Ana Sayfa Hakkımızda Hizmetler Ödüller Ekip Yayınlar Kariyer İletişim TÜRKÇEENGLISH Devin Law & IP — İstanbul
← Tüm Yayınlar
KategoriMedya ve Reklam
Yayın Tarihi5 Eylül 2026
Yazarlar
Uğurcan TekinOrtak
İnci ÖzçilsalAvukat
Beyza ErdemirAvukat

Reklam Kurulu Kararları — 366. Toplantı: Platform Sorumluluğu, Marka Kullanımı ve Fiyat Şeffaflığı

İşbu bilgi notu, T.C. Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu Başkanlığı'nın 12 Şubat 2026 tarihli ve 366 sayılı toplantısına ilişkin olarak yayımlanan kararlar çerçevesinde, tanıtım ve reklam faaliyetlerine yönelik güncel yaklaşımın ortaya konulması ve bu yaklaşımın farklı sektörler bakımından doğurduğu hukuki sonuçların değerlendirilmesi amacıyla hazırlanmıştır. Reklam Kurulunun son dönem uygulamasında, tanıtım ve reklam faaliyetlerinin yalnızca içerik yönünden değil; kullanılan dil, görsel unsurlar, sunum biçimi ve tüketici nezdinde yaratılan algı itibarıyla da kapsamlı bir incelemeye tabi tutulduğu görülmektedir. Bu çerçevede Kurul, sektörel farklılıkları gözetmekle birlikte, ortalama tüketicinin ekonomik davranışlarını etkileme potansiyeli bulunan tanıtımları etki temelli bir değerlendirme anlayışıyla ele almakta ve ihlal tespitlerini büyük ölçüde bu çerçevede şekillendirmektedir.

Seçilen kararlar, sektörel ve tematik başlıklar altında tasnif edilerek, Reklam Kurulunun yerleşik yaklaşımını ortaya koyacak şekilde ele alınmıştır. İşbu çalışmanın amacı, tanıtım ve reklam faaliyetlerinin planlanması sürecinde yalnızca mevzuat hükümlerinin değil, aynı zamanda Reklam Kurulunun güncel ve istikrarlı uygulamasının da dikkate alınmasına katkı sağlamak; bu suretle olası uyum risklerinin öngörülebilmesine ve önleyici bir hukuki bakış açısının geliştirilmesini desteklemektir.

Giriş

Bu bilgi notu kapsamında, anılan toplantıya ilişkin Basın Bülteni'nde yer alan yüz elliyi aşkın karar arasından; uygulamada sık karşılaşılan tanıtım ve reklam pratiklerine ışık tutan, emsal nitelik taşıyan ve farklı sektörler bakımından yol gösterici olduğu değerlendirilen kararlar seçilmiştir. 366 sayılı toplantı; elektronik ticaret platformlarının mecra kuruluşu sıfatıyla sorumluluğu, arama motoru reklamlarında rakip markanın anahtar kelime olarak kullanılması, coğrafi işaret tesciline uygun olmayan ürünlerin tanıtımı ve yasa dışı bahis reklamlarına yönelik erişim engeli kararları bakımından dikkat çekmektedir. Çalışmada izlenen metodoloji çerçevesinde; ilgili Reklam Kurulu kararları öncelikle kısa özet ve doğrudan alıntılarla ortaya konulmuş, akabinde bu kararların uygulamadaki karşılığı ve ortaya koyduğu temel ilkeler değerlendirilmiştir.

Sektörel ve Tematik Bazda Öne Çıkan Reklam Kurulu Kararları

İletişim Hizmetleri Sektörüne İlişkin Tanıtım ve Ticari Uygulamalar Bakımından Reklam Kurulu Kararları

Reklam Kurulunun iletişim hizmetleri sektörüne yönelik 366 sayılı toplantı kararları incelendiğinde; denetimin ağırlık merkezinin taahhüt süresinin hesaplanması, üçüncü kişi satış kanalları üzerinden yürütülen abonelik süreçleri ve peşin tahsil edilen hizmet bedellerine karşılık hizmetin sunulmaması gibi ticari uygulamalara kaydığı görülmektedir. Kurul, operatörün doğrudan sorumluluğu ile bayi ve alt satış kanallarının sorumluluğunu birbirinden ayırmakta; ancak satış sürecine ilişkin kayıtların sunulamaması hâlinde ispat külfetini ticari uygulamada bulunan tarafa yüklemektedir.

Kurulun yerleşik yaklaşımı: Kurul, "yıllık abonelik" gibi ortalama tüketicide belirli bir süre algısı yaratan ifadelerin, sözleşme metnindeki teknik tanımlarla (fatura dönemi vb.) daraltılamayacağını kabul etmektedir. Telefon aramasıyla yürütülen satışlarda ses kaydının sunulamaması, tüketicinin serbest ve bilinçli iradesine dayanmayan bir işlemin varlığı yönünde değerlendirilmektedir. Buna karşılık, operatörün bayilere doğru ve zamanında bilgi verdiğini belgelemesi hâlinde sorumluluk bayi üzerinde bırakılmaktadır.

"Yıllık Abonelik" İfadesi ve Fatura Dönemi Esaslı Taahhüt Hesabı

Reklam Kurulunun 2025/1863 sayılı kararında, "Kamu Star + 12 GB" tarifesine ilişkin yıllık abonelik hizmetinin fiilen on bir ay sürmesine yönelik tanıtım ve ticari uygulamalar incelenmiştir. Tüketicinin aboneliğini yıllık olarak yenilediği günün tek günlük kullanımına ayrı fatura kesilmesi ve taahhüt süresinin "12 fatura dönemi" olarak hesaplanması sonucunda taahhüt bitiş tarihinin yaklaşık bir ay öne çekildiği tespit edilmiştir. Kurul, "fatura dönemi" ibaresinin "yıllık abonelik" ifadesiyle yaratılan algıyı bertaraf etmeye yeterli olmadığını; ortalama tüketicinin yıllık abonelikten 365 günlük bir süre beklemesinin haklı ve makul olduğunu belirterek tanıtım ve ticari uygulamaların gerçeği yansıtmadığına ve dürüst rekabet ilkelerine aykırılık teşkil ettiğine hükmetmiş, durdurma cezası vermiştir. Aynı toplantıda "Uyumlu 9 GB" ve "Uyumlu 15 GB" tarifelerine ilişkin 2025/1951 sayılı kararda da aynı gerekçeyle aynı sonuca ulaşılmıştır.

Üçüncü Kişi Satış Kanalları ve Ses Kaydı Sunma Yükümlülüğü

Reklam Kurulunun 2025/2731 sayılı kararında; tüketicinin bir operatör adı kullanılarak arandığı, herhangi bir taahhüdü bulunmamasına rağmen ev interneti taahhüdünün sona ereceğinin ve iki firma arasında ortak kampanya bulunduğunun belirtildiği, akabinde gönderilen onay bağlantısında ise yalnızca dijital yayın aboneliği taahhüdünün yer aldığı iddiaları incelenmiştir. Şirket, satış faaliyetinin kendisi tarafından yürütülmediğini ve ortak kampanya bulunmadığını savunmuş; ancak satış görüşmesine ait ses kaydı sunulmamıştır. Kurul, ticari uygulamanın tüketicinin "ekonomik davranış biçimini önemli ölçüde bozduğu, normal şartlar altında taraf olmayacağı bir tüketici işlemine taraf olmasına yol açtığı" gerekçesiyle haksız ticari uygulama niteliğinde olduğuna karar vermiş ve durdurma cezası uygulamıştır. Aynı satış zincirinde yer alan bayi hakkında 2025/2732 sayılı kararla 863.580 TL idari para cezası ve durdurma cezası verilmiştir.

Peşin Tahsil Edilen Bedel ve Sunulmayan Hizmet

Reklam Kurulunun 2025/2746 sayılı kararında, internet hizmet bedelini 1, 3, 6 veya 12 aylık dönemler için ön ödemeli olarak tahsil eden bir şirketin, sözleşme ile taahhüt ettiği hizmeti tamamen durdurarak ülke genelinde tüketici mağduriyetine yol açtığı tespit edilmiştir. Bakanlık yazısına cevap verilmemesi de dikkate alınarak, ön ödemeli abonelik modelinin tüketiciye zorunlu kılınması ve karşılığında hizmetin sunulmaması haksız ticari uygulama olarak nitelendirilmiş; 863.580 TL idari para cezası ile durdurma cezası verilmiştir.

Operatör ile Bayi Arasında Sorumluluğun Paylaşımı

Reklam Kurulunun 2025/2860 ve 2026/638 sayılı kararları, aynı olaya ilişkin iki farklı sonucu bir arada ortaya koyması bakımından öğreticidir. Bir bayi vitrininde 2025 Temmuz ayına ait "Şahane Teklif" başlıklı afişin, kampanya sona erdikten sonra da güncellenmeden sergilendiği; kampanyadan yararlanmak isteyen tüketiciye daha pahalı tarifelerin önerildiği tespit edilmiştir. Kurul, operatörün bayilere tarifenin geçerlilik süresini açıkça bildirdiğini belgelemesi karşısında operatör bakımından "dürüstlük kuralına aykırı herhangi bir eylemi olmadığı" sonucuna varmış ve aykırılık bulunmadığına karar vermiştir. Buna karşılık afişi güncellemeyen bayi hakkında; ortalama tüketicinin "açık ve kolayca anlaşılabilir bir şekilde güncel geçerlilik tarihi bilgisine yer verilmediği durumlarda afişte yer alan tanıtımdan belirtilen koşullar dahilinde yararlanmayı beklemesinin doğal" olduğu belirtilerek 86.358 TL idari para cezası ve durdurma cezası verilmiştir.

Reklam Kurulu, elektronik ticaret platformlarını mecra kuruluşu sıfatıyla ve teknolojik denetim kapasiteleri ölçüsünde sorumlu tutuyor.

Elektronik Ticaret ve Platform Hizmetlerine İlişkin Tanıtım ve Ticari Uygulamalar Bakımından Reklam Kurulu Kararları

Reklam Kurulunun elektronik ticaret ve platform hizmetlerine yönelik kararları incelendiğinde; Kurulun platformları yalnızca reklam veren sıfatıyla değil, mecra kuruluşu sıfatıyla da sorumlu tuttuğu ve platformun teknolojik imkânlarını, denetim yükümlülüğünün ölçüsü olarak esas aldığı görülmektedir. Fiyat bilgisi içeren reklamlarda tanıtımdaki fiyat ile satış ekranındaki fiyatın farklılaşması, indirimli satış reklamlarında otuz günlük referans fiyatın belgelenememesi ve ürün görsellerinin eksik bilgi içermesi, bu dönemde yaptırıma bağlanan başlıca konulardır.

Kurulun yerleşik yaklaşımı: Kurul, teknik altyapıdan kaynaklanan gecikmelerin fiyat farkını haklı göstermeyeceğini; indirimli satış reklamlarında Yönetmelik'in 14 üncü maddesi uyarınca önceki fiyatın belgelenmesi gerektiğini; reklam görselinin yer aldığı raf veya alanda kampanya dışı ürün bulundurulmaması konusunda özen yükümlülüğünün reklam verene ait olduğunu istikrarlı biçimde kabul etmektedir.

Mecra Kuruluşu Sıfatıyla Platformun Sorumluluğu

Reklam Kurulunun 2026/461 sayılı kararında, bir elektronik pazar yerinde muhtelif satıcılar tarafından bıçak tanıtım ve satışlarının yapıldığı, platformun bu ürünler için kategoriler oluşturduğu tespit edilmiştir. Kurul, ülke içerisinde bulundurulması ve üretimi yasak olan ya da taşınması belirli kurallara tabi bulunan ürünlerin platform aracılığıyla kolaylıkla temin edilebildiğini; tanıtımların "kamu güvenliği açısından risk oluşturabilecek içerik ve sunumlar barındırdığı"nı belirtmiştir. Platformun "iştirak sorumluluğu bulunmadığı" yönündeki savunması, "kamu güvenliğini tehdit eden ve satışı yasaklanan ürünlerin 'kolaylıkla temin edilebilir' bir arayüzle sunulması karşısında hukuki geçerliliğinin bulunmadığı; ayrıca platformun teknolojik gücünün bu ürünleri yayına girmeden durdurmaya muktedir olduğu" gerekçesiyle kabul edilmemiş ve mecra kuruluşu hakkında 1.083.706 TL idari para cezası ile durdurma cezası verilmiştir. Aynı toplantıda diğer büyük pazar yerleri hakkında da aynı konuda kararlar alınmıştır. Karar, platformların içerik denetimi kapasitesinin sorumluluğun ölçüsü olarak esas alındığını göstermektedir.

Tanıtımdaki Fiyat ile Satış Ekranındaki Fiyatın Farklılaşması

Reklam Kurulunun 2025/2474 sayılı kararında, haber sitelerinde yayımlanan bir kulaklık tanıtımında ürün fiyatının 2.159 TL olarak gösterildiği, tanıtıma tıklandığında ise reklam verenin sitesinde ürünün 3.199 TL'den satışa sunulduğu tespit edilmiştir. Reklam verenin, fiyat farkının üçüncü kişilerin teknik altyapısından kaynaklanan kısa süreli gecikmelerden ileri gelebileceği yönündeki savunması; dosyadaki belgelerin başvuru tarihinde fiyat artışını doğrulaması karşısında kabul edilmemiş, tanıtımların "ortalama tüketici nezdinde fiyat algısını bozucu, yanıltıcı ve aldatıcı nitelik arz ettiği" değerlendirilerek durdurma cezası verilmiştir. Benzer şekilde 2025/3829 sayılı kararda, bir elektronik ticaret sitesinden gönderilen e-postada 499 TL olarak duyurulan ürünün yönlendirilen satış ekranında 550,80 TL'den satışa sunulması nedeniyle 863.580 TL idari para cezası ve durdurma cezası uygulanmıştır.

İndirimli Satış Reklamlarında Referans Fiyatın Belgelenmesi

Reklam Kurulunun 2026/463 sayılı kararında, sınır ötesi faaliyet gösteren bir elektronik ticaret platformunda muhtelif ürünlere ilişkin indirimli satış reklamları incelenmiştir. Şirket, ürünlerin otuz gün içerisinde satışa sunulduğunu ve daha önce platformda satılmadığını beyan etmiş; ancak bu beyanı destekleyen bilgi ve belge sunmamıştır. Kurul, tanıtımların Yönetmelik'in "İndirimli satış reklamları" başlıklı 14 üncü maddesine aykırı olduğunu ve ortalama tüketici nezdinde fiyat algısını bozucu nitelik taşıdığını belirterek durdurma cezası vermiştir.

Kampanya Görselinin Konumlandırılmasında Özen Yükümlülüğü

Reklam Kurulunun 2026/414 sayılı kararında, "Bir Alana Bir Bedava" kampanyası kapsamında olmayan bir ürünün yer aldığı rafta kampanya ibaresi içeren görselin bulunması incelenmiştir. Kurul, kampanyanın yalnızca seçili ürünler için geçerli olduğunun görsellerde belirtilmiş olmasına rağmen, "kampanya kapsamı dışında kalan ürünlerin olduğu alanlarda 'Bir Alana Bir Bedava' ibaresi içeren görsellerin yer alması halinde, bu durumun düzeltilmesi konusunda özen yükümlülüğünün şirkete ait olduğu"nu; şirket hakkında 360 sayılı toplantıda benzer konuda yaptırım uygulanmış olmasının da dikkate alındığını belirterek durdurma cezası vermiştir. Ürün sayfasında yalnızca beyaz renkli görsellere yer verilip tüketiciye siyah ürün gönderilmesine ilişkin 2026/487 sayılı karar da, ürün görsel ve açıklamalarındaki eksikliğin tek başına yanıltıcı reklam sayılabileceğini teyit etmektedir.

Marka Kullanımı, Dijital Pazarlama ve Yorum Uygulamaları Bakımından Reklam Kurulu Kararları

Reklam Kurulunun bu toplantıda aldığı kararlar arasında, sınai mülkiyet hukuku ile reklam hukukunun kesişim alanına giren birkaç karar özellikle dikkat çekmektedir. Arama motoru reklamlarında rakibe ait tescilli markanın reklam metninde kullanılması, ücret karşılığı yorum ve takipçi hizmetlerinin tanıtımı ile yasa dışı bahis ve kumar içeriklerine yönelik erişim engeli kararları, dijital pazarlama faaliyetlerinin sınırlarını çizmektedir.

Kurulun yerleşik yaklaşımı: Kurul, rakip markanın tüketicide yarattığı güvenden yararlanılarak yönlendirme yapılmasını, marka hakkına ilişkin tartışmadan bağımsız olarak tüketiciyi yanıltıcı reklam saymaktadır. Mal veya hizmet satın almamış kişilere yaptırılan yorumların derlenmesi ve yayımlanması, hem reklam veren hem de bu hizmeti pazarlayanlar bakımından aykırılık oluşturmaktadır. Buna karşılık, yalnızca ürünü satın alan tüketicilerin yorumlarına yer verildiğinin belgelenmesi hâlinde yorumun yayımlanmaması haklı görülmektedir.

Arama Motoru Reklamlarında Rakip Markanın Kullanılması

Reklam Kurulunun 2025/2166 sayılı kararında, bir sigorta acentesinin arama motoru üzerinden verdiği sponsorlu reklamlarda, rakip şirketin tescilli markası olan ibareyi reklam metninde kullanmak suretiyle tüketicileri kendi internet sitesine yönlendirdiği tespit edilmiştir. Şirket, cevap tarihi itibarıyla bu tür bir reklamın bulunmadığını ve platform reklam politikalarına uygun hareket edildiğini savunmuş; ancak Kurul, başvuru tarihindeki reklam örneklerinde tescilli markanın reklam metninde yer aldığını, bu suretle "tüketicilerin aramalarının manipüle edildiği" ve "ilgili firmaya olan güvenden faydalanılarak tüketiciler nezdinde yanıltıcılığa yol açıldığı"nı belirterek 863.580 TL idari para cezası ve durdurma cezası vermiştir. Karar, tescilli bir markanın anahtar kelime olarak satın alınmasının ötesinde reklam metninde kullanılmasının, Yönetmelik'in 11 inci maddesi kapsamında da değerlendirildiğini göstermektedir.

Ücret Karşılığı Yorum ve Takipçi Hizmetleri

Reklam Kurulunun 2026/494 sayılı kararında; "Google Yorum Satın Al, İşletmeni Google Haritalar'da Yükselt" ifadeleriyle harita, uygulama mağazası ve değerlendirme platformlarına yönelik yorum satışı yapan bir internet sitesi incelenmiştir. Kurul, bu hizmetlerle verilerin manipüle edilerek "işletmelerin görünürlüğünün yanıltıcı bir biçimde arttırıldığı; işletmelerden mal veya hizmet satın almayan kişilerin yorum yapmaya yönlendirildiği ve bu yorumların ilgili mecralarda yayınlatıldığı"nı belirterek durdurma cezası vermiştir. Aynı toplantıda benzer nitelikte dört ayrı internet sitesi hakkında da aynı yönde karar alınmıştır. Buna karşılık 2025/3928 sayılı kararda, bir spor ürünleri satıcısının tüketici yorumunu yayımlamamasının haklı bir gerekçeye dayandığı ve sitede yalnızca ürünü satın alan tüketicilerin yorumlarına yer verildiği tespit edilerek aykırılık bulunmadığına oybirliğiyle karar verilmiştir.

Yasa Dışı Bahis ve Kumar Reklamlarında Erişim Engeli

Reklam Kurulunun 2026/450 sayılı kararı ile başlayan bir dizi kararda, sosyal medya hesapları üzerinden yasa dışı bahis ve kumar sitelerine yönlendirme yapılması incelenmiştir. Kurul, Yönetmelik'in 27 nci maddesinin üçüncü fıkrasındaki "yasadışı bahis ve kumar oyunlarının reklamları hiçbir şekilde yapılamaz" hükmüne açık aykırılık bulunduğunu belirtmiş; aykırılık konusu içeriklerin çıkarılması için ilgili hesaplara bildirimde bulunulmasına, bildirime rağmen yirmi dört saat içinde içeriklerin çıkarılmaması hâlinde hesaplara erişimin engellenmesine karar vermiştir. Aynı usul, aynı toplantıda on bir sosyal medya hesabı hakkında uygulanmıştır.

Gıda ve kozmetik tanıtımlarında ürün adından çevresel beyanlara kadar tüm unsurlar ortalama tüketici algısı üzerinden değerlendiriliyor.

Gıda, Kozmetik ve Temizlik Ürünlerine İlişkin Tanıtımlar Bakımından Reklam Kurulu Kararları

Reklam Kurulunun gıda, kozmetik ve temizlik ürünlerine yönelik kararlarında; ürün adının kendisinin sağlık beyanı niteliği taşıyabileceği, çevresel beyanların rakipleri kötüleyici bir sonuca yol açabileceği ve coğrafi işaret tesciline uygun olmayan ürünlerin tescilli adı çağrıştıran ibarelerle tanıtılamayacağı ilkeleri öne çıkmaktadır.

Kurulun yerleşik yaklaşımı: Kurul, ürün adında yer alan ibareleri ortalama tüketici algısı üzerinden okumakta; tedavi çağrışımı yaratan ürün adlarını Kozmetik Ürünler Yönetmeliği ve Sağlık Beyanı Denetimi Hakkında Yönetmelik kapsamında değerlendirmektedir. "No.1", "lider", "en çok tercih edilen" gibi ifadeler bakımından ispat külfeti reklam verene aittir. Coğrafi işaret tescili bulunan ürün adlarının çağrıştırılması, Türk Gıda Kodeksi ve Yönetmelik hükümleriyle birlikte ele alınmaktadır.

Ürün Adının Tedavi Çağrışımı Yaratması

Reklam Kurulunun 2026/293 sayılı kararında, bir bebek bakım markasının "ATOCure" adlı losyon ve şampuan ürünleri incelenmiştir. Kurul, ürün adındaki "Ato" ibaresinin atopik dermatit hastalığına, "Cure" ibaresinin ise tedavi edici fonksiyona vurgu yaptığını; ortalama tüketici algısı dikkate alındığında ürünlerin "ilaç gibi etki yaratarak atopik dermatit hastalığını tedavi edeceği algısı yaratılarak tüketicilerin yanıltıldığı"nı belirtmiştir. 360 sayılı toplantıda yaptırıma konu edilen ifadelerin kullanılmaya devam edildiği de tespit edilerek durdurma cezası verilmiştir.

Çevresel Beyanlar ve Rakiplerin Kötülenmesi

Reklam Kurulunun 2025/3905 sayılı kararında, bir tuvalet kağıdı markasının "%0 Plastik", "Doğa Dostu", "Türkiye'nin İlk Kağıt Ambalajlı Tuvalet Kağıdı", "%100 yenilenebilir elektrik enerjisi" gibi çevresel beyanları incelenmiştir. Kurul, bu beyanların ispatı yanında, kağıt ambalaj ile yumuşaklık arasında orantılı bir ilişki olduğu algısı oluşturularak "ambalajında plastik bulunan ürünlerin yumuşak olmadığı izlenimi verilerek bu ürünlerin kötülendiği"ni değerlendirmiş ve Yönetmelik'in çevreye ilişkin beyanları düzenleyen 17 nci maddesi ile kötüleyici reklamlara ilişkin 10 uncu maddesine aykırılıktan durdurma cezası vermiştir.

"No.1" ve "Lider Marka" İddiaları

Reklam Kurulunun 2025/3857 sayılı kararında, takviye edici gıda ürünlerine ilişkin sosyal medya ve açık hava tanıtımlarında "No.1 Türkiye'nin En Çok Tercih Edilen Magnezyum Markası", "#1 Türkiye'nin LİDER Markası" gibi ifadelere yer verilmesi incelenmiştir. Kurul, bu ifadelerin ispatlanmadığını ve takviye edici gıdalar bakımından ayrıca Yönetmelik'in 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki sınırlamanın dikkate alınması gerektiğini belirterek durdurma cezası vermiştir.

Coğrafi İşaret Tesciline Uygun Olmayan Ürünün Tanıtımı

Reklam Kurulunun 2025/3823 sayılı kararında, "Pervari Karakovan Süzme Çiçek Balı" adıyla satışa sunulan bir ürün incelenmiştir. Kurul, ürünün Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından 2004 yılında menşe adı olarak tescil edilen "Pervari Balı" coğrafi işaret tesciline uygun olarak üretilmediğini; ürünün "Pervari Balı coğrafi işaretini çağrıştıracak ibareler kullanılarak tanıtılmasının, tüketiciler nezdinde ürünün coğrafi işaret tesciline uygun olduğu yönünde yanlış bir algı oluşturduğu"nu belirterek Türk Gıda Kodeksi Bal Tebliği, Gıda Etiketleme Yönetmeliği ve Yönetmelik'in 11 ve 12 nci maddeleri çerçevesinde durdurma cezası vermiştir. Aynı ürünü pazar yerinde satan satıcı hakkında da 2026/626 sayılı kararla aynı yönde karar alınmıştır. Karar, coğrafi işaret korumasının sınai mülkiyet mevzuatı dışında reklam hukuku araçlarıyla da sağlandığını göstermesi bakımından önemlidir.

Sağlık, eğitim ve turizm tanıtımlarında yetkisiz tıbbi işlem tanıtımı ve vergiler dâhil fiyat zorunluluğu denetimin odağında yer alıyor.

Sağlık, Eğitim ve Turizm Hizmetlerine İlişkin Tanıtımlar Bakımından Reklam Kurulu Kararları

Reklam Kurulunun sağlık alanındaki kararları bu toplantıda da sayıca en geniş grubu oluşturmaktadır. Kurul; hekim ve sağlık kuruluşlarının sosyal medya paylaşımlarını, tıbbi işlem görüntülerini ve hasta deneyimlerini Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik çerçevesinde değerlendirmekte; sağlık kuruluşu statüsünde olmayan işletmelerin tıbbi işlem tanıtımlarını ise doğrudan yetkisiz faaliyet olarak ele almaktadır.

Kurulun yerleşik yaklaşımı: Kurul, güzellik salonlarının sağlık kuruluşu statüsünden çıkarılmış olması nedeniyle bu işletmelerin tıbbi işlem adlarına yer vermesini başlı başına aykırılık saymaktadır. Fiyat bilgisi içeren turizm tanıtımlarında tüm vergiler dâhil toplam fiyatın gösterilmesi zorunludur. Eğitim hizmetlerinde "en çok kazandıran" türü iddialar ispat külfetine tabidir.

Güzellik Salonlarında Tıbbi İşlem Tanıtımı

Reklam Kurulunun 2025/1317 sayılı kararında, İl Sağlık Müdürlüğü denetiminde kayıt altına alınan broşürlerde bir güzellik merkezinin "İğneli Epilasyon, Dolgu/Botoks/Gençlik Aşısı, Mezoterapi, Et Ben Tedavisi ve Alımı, Diyet Tedavisi" gibi tıbbi işlemlere yer verdiği tespit edilmiştir. Kurul, Ayakta Teşhis ve Tedavi Yapılan Özel Sağlık Kuruluşları Hakkında Yönetmelik'in Geçici 5 inci maddesi ile güzellik salonlarının sağlık kuruluşu statüsünden çıkarıldığını ve belediyelerce ruhsatlandırıldığını hatırlatarak İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik'in ilgili hükümlerine aykırılık nedeniyle 54.987 TL idari para cezası ve durdurma cezası vermiştir.

Sağlık Turizmi Tanıtımlarında Tıbbi İşlem Görüntüleri

Reklam Kurulunun 2024/5075 sayılı kararında, saç ekimi ve estetik cerrahi hizmetleri sunan bir kuruluşun sosyal medya hesaplarında tıbbi işlemlerin uygulanmasına dair görüntülere, öncesi-sonrası paylaşımlarına ve yurt dışından gelen hastaların deneyimlerine yer verilmesi incelenmiştir. Kurul, Sağlık Hizmetlerinde Tanıtım ve Bilgilendirme Faaliyetleri Hakkında Yönetmelik'in 5 ve 7 nci maddelerine aykırılık nedeniyle 550.059 TL idari para cezası ve durdurma cezası vermiştir.

Turizm Tanıtımlarında Vergiler Dâhil Fiyat Zorunluluğu

Reklam Kurulunun 2026/90 sayılı kararında, bir feribot işletmesinin "Açık Feribot Bileti sadece 14 €" ve "%50'ye varan indirim" içerikli tanıtımlarında liman vergilerinin bilet fiyatına dâhil edilmediği bilgisine yer verilmediği tespit edilmiştir. Kurul, bu bilgi belirtilse dahi Yönetmelik'in 13 üncü maddesi uyarınca reklamlarda sunulan fiyatın "mal veya hizmetin tüm vergiler dâhil toplam satış fiyatı" olması gerektiğini vurgulayarak 863.580 TL idari para cezası ve durdurma cezası vermiştir.

Eğitim Hizmetlerinde "En Çok Kazandıran" İddiası

Reklam Kurulunun 2025/3817 sayılı kararında, bir kurs merkezinin afişlerinde yer alan "2025 YKS'de gelenek bozulmadı, en çok tıp kazandıran kurs" ifadesi incelenmiştir. Kurul, ifadenin Yönetmelik'in "İspat külfeti" başlıklı 9 uncu maddesi çerçevesinde ispatlanamadığını belirterek 86.358 TL idari para cezası ve durdurma cezası vermiştir. Aynı yaklaşım, "ömürlük akü" ve "en turbo akü" ifadelerine ilişkin 2026/468 sayılı karar ile "araç satmanın en hızlı yolu" ve "en güvenli yolu" ifadelerine ilişkin 2026/493 sayılı kararda da görülmektedir; her iki kararda da nesnel, sayısal ve kıyaslamalı veri sunulmayan üstünlük iddiaları durdurma cezasına konu olmuştur.

Genel Değerlendirme ve Sonuç

Reklam Kurulunun 366 sayılı toplantısında alınan kararlar, denetimin ağırlık merkezinin dijital mecralara ve platform ekonomisine kaydığını göstermektedir. Kurul; elektronik pazar yerlerini mecra kuruluşu sıfatıyla ve teknolojik denetim kapasiteleri ölçüsünde sorumlu tutmakta, arama motoru reklamlarında rakip markanın kullanılmasını tüketiciyi yanıltıcı reklam saymakta ve ücret karşılığı yorum hizmetlerini hem hizmeti sunanlar hem de kullananlar bakımından yaptırıma bağlamaktadır. Yasa dışı bahis ve kumar içeriklerine yönelik erişim engeli kararları ise Kurulun idari para cezası dışındaki araçları giderek daha sık kullandığını ortaya koymaktadır.

Fiyat bilgisi içeren reklamlarda tanıtım ile satış ekranı arasındaki fark, teknik gerekçelerle açıklanamamakta; indirimli satış reklamlarında referans fiyatın belgelenmesi zorunluluğu sınır ötesi platformlar bakımından da uygulanmaktadır. Sınai mülkiyet hukuku bakımından ise Pervari Balı kararı, coğrafi işaret korumasının reklam hukuku araçlarıyla da sağlandığını; sigortam net kararı ise tescilli markanın reklam metninde kullanılmasının ayrı bir yaptırım alanı oluşturduğunu göstermektedir. Netice itibarıyla; reklam ve tanıtım faaliyetlerinde mevzuatın lafzıyla yetinilmemeli, Kurulun ispat külfeti, platform sorumluluğu ve toplam tüketici algısı üzerine kurulu yerleşik uygulaması dikkate alınmalıdır.