi uyarınca tüketici şikâyetlerinin yayımlanmasına ilişkin uygulamalarda da geçerli olduğunu belirtmiş; firmalar tarafından itiraz edilmeyen yorumların doğrudan yayımlanması uygulamasını mevzuata aykırı bularak durdurma cezası vermiştir.

Çocuk Görsellerinin Kullanımı ve Aracı Hizmet Sağlayıcı Savunması

Reklam Kurulunun 2026/1127 sayılı kararında, bir elektronik ticaret sitesinde mayo, bikini ve benzeri adlar altında satılan ürünlerin tanıtımında çocuk görsellerinin kullanılması incelenmiştir. Şirketin aracı hizmet sağlayıcı olduğu yönündeki savunması; Elektronik Ticaret Aracı Hizmet Sağlayıcı ve Elektronik Ticaret Hizmet Sağlayıcılar Hakkında Yönetmelik'in 6 ncı maddesi kapsamında satıcı bilgilerine sitede yer verilmemesi ve mesafeli sözleşmede şirketin satıcı olarak gösterilmesi karşısında kabul edilmemiştir. Kurul, tanıtımların Yönetmelik'in çocuklara yönelik reklamları düzenleyen 24 üncü maddesine aykırı olduğunu belirterek 1.083.706 TL idari para cezası ve durdurma cezası vermiştir.

Kripto varlık platformlarının reklamlarındaki üstünlük iddiaları, Reklam Kurulu tarafından karşılaştırmalı reklam olarak denetleniyor.

Kripto Varlık ve Finansal Hizmetlere İlişkin Tanıtımlar Bakımından Reklam Kurulu Kararları

Reklam Kurulunun bu toplantıda kripto varlık hizmet sağlayıcılarına ilişkin bir dizi karar alması, denetimin yeni bir sektöre yöneldiğini göstermektedir. Kurul; "en iyi fiyat", "en gelişmiş", "Türkiye'nin lideri" gibi ifadeleri karşılaştırmalı reklam olarak nitelendirmekte ve Yönetmelik'in 8 inci maddesi uyarınca bilimsel test, rapor veya belgeyle ispat şartını aramaktadır. Kampanya koşullarının ana vaadi büyük ölçüde ortadan kaldıracak nitelikte olması da bu dönemde yaptırıma bağlanan bir diğer konudur.

Kurulun yerleşik yaklaşımı: Sponsorlu içerik olarak yayımlanan haber görünümlü metinlerdeki üstünlük iddiaları da reklam olarak denetlenmektedir. Kampanyanın ana görselinde yer almayan ve ödülü "ilk 1000 üye" veya "üç ayda belirli işlem hacmi" gibi şartlara bağlayan koşullar, Yönetmelik'in 15 inci maddesi uyarınca ana vaatle uyumsuz kabul edilmektedir. Finansal kampanyalarda ürünle birlikte sigorta satın alma koşulunun görsellerde belirtilmemesi eksik bilgilendirme sayılmaktadır.

Kampanya Koşullarının Ana Vaadi Ortadan Kaldırması

Reklam Kurulunun 2025/2918 sayılı kararında, bir kripto varlık platformunun "Hoş Geldin 500 TL" başlıklı kampanyası incelenmiştir. Kurul, ödülün "kampanya süreci içerisinde üye olarak 3 ay içerisinde 150.000 TL minimum hacim gerçekleştiren ilk 1000 üye için geçerli olması gibi kısıtlayıcı ve ana vaatte sunulan unsurları büyük ölçüde ortadan kaldırıcı nitelikte şartlara bağlanmış" olmasına rağmen bu şartlara reklamlarda yer verilmemesini Yönetmelik'in 15 inci maddesine aykırı bularak durdurma cezası vermiştir.

Kripto Varlık Platformlarında Karşılaştırmalı İddialar

Reklam Kurulunun 2026/977 sayılı kararında "En İyi Fiyatları Veren Kripto Alım Satım Platformu", 2026/983 sayılı kararında ise bir haber sitesinde sponsorlu içerik olarak yayımlanan metindeki "Türkiye'nin Lider Kripto Varlık Hizmet Sağlayıcısı" ifadesi incelenmiştir. Kurul her iki kararda da, ifadelerin sektördeki diğer firmaların sundukları hizmetlerle karşılaştırma yapılarak üstünlük vurgusu içerdiğini, dolayısıyla karşılaştırmalı reklam niteliğinde olduğunu; bu tür iddiaların ancak "nesnel, ölçülebilir, sayısal verilere dayanan iddiaların; bilimsel test, rapor veya belgelerle ispatlanması" hâlinde yapılabileceğini belirterek durdurma cezası vermiştir. Aynı toplantıda "en gelişmiş" ve "Türkiye'nin" ifadelerine ilişkin 2026/1019 ve 2026/1020 sayılı kararlarda da aynı yönde sonuca ulaşılmıştır.

Sıfır Faizli Alışveriş Kredisinde Sigorta Koşulu

Reklam Kurulunun 2026/941 sayılı kararında, bir banka uygulamasında yayımlanan "%0 faizli alışveriş kredisi, üstelik dosya ve sigorta masrafı yok" içerikli kampanya incelenmiştir. Kampanyadan yararlanabilmek için satın alınacak ürünle birlikte şirketin sağladığı sigorta hizmetinin de satın alınması koşulu bulunmasına rağmen kampanya görsellerinde bu hususa yer verilmediği tespit edilmiş; tanıtımların eksik bilgilendirme içerdiği değerlendirilerek reklam veren perakendeci hakkında durdurma cezası verilmiştir.

Haber Görünümlü Reklam ve Teklif Formu

Reklam Kurulunun 2026/946 sayılı kararında, bir haber portalında yayımlanan "Trafik Sigortasında Yeni Dönem Başlıyor" başlıklı içerik incelenmiştir. Kurul, bu ifadenin tüketicilerde "kamu yararına bilgilendirici bir içerik sunulacağı yönünde makul bir beklenti" oluşturabileceğini; yönlendirilen sayfada ise yalnızca poliçe teklifi toplamaya yönelik bir form bulunmasının reklam ifadeleriyle içerik bakımından uyumsuzluk oluşturduğunu belirterek durdurma cezası vermiştir.

Karşılaştırmalı Reklam, İtibardan Haksız Yararlanma ve Yetkisiz Hizmet Tanıtımları Bakımından Reklam Kurulu Kararları

Reklam Kurulunun bu toplantıda aldığı bir grup karar, doğrudan sınai mülkiyet ve haksız rekabet hukukuyla kesişmektedir. Kamu kurumunun logosuna yönlendirme yapılarak tedarikçi izlenimi yaratılması, henüz alınmamış bir yetki belgesinin alınmış gibi gösterilmesi ve daha önce yaptırıma konu olmuş kötüleyici reklamın sürdürülmesi, Yönetmelik'in 8, 10 ve 11 inci maddeleri çerçevesinde ele alınmıştır.

Kurulun yerleşik yaklaşımı: Kurul, "en güvenilir", "en uygun fiyatlı", "ilk" gibi ifadeleri, belirli bir rakip anılmasa dahi sektördeki diğer işletmelerle karşılaştırma içerdiğinden karşılaştırmalı reklam saymakta ve ispat külfetini reklam verene yüklemektedir. Kamu kurum ve kuruluşlarının adı, amblemi ve logosunun kullanılması "itibardan haksız yararlanma" olarak nitelendirilmektedir. Yalnızca baroya kayıtlı avukatların yürütebileceği hizmetlerin başka işletmeler tarafından tanıtılması, yetkisiz olunmasına rağmen yanıltıcılığa yol açan reklam kapsamında değerlendirilmektedir.

Düzenleyici Kurum Kuralına Aykırı Süre Vaadi ve Üstünlük İddiası

Reklam Kurulunun 2025/2475 sayılı kararında, bir elektronik imza sağlayıcısının "Anında E-İmza", "15 Dakikada Aktif" ve "Türkiye'nin En Güvenilir, En Uygun Fiyatlı E-İmza Firması" ifadeleri incelenmiştir. Kurul, ilgili düzenleyici kurum kararı gereği sertifikanın aktivasyon mesajından en az altı saat sonra oluşturulabildiğini, "anında" ve "15 dakikada" ifadelerinin bu süreç hakkında yeterli bilgilendirme içermediğini; "en güvenilir" ve "en uygun fiyatlı" iddialarının ise nesnel kriterlere göre ispat edilmediğini belirterek 863.580 TL idari para cezası ve durdurma cezası vermiştir.

Henüz Alınmamış Yetki Belgesinin Alınmış Gibi Gösterilmesi

Reklam Kurulunun 2026/347 sayılı kararında, bir doğrudan satış şirketinin "Türkiye'de Yasaya Uyumlu İlk Network Marketing Şirketi" ve "ilk olma unvanını aldı" ifadeleri ile şirket yöneticisinin Bakanlık binası önünde çekilen görsellerini kullanması incelenmiştir. Kurul, şirketin henüz yetki belgesi almamış olmasına rağmen "ilk uygunluk belgesinin firma tarafından alındığı izlenimi yaratılarak karşılaştırmalı reklam faaliyetinde bulunulduğu" ve "bir kurum veya kuruluşun adı veya amblem, logo ve diğer ayırt edici kurumsal kimlik unsurları kullanılarak tüketiciler nezdinde yanıltıcılığa yol açıldığı"nı belirterek 1.083.706 TL idari para cezası ve durdurma cezası vermiştir.

Kamu Kurumu Logosuna Yönlendirme

Reklam Kurulunun 2026/726 sayılı kararında, bir ofis mobilyası üreticisinin internet sitesinde "DMO" başlıklı bir sekmeye yer verilmesi ve bu sekmenin Devlet Malzeme Ofisi'nin resmî sitesine yönlendirmesi incelenmiştir. Kurul, bu durumun "tüketiciler nezdinde şirketin Devlet Malzeme Ofisi tedarikçisi izlenimi yaratabileceği"ni ve yetkili olunmamasına rağmen kurumun itibarından haksız yararlanıldığını belirterek Yönetmelik'in 11 inci maddesi çerçevesinde durdurma cezası vermiştir.

Yaptırıma Rağmen Sürdürülen Kötüleyici Reklam

Reklam Kurulunun 2026/904 sayılı kararında, 365 sayılı toplantıda durdurma cezası verilen ve emlakçıları demir parmaklıklar arkasında gösteren, "Sahiden soygun bu" gibi ifadelerle rakip platformu hedef alan reklamların dijital mecralarda yayınına devam edildiği tespit edilmiştir. Şirketin reklamları kaldırdığı yönündeki savunması, inceleme tarihinde reklamların hâlen erişilebilir olması karşısında kabul edilmemiş; "dürüstlük kuralına aykırı ve kötüleyici şekilde reklam faaliyeti gerçekleştirildiği" ve önceki Kurul kararına aykırı hareket edildiği belirtilerek durdurma cezası verilmiştir.

Avukatlık Tekelindeki Hizmetlerin Yetkisiz Tanıtımı

Reklam Kurulunun 2025/3075 sayılı kararında, bir inşaat ve emlak şirketinin internet sitesinde "Yasal Destek", "Vatandaşlık" ve "Profesyonel Hukuki Danışmanlık" hizmetleri sunduğunu duyurması incelenmiştir. Kurul, ikamet izni konularında Göç İdaresi Başkanlığı'nın, hukuki işlem ve dava faaliyetlerinde ise yalnızca baroya kayıtlı avukatların yetkili olduğunu belirterek "yetkili olunmadığı halde anılan tanıtımlar ile ortalama tüketici nezdinde yanıltıcılığa yol açıldığı"na hükmetmiş ve 863.580 TL idari para cezası ile durdurma cezası vermiştir.

Gıda ve kozmetik tanıtımlarında sağlık beyanları, ürün adları da dâhil olmak üzere ispat külfeti çerçevesinde inceleniyor.

Gıda, Kozmetik ve Sağlık Beyanlarına İlişkin Tanıtımlar Bakımından Reklam Kurulu Kararları

Reklam Kurulunun gıda ve kozmetik alanındaki kararlarında bu toplantıda öne çıkan husus, ürün adının kendisinin sağlık beyanı olarak değerlendirilmesidir. Kurul ayrıca, uluslararası markaların yurt dışı pazar verilerine dayalı "No.1" ifadelerini, tüketici araştırmalarına dayanan tavsiye oranlarını ve kozmetik ürünlerde "dermatologların 1 numaralı tavsiyesi" gibi ifadeleri ispat külfeti çerçevesinde ele almıştır.

Kurulun yerleşik yaklaşımı: Bir hastalığı çağrıştıran ürün adı, ürünün o hastalıkta tedavi veya destek amaçlı kullanılabileceği izlenimi yarattığından tek başına aykırılık oluşturmaktadır. Yabancı dildeki "No 1" ifadeleri de Türkiye'deki tüketici bakımından üstünlük iddiası sayılmakta ve takviye edici gıdalar için Yönetmelik'in 8 inci maddesinin üçüncü fıkrası dikkate alınmaktadır. Sivrisinek ve kene kovucu etki iddiası, ürünü kozmetik statüsünden çıkarıp Biyosidal Ürünler Yönetmeliği kapsamına sokmaktadır. Aynı içerikte reklamın yaptırıma rağmen sürdürülmesi hâlinde Kurul tedbiren durdurma kararı verebilmektedir.

Ürün Adında Hastalık Çağrışımı

Reklam Kurulunun 2026/970 sayılı kararında, "Argivit Auti" adlı takviye edici gıdanın ambalajı ve internet sitesi incelenmiştir. Kurul, ürün adındaki "Auti" ifadesiyle ürünün "kamuoyunda kısaca 'otizm' olarak bilinen 'otizm spektrum bozukluğu'na sahip bireyler tarafından tedavi veya destek amaçlı kullanılabileceği izlenimi yaratılarak tüketicilerin yanıltıldığı"nı belirterek 5996 sayılı Kanun ve Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme Yönetmeliği hükümleriyle birlikte 1.083.706 TL idari para cezası ve durdurma cezası vermiştir.

Yabancı Dilde "No 1" İfadeleri ve Tüketici Araştırmasına Dayalı Tavsiye Oranları

Reklam Kurulunun 2026/969 sayılı kararında, takviye edici gıda ambalajlarında yer alan "UK's No 1 for Bones", "UK's No 1 Pregnancy Brand" gibi ifadelerin, ürünlerin benzerlerinden ve diğer takviye edici gıdalardan üstün olduğu algısı yarattığı belirtilerek durdurma cezası verilmiştir. 2026/171 sayılı kararda ise bir süt ürünleri markasının "Her 10 anneden 9'u Pınar Süzme'yi tavsiye ediyor" ifadesi incelenmiş; Bakanlığa sunulan araştırma verilerinin ispat külfetini yeterince karşılamadığı değerlendirilerek durdurma cezası verilmiştir.

Kozmetik Ürünlerde Dermatolog Tavsiyesi ve Sayısal Etki İddiaları

Reklam Kurulunun 2025/4136 sayılı kararında, bir kozmetik grubunun pazar yeri ve sosyal medya tanıtımlarında yer alan "Dermatologların 1 Numaralı Tavsiyesi", "Dünyada 70.000 Dermatolog Tarafından Önerilen Marka", "16 Saat Antioksidan Etkisi" ve "7 Günde Gözle Görünür Sonuçlar" ifadeleri incelenmiştir. Kurul, Kozmetik Ürünler Yönetmeliği ve Sağlık Beyanı Denetimi Hakkında Yönetmelik hükümlerine aykırılık nedeniyle 863.580 TL idari para cezası ve durdurma cezası vermiştir.

Kovucu Etki İddiası ve Biyosidal Ürün Statüsü

Reklam Kurulunun 2026/868 sayılı kararında, pazar yerinde "%100 Doğal Koruyucu Vücut Losyonu" adıyla satılan bir ürünün "sivrisinek ve keneleri cildinizden uzak tutar" ifadeleriyle tanıtılması incelenmiştir. Kurul, bu iddianın ürünü Biyosidal Ürünler Yönetmeliği'nin haşere kontrol ürünleri kapsamına soktuğunu ve kozmetik ürün olarak bu iddiayla tanıtılamayacağını belirterek durdurma cezası vermiştir. Aynı toplantıda farklı pazar yerlerinde satılan on ayrı kovucu ürün hakkında aynı yönde karar alınmıştır.

Geleneksel Gıdalarda Sağlık Beyanı

Reklam Kurulunun 2026/925 sayılı kararında, bir tarımsal kalkınma kooperatifinin internet sitesinde bal ürünleri için "kalp ve damar hastalıklarına karşı bağışıklık sistemini kuvvetlendirir", "kansere zemin hazırlayan tüm etkenler yok edilir" gibi ifadelere yer verilmesi incelenmiş; 5996 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi ve Gıda Etiketleme Yönetmeliği'nin 7 nci maddesi uyarınca gıdalarda hastalık önleme ve tedavi beyanı yapılamayacağı belirtilerek durdurma cezası verilmiştir.

Yaptırıma Rağmen Sürdürülen Reklam ve Tedbiren Durdurma

Reklam Kurulunun 2026/945 sayılı kararı, yaptırım araçları bakımından dikkat çekicidir. 366 sayılı toplantıda "%100 bitkisel" ve "doğal temizlik" iddialarını analiz raporuyla ispatlayamadığı için 863.580 TL idari para cezası verilen bir temizlik ürünü markasının, televizyon ve video platformlarında yayımlanan yeni reklam filminde "hem bitkisel hem doğal" ifadelerine yer vermeye devam ettiği tespit edilmiştir. Kurul, önceki cezaya konu ifadelerle aynı veya benzer anlama gelen beyanların ispatlanmadan kullanılmasını yanıltıcı bularak reklamlara üç ay süreyle tedbiren durdurma cezası vermiştir.

Sağlık Hizmeti Görünümünde Bilimsel Dayanaktan Yoksun Uygulamalar

Reklam Kurulunun 2025/3051 sayılı kararında, "teledüşünce" adı altında astım, KOAH, panik atak ve depresyon gibi hastalıklarda "beyin gücüyle" iyileşme vaat eden internet sitesi ve sosyal medya hesapları incelenmiştir. Kurul, Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik'in 5 inci maddesine aykırılık nedeniyle 863.580 TL idari para cezası ve durdurma cezası vermiştir. Medyumluk, fal ve büyü hizmetlerinin tanıtımına ilişkin 2026/190 sayılı kararda ise Yönetmelik'in 27 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 1.083.706 TL idari para cezası, durdurma cezası ve internet sitesinin tümüne erişim engeli kararı verilmiştir.

Sürekli uzatılan 'son gün' ibareli erken rezervasyon kampanyaları haksız ticari uygulama kapsamında değerlendiriliyor.

Turizm ve İndirimli Satış Reklamları Bakımından Reklam Kurulu Kararları

Reklam Kurulunun turizm sektörüne yönelik kararlarında bu toplantıda iki konu öne çıkmaktadır: sürekli uzatılan "son gün" ibareli erken rezervasyon kampanyaları ve rezervasyon öncesi tüketiciye verilen beyanların tesiste karşılanmaması. Perakende sektöründe ise "tüm ürünlerde" ibareli indirim afişleri denetlenmeye devam etmektedir.

Kurulun yerleşik yaklaşımı: Kampanya bitiş tarihinin art arda ötelenmesi, Yönetmelik ekinde haksız ticari uygulama olarak kabul edilen örnek uygulamalar arasında yer alan, tüketiciyi derhal karar vermeye zorlayan "sınırlı süre" beyanı kapsamında değerlendirilmektedir. Sözleşme kurulmadan önce tüketicinin açıkça bildirdiği hassasiyet konusunda verilen beyanın tutulmaması, tüketicinin normal şartlarda taraf olmayacağı bir işleme yönlendirilmesi sayılmaktadır.

Sürekli Uzatılan "Son Gün" Kampanyaları

Reklam Kurulunun 2026/249 sayılı kararında, bir seyahat acentesinin internet sitesinde "%50'ye varan erken rezervasyon indirimi" kampanyasının "Son Gün 24 Şubat", "Son Gün 24 Mart", "Son Gün 8 Aralık" ve "Son Gün 22 Aralık" şeklinde art arda uzatıldığı tespit edilmiştir. Kurul, bu uygulamayı indirimli satış reklamlarına ilişkin 14 üncü madde ile Yönetmelik ekinde yer alan haksız ticari uygulama örneklerinin 7 nci maddesi çerçevesinde değerlendirerek durdurma cezası vermiştir. Aynı toplantıda dört büyük seyahat acentesi hakkında aynı konuda aynı yönde karar alınmıştır.

Rezervasyon Öncesi Beyanların Tesiste Karşılanmaması

Reklam Kurulunun 2026/204 sayılı kararında, tüketicinin rezervasyon öncesinde boykot ürünleri konusundaki hassasiyetini açıkça bildirmesi ve müşteri temsilcisinin bu ürünlerin kullanılmadığını beyan etmesine rağmen tesiste anılan markaların servis edilmesi incelenmiştir. Kurul, tüketicilerin "sözleşme kurulmadan önce yanıltıldığı" ve "normal şartlar altında taraf olmayacağı bir hukuki işleme taraf olmasına yol açan" bu uygulamayı hem yanıltıcı reklam hem de haksız ticari uygulama olarak nitelendirerek 403.004 TL idari para cezası ve durdurma cezası vermiştir.

"Tüm Ürünlerde" İbareli İndirim Afişleri

Reklam Kurulunun 2026/1037 sayılı kararında, bir ev tekstili mağazasında "Muhteşem Fırsat, Tüm Ürünlerde %75 İndirim" ve "%75+%20 İndirim" afişlerine rağmen denetimde indirimin tüm ürünlerde geçerli olmadığının tespit edilmesi ve indirimin gerçekliğine ilişkin belge sunulmaması nedeniyle 86.358 TL idari para cezası ve durdurma cezası verilmiştir. Bir internet sitesinde duyurulan "Bonus Kredi Kartı ile 12 Taksit" kampanyasının ödeme ekranında sunulmamasına ilişkin 2026/1038 sayılı kararda da aynı yaklaşım görülmektedir.

Genel Değerlendirme ve Sonuç

Reklam Kurulunun 367 sayılı toplantısında alınan kararlar, denetimin ticari uygulamalar alanında derinleştiğini göstermektedir. Elektronik ticaret platformlarının üyelik ve iade süreçlerine ilişkin kararlar, Kanun'un 48 inci maddesindeki cayma hakkının platform politikalarıyla dolaylı olarak sınırlandırılamayacağını ortaya koymakta; tüketici değerlendirmelerine ilişkin 28/B ve 28/C maddeleri ise şikâyet platformları bakımından da uygulanmaktadır. Kripto varlık hizmet sağlayıcılarına ilişkin kararlar, Kurulun karşılaştırmalı reklam ve ispat külfeti ilkelerini yeni sektörlere de aynı sıkılıkla uyguladığını göstermektedir.

Sınai mülkiyet ve haksız rekabet hukuku bakımından ise kamu kurumu logosuna yönlendirme, henüz alınmamış yetki belgesinin alınmış gibi gösterilmesi ve yaptırıma rağmen sürdürülen kötüleyici reklam kararları, Yönetmelik'in 8, 10 ve 11 inci maddelerinin birlikte uygulanma pratiğini ortaya koymaktadır. Ürün adının kendisinin sağlık beyanı sayılması ve yaptırıma rağmen sürdürülen reklamlarda üç ay süreyle tedbiren durdurma kararı verilmesi, bu toplantının uygulamaya yönelik en dikkat çekici sonuçlarıdır. Netice itibarıyla; ürün adı, kampanya koşulları ve sponsorlu içerikler dâhil olmak üzere tanıtımın tüm unsurlarının Kurulun etki temelli ve ispat odaklı yaklaşımı çerçevesinde önceden gözden geçirilmesi gerekmektedir.