Ana Sayfa Hakkımızda Hizmetler Ödüller Ekip Yayınlar Kariyer İletişim TÜRKÇEENGLISH Devin Law & IP — İstanbul
← Tüm Yayınlar
KategoriMedya ve Reklam
Yayın Tarihi12 Mart 2026
Yazarlar
Uğurcan TekinOrtak
İnci ÖzçilsalAvukat
Beyza ErdemirAvukat

Reklam Kurulu Kararları — 365. Toplantı: Sektörel ve Tematik Değerlendirme

İşbu bilgi notu, T.C. Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu Başkanlığı’nın 13 Ocak 2026 tarihli ve 365 sayılı toplantısına ilişkin olarak yayımlanan kararlar çerçevesinde, tanıtım ve reklam faaliyetlerine yönelik güncel yaklaşımın ortaya konulması ve bu yaklaşımın farklı sektörler bakımından doğurduğu hukuki sonuçların değerlendirilmesi amacıyla hazırlanmıştır. Reklam Kurulunun son dönem uygulamasında, tanıtım ve reklam faaliyetlerinin yalnızca içerik yönünden değil; kullanılan dil, görsel unsurlar, sunum biçimi ve tüketici nezdinde yaratılan algı itibarıyla da kapsamlı bir incelemeye tabi tutulduğu görülmektedir. Bu çerçevede Kurul, sektörel farklılıkları gözetmekle birlikte, ortalama tüketicinin ekonomik davranışlarını etkileme potansiyeli bulunan tanıtımları etki temelli bir değerlendirme anlayışıyla ele almakta ve ihlal tespitlerini büyük ölçüde bu çerçevede şekillendirmektedir. Bu bilgi notu kapsamında, anılan toplantıya ilişkin Basın Bülteni’nde yer alan kararlar arasından; uygulamada sık karşılaşılan tanıtım ve reklam pratiklerine ışık tutan, emsal nitelik taşıyan ve farklı sektörler bakımından yol gösterici olduğu değerlendirilen kararlar seçilmiştir.

Seçilen kararlar, sektörel ve tematik başlıklar altında tasnif edilerek, Reklam Kurulunun yerleşik yaklaşımını ortaya koyacak şekilde ele alınmıştır. İşbu çalışmanın amacı, tanıtım ve reklam faaliyetlerinin planlanması sürecinde yalnızca mevzuat hükümlerinin değil, aynı zamanda Reklam Kurulunun güncel ve istikrarlı uygulamasının da dikkate alınmasına katkı sağlamak; bu suretle olası uyum risklerinin öngörülebilmesine ve önleyici bir hukuki bakış açısının geliştirilmesini desteklemektir.

Giriş

Bu bilgi notu kapsamında, anılan toplantıya ilişkin Basın Bülteni’nde yer alan kararlar arasından; uygulamada sık karşılaşılan tanıtım ve reklam pratiklerine ışık tutan, emsal nitelik taşıyan ve farklı sektörler bakımından yol gösterici olduğu değerlendirilen kararlar seçilmiştir. Seçilen kararlar, ortak hukuki sorun alanları ve sektörel yansımaları dikkate alınarak tematik başlıklar altında tasnif edilmiştir. Çalışmada izlenen metodoloji çerçevesinde; ilgili Reklam Kurulu kararları öncelikle kısa özet ve doğrudan alıntılarla ortaya konulmuş, akabinde bu kararların uygulamadaki karşılığı ve ortaya koyduğu temel ilkeler değerlendirilmiştir. Bu suretle, tanıtım ve reklam faaliyetlerinin planlanması sürecinde, mevzuat hükümlerinin yanı sıra Reklam Kurulunun güncel ve istikrarlı uygulamasının da dikkate alınmasına katkı sağlanması hedeflenmiştir.

Sektörel ve Tematik Bazda Öne Çıkan Reklam Kurulu Kararları İletişim Hizmetleri Sektörüne İlişkin Tanıtım ve Reklam Faaliyetleri

Bakımından Reklam Kurulu Kararları

Reklam Kurulunun iletişim hizmetleri sektörüne yönelik son dönem kararları incelendiğinde; operatörler arasındaki rekabetin, özellikle taahhüt modelleri, indirimli tarifeler ve abonelik süreçleri üzerinden şekillendiği görülmektedir. Kurul, iletişim sektöründe dürüst rekabet ve "tüketicinin ekonomik davranışının korunması" kriterlerini merkeze almaktadır. Bu çerçevede Kurul; rakipleri doğrudan hedef almayan özgürlük vurgularını reklamın övme sınırları içinde kabul ederken; hizmet sunulmadan ücret tahsil edilmesi veya teknik aksaklıklar nedeniyle tüketicinin daha pahalı paketlere yönlendirilmesini "haksız ticari uygulama" olarak nitelendirmektedir. KURULUN YERLEŞİK YAKLAŞIMI Kurul kararlarında dikkat çeken ortak nokta, operatörlerin sunduğu avantajlı tekliflerin ulaşılabilirliği ve şeffaflığıdır. Teknik imkânsızlıkların arkasına sığınılarak tüketicinin mağdur edilmesi veya sözleşmesel yükümlülüklerin yerine getirilmemesi, Kurul tarafından ağır yaptırımlara tabi tutulmaktadır. Buna karşın, hizmet modellerinin (taahhütsüzlük gibi) pozitif bir farklılaşma stratejisiyle sunulması, dürüstlük kuralına aykırı görülmemektedir.

Taahhütsüz Hizmet Modeli ve Rekabet Sınırı

Reklam Kurulunun 2025/2316 sayılı kararında, sosyal medya üzerinden yayımlanan "18 Ay Taahhüt Çok Uzun Değil Mi?" ve "Özgürlüğü Seç!" ibareli tanıtımlar incelenmiştir. Şikayetçi tarafça rakipleri kötülediği iddia edilen bu reklamlar hakkında Kurul; tanıtımların belirli bir rakibi hedef almadığını, kullanılan dilin olumsuzlama içermeyip "taahhütsüz hizmetin avantajlarını" vurguladığını tespit etmiştir. "Özgürlük" vurgusunun dürüstlük kuralına aykırı olmadığı ve reklamın övme sınırları içinde kaldığı değerlendirilerek, tanıtımların mevzuata uygun olduğuna karar verilmiştir.

Kişiselleştirilmiş Teklifler ve Erişim Şeffaflığı

Kurul, mobil uygulamalar üzerinden sunulan tarifelerin şeffaflığını 2025/2484 ve 2025/2485 sayılı kararlarla ele almıştır. Şeffaf Erişim: Mobil uygulama üzerinden sunulan paketlerin, tüm kullanıcılar tarafından erişilebilir olduğu ve ekranın aşağı kaydırılmasıyla daha uygun tarifelere ulaşılabildiği tespit edilmiştir. Tarife Farklılığı: Görünüşte aynı GB ve dakikaya sahip tarifelerin (Uğurlu 15 GB ve Değerli 15) fiyat farkı içermesinin; ek faydalar (YouTube Premium vb.) ve taahhütsüz fiyat farklılıkları nedeniyle "aldatıcı olmadığı" sonucuna varılmıştır. Her iki kararda da yanlış bilgilendirme bulunmadığı gerekçesiyle yaptırım uygulanmamıştır.

Hizmet Kesintisi ve Fesih Süreçlerindeki Haksız Uygulamalar

Tarife şeffaflığı: Kurul, avantajlı teklifin gerçekten her kullanıcıya açık olup olmadığına bakıyor.

Kurulun en sert yaptırımı, hizmet sunmayıp tüketiciyi borçlandıran işletmelere yöneliktir. 2025/2733 sayılı kararında; taahhüt edilen internet hizmetinin sunulmadığı halde, fesih iradesi tüketiciden gelmiş gibi göstererek "modem ücreti" ve "kapatma bedeli" tahsil etmeye çalıştığı tespit edilmiştir. Cebir ve taciz yoluyla yapılan bu borçlandırma faaliyetleri, tüketicinin ekonomik davranışını bozan "saldırgan ticari uygulama" olarak kabul edilmiş ve 600.000 TL idari para cezası uygulanmıştır.

Teknik Aksaklıklar ve Yanıltıcı Yönlendirmeler

Reklam Kurulunun 2025/2738 sayılı kararında, "Cep Magnet Fırsat 100 GB" tarifesi incelenmiştir. Tüketicinin SMS yoluyla kayıt olma şartını yerine getirmesine rağmen, "sistemde teknik arıza" gerekçesiyle tarifeden yararlandırılmaması ve müşteri hizmetlerince daha pahalı paketlere yönlendirilmesi aldatıcı bulunmuştur. Kurul, tekil bir teknik aksaklık olsa dahi, bu durumun tüketici mağduriyetine yol açtığını ve dürüst rekabet ilkelerine aykırı olduğunu belirterek durdurma cezası vermiştir.

Dayanıklı Tüketim Malları ve Teknoloji Sektörüne İlişkin Tanıtım ve

Reklam Faaliyetleri Bakımından Reklam Kurulu Kararları

Reklam Kurulunun dayanıklı tüketim malları ve teknoloji sektörüne yönelik kararları incelendiğinde; özellikle e-ticaret platformları üzerinden sunulan "takas desteği" ve "hızlı teslimat" vaatlerinin denetim odağında olduğu görülmektedir. Kurul, tüketicinin satın alma kararında belirleyici olan bu tür yan fayda ve lojistik vaatlerin, fiili uygulama ile tam bir uyum içinde olması gerektiğini vurgulamaktadır. Bu çerçevede Kurul; sistemsel hataların taahhüt edilen nakdi desteklerin önüne geçemeyeceğini ve teslimat sürecine ilişkin kullanılan ifadelerin tüketicide yarattığı toplam algının esas alınacağını kabul etmektedir. KURULUN YERLEŞİK YAKLAŞIMI Kurul kararlarında öne çıkan temel ilke, reklamı yapılan kampanyaların operasyonel süreçlerle desteklenmesi zorunluluğudur. Özellikle "takas" gibi karmaşık süreçlerde veya lojistik vaatlerde yaşanan aksaklıklar, Kurul tarafından "gerçeği yansıtmayan ve yanıltıcı tanıtım" olarak nitelendirilmektedir. Kurul, bu alandaki değerlendirmelerinde tüketicinin oluşan haklı beklentisinin karşılanmamasını dürüst rekabet ilkelerine aykırı bulmaktadır.

Takas Desteği Vaadi ve Operasyonel Yükümlülükler

Reklam Kurulunun 2026/4 sayılı kararında, bir e-ticaret sitesi üzerinden sunulan “Eski telefonunu gönder, cihaz bedeli + 3.000 TL takas desteği” başlıklı kampanya incelenmiştir. Tüketicinin eski cihazını gönderip teklifi kabul etmesine rağmen, "sistemsel hata" gerekçesiyle takas desteğinin ödenmediği tespit edilmiştir. Kurul, söz konusu reklamın gerçeği yansıtmadığını, teknik aksaklıkların tüketicinin aldatılması sonucunu değiştirmeyeceğini belirterek durdurma cezası uygulanmasına karar vermiştir.

Teslimat Vaatleri ve Tüketici Nezdindeki Algı Yönetimi

Kurul, lojistik süreçlere ilişkin kullanılan ifadelerin tüketici üzerinde yarattığı "toplam beklentiyi" 2025/1253 sayılı dosya kapsamında değerlendirmiştir. Alışveriş platformu üzerinde bir beyaz eşya ürünü için kullanılan “Hızlı Teslimat: 1 Gün İçinde Kargoda” ifadesi inceleme konusu yapılmıştır. Kurul, bu tür ifadelerin tüketicide ürünün siparişten itibaren "çok kısa sürede fiilen teslim edileceği" yönünde bir algı ve beklenti oluşturduğuna dikkat çekmiştir. Ürünün kargoya verilme süresi ile fiili teslimat süresi arasındaki farkın tüketiciyi yanılttığı, "hızlı teslimat" vurgusunun tüm süreci kapsayan bir vaat gibi algılandığı tespit edilmiştir. Bu kapsamda, teslimatın fiilen uzun sürdüğü durumlarda bu tür ibarelerin kullanılmasının satın alma kararını etkileyen yanıltıcı bir unsur olduğu sonucuna varılarak durdurma yaptırımı uygulanmıştır.

Gıda, Takviye Edici Gıdalar ve Restorancılık Hizmetlerine İlişkin Tanıtım

En ağır yaptırımlar, takviye edici gıda ve sağlık beyanı içeren reklamlara uygulandı.

ve Ticari Uygulamalar Bakımından Reklam Kurulu Kararları

Reklam Kurulunun gıda, takviye edici gıda ve restorancılık sektörlerine yönelik denetim stratejisi; temel olarak halk sağlığının korunması, tüketicinin doğru bilgilendirilmesi ve dürüst rekabet ortamının tesisi ilkeleri üzerine kurgulanmaktadır. Kurul, bu sektörlerdeki incelemelerinde sadece reklam metnindeki ifadeleri değil, tanıtımın görsel ve dilsel unsurlarının bir bütün olarak ortalama tüketici nezdinde yarattığı "bütüncül algıyı" esas almaktadır.

Doğal” ve “Yapay renklendirici içermez” teriminin kullanım şartları

Reklam Kurulunun 2025/3752 numaralı kararında Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği Hakkında Kılavuz'da doğal teriminin kullanım esaslarının belirlenmiş olduğu, buna göre Kılavuzun 12 nci maddesinde, "“Doğal” terimi, tek bileşenden oluşan (katkı, aroma vb. dahil hiçbir ilave bileşen içermeyen) fiziksel, enzimatik veya mikrobiyolojik işlemler dışında herhangi bir işleme tabi tutulmamış, bitki, algler, mantar, hayvan, mikroorganizma veya mineral kaynaklı olan ve doğal yapısında önemli bir değişikliğe sebep olacak herhangi bir işlem uygulanmamış gıdaları tanımlamak için kullanılabilir" hususlarının yer aldığı, bu nedenle tanıtımlarda yer verilen "tamamen doğal" ifadesinin de mevzuata aykırı ve tüketicileri aldatıcı olduğu kanaatine varılmıştır. Nitekim, Kurul tarafından “yapay renklendirici içermez” ibaresinin kullanımı; Türk Gıda Kodeksi Gıda Etiketleme ve Tüketicileri Bilgilendirme Yönetmeliği Hakkında Kılavuz'un "Mevzuatta “yapay renklendirici” tanımı bulunmadığından “yapay renklendirici içermez” vb. ifadeler kullanılamaz." şeklindeki 12 nci maddesi gereği, ilgili mevzuatına uygun bir kullanım olmadığı sebebiyle hukuka aykırı kabul edilmiştir.

Gripno” ibaresinin tüketici nezdinde gribi önlemeye ilişkin bir gıda olduğu kanaati

uyandırması

Reklam Kurulunun 2025/3752 numaralı kararında “firmaya ait internet sitesinde de yer alan "Nazo Gripno" isimli toz içecek ürününe ait "Gripno" ürün adının, söz konusu ürünün grip hastalığını önleyeceği izlenimi uyandırması nedeniyle bahsi geçen mevzuat kapsamında aykırı ve tüketicileri yanıltıcı olduğu” tespit edilmiştir. Bu sebeple, özellikle bir hastalığı ifade eden ürün isimlerinin kullanımlarında dikkat edilmelidir.

İzinli sağlık beyanlarının görsel unsurlarla desteklenerek semptom veya korunma

çağrışımı yaratacak şekilde genişletilmesi

Reklam Kurulunun 2025/4230 numaralı Zarbee’s Wellness kararında; her ne kadar metin üzerinde mevzuata uygun fonksiyon beyanları kullanılsa da, reklam filmindeki "hapşıran karakter" ve anlatı bütünlüğünün tüketici nezdinde "hastalıktan korunma/tedavi" algısı yarattığı tespit edilmiştir. Bu durumun bilgilendirme sınırını aşarak sağlık beyanını genişletici bir etki doğurduğu değerlendirilmiş ve durdurma cezası verilmiştir.

Ürünlerin takviye edici gıda statüsünün ötesinde “ilaç benzeri” bir dille

konumlandırılması

Lojistik vaatler, lafzına göre değil, yarattığı genel beklentiye göre değerlendiriliyor.

Reklam Kurulunun 2025/4118 numaralı Gripe Water ve Cough Syrup kararında; özellikle bebek ürünlerinin tanıtımında "gaz sancısı ve sindirime çözüm sunma" gibi iddiaların, ürünü gıda statüsünden çıkarıp ilaç benzeri bir konuma yerleştirdiği tespit edilmiştir. İleri sürülen bu etkilerin bilimsel olarak ispata muhtaç olması ve yanıltıcılık riski taşıması nedeniyle mevzuata aykırı bulunmuştur.

Metafizik iddialar içeren tanıtımlar ve reklam mahiyetinin gizlenmesi (Örtülü Reklam)

Reklam Kurulunun 2025/3108 numaralı SedaHealing kararında; Şifalı Kahve” ve takviye edici gıdaların sosyal medya tanıtımlarında “boğaz çakrasına iyi gelme” ve “doğuma hazırlama” gibi iddiaların kullanılması, izinli sağlık beyanlarının sınırını aşan, hatta bilimsel doğrulanabilirliği tartışmalı metafizik/terapötik sonuç atıfları nedeniyle hukuka aykırılık bakımından değerlendirilmiştir. Ayrıca, tanıtımın reklam olduğu hususu açıkça belirtilmeksizin ürün/marka yönlendirmesi yapılması, tüketiciye sunulan içeriğin ticari mahiyetinin gizlenmesi sonucunu doğurduğundan “örtülü reklam” nitelendirmesi kapsamında ele alınmıştır. Bu iki eksenli aykırılık tespitiyle reklamın durdurulmasına hükmedilmiştir.

Diğer Mal ve Hizmetlere İlişkin Tanıtım ve Ticari Uygulamalar Bakımından Reklam Kurulu Kararları

Reklam Kurulunun geniş bir yelpazeye yayılan "Diğer Mal ve Hizmetler" başlığı altındaki kararları incelendiğinde; Kurulun sadece ürünün fiziksel özelliklerini değil, finansal vaatleri, kampanya birleştirme koşullarını, marka haklarını, lojistik vaatleri ve çevresel iddiaları da sıkı bir denetimden geçirdiği görülmektedir. Kurul, özellikle finansal risk içeren gayrimenkul projelerinden perakende sektöründeki "en ucuz" iddialarına kadar, tüketicinin ekonomik kararını etkileyen her türlü belirsizliği yaptırıma tabi tutmaktadır. KURULUN YERLEŞİK YAKLAŞIMI Kurul kararlarında öne çıkan temel ilke, "ispat külfeti" ve "açıklık" prensibidir. Finansal bir yatırımın risklerini gizleyen, rakiplerini kötüleyen veya teslimat sürelerine ilişkin yanıltıcı vaatlerde bulunan tanıtımlar dürüst rekabet ilkelerine aykırı bulunmaktadır. Kurul, ortalama tüketicinin bilgi eksikliğini istismar edebilecek genel geçer ifadeler yerine, somut ve doğrulanabilir verilerin ana kurguda yer almasını zorunlu kılmaktadır.

Finansal Risklerin Gizlenmesi ve Kesin Kazanç Vaadi

Reklam Kurulu’nun 2026/7 sayılı kararında, bir yapı firmasının "Güvenli Gelir, Karlı Yatırım" ve "İkinci Emeklilik" başlıklı reklamları incelenmiştir. Kurul, finansal piyasalardaki doğal risklerin göz ardı edilerek "kesin kazanç garantisi" algısı oluşturulmasını yanıltıcı bulmuştur. Getiri tablolarının resmi verilere dayanmasına rağmen, bu kazançların bir "taahhüt" içermediğine dair açıklayıcı bilgilere ana kurguda yer verilmemesi nedeniyle 863.580-TL idari para cezası uygulanmıştır.

Kampanya Birleştirme Vaatleri ve Uygulama Kısıtları

Otomotiv sektörüne yönelik 2025/3927 sayılı kararda, bir otomobil markası modeline özel indirim reklamlarında "ek kampanyalarla birleştirilebilir" ifadesine yer verilmesine rağmen, uygulama aşamasında internet sitesindeki 75.000-TL'lik indirim fırsatının bu kapsam dışında tutulması aldatıcı bulunmuştur. Kurul, kampanya metninde yaratılan beklentinin uygulama ile kısıtlanmasını tüketicinin doğru bilgi alma hakkına aykırı bulmuştur.

Marka Haklarının İhlali ve Aldatıcı Yönlendirme

2025/1878 sayılı kararda, bir seyahat acentesinin Google aramalarında rakip firma olan "Obilet" markasını anahtar kelime olarak kullanarak tüketicileri kendi sitesine yönlendirdiği tespit edilmiştir. Rakip markanın güveninden faydalanılarak yapılan bu yönlendirme ve TÜRSAB üyeliğine dair doğrulanmayan beyanlar nedeniyle 863.580-TL idari para cezası verilmiştir.

Takviye edici gıdalarda Kurul; metni, görseli ve anlatıyı birlikte, bütüncül algı üzerinden değerlendiriyor.

Kötüleyici Reklam ve Rakip Hedefleme

Reklam Kurulu’nun 2025/3844 sayılı kararında, bir ilan platformunun reklamlarında sarı-siyah renklerle emlakçıları "mahkûm" gibi göstermesi ve "Sahiden" kelimesi üzerinden rakip platformu kötülemesi incelenmiştir. Kurul, somut belgeye dayanmayan "soygun bu" gibi ifadelerin dürüstlük kuralına aykırı ve kötüleyici olduğuna karar vermiştir.

Hep Ucuz" İddialarının Kanıtlanamaması

Market zincirlerinde yürütülen incelemeler sonucunda; "Hep Ucuz", "İyisi Ucuza" gibi genel iddiaların temel tüketim maddeleri üzerinden yapılan araştırmalarda kanıtlanamadığı tespit edilmiştir. Kurul, "Hep" kelimesinin yarattığı "her zaman ve her üründe" algısının verilerle desteklenmemesini yanıltıcı bulmuştur.

İndirim Oranlarındaki Karmaşa ve Uygulanmayan Kampanyalar

Perakende sektöründe, indirimli satışlarda süresi dolan afişlerin kaldırılmaması veya "%80 + %20" gibi anlam karışıklığına yol açan matematiksel ifadelerin kullanılması yaptırıma tabi olup, özellikle kampanya dönemindeki fiyatın indirim öncesi fiyatla aynı olduğunun tespiti, aldatıcı reklam olarak nitelendirilmiştir.( 2025/1310 numaralı dosya) Çevresel Beyanlar (Greenwashing) ve İspat Külfeti

2025/3182 sayılı kararında, su arıtma cihazı tanıtımındaki "sürdürülebilir", "çevreye duyarlı" gibi genel kavramların bilimsel veri olmaksızın kullanılması incelenmiştir. Kurul, karşılaştırmalı çevre beyanlarının akredite veya akademik kuruluşlarca hazırlanmış bilimsel çalışmalarla ispatlanmasını şart koşmuştur.

Örtülü Reklamlar

Kurulun 2025/2562 sayılı kararında, “muhtelif işletmelerin görselleri ile birlikte hizmetlerine yer verildiği, bu işletmelere ait ünvan, adres gibi ayırt edici unsurların bulunduğu, dolayısıyla bu işletmelere yönlendirme yapılmak suretiyle örtülü reklamlarının yapıldığı, bu paylaşımlar aracılığıyla tüketicilerin bilgi eksikliklerinin istismar edildiği ve bu doğrultuda söz konusu tanıtımların tüketicileri aldatıcı ve yanıltıcı nitelik taşıdığı” kanaatine varılmıştır. Bu kapsamda Kurul örtülü reklam incelemesini çok sıkı bir şekilde gerçekleştirmektedir.

Genel Değerlendirme ve Sonuç

Reklam Kurulu’nun 365 sayılı toplantısında alınan kararlar, 2026 yılı itibarıyla denetim stratejisinin "şeffaflık” ve “tüketici algısının korunması” üzerine kurulduğunu bir kez daha gözler önüne sermektedir: Kurul, tanıtımların sadece "bilgilendirme" amacı taşıdığı savunmasına itibar etmemekte; içeriğin, görsellerin ve sunum biçiminin tüketicinin zihninde yarattığı "ticari teşvik" etkisini esas almaktadır. Özellikle sağlık sektöründeki en küçük yönlendirmeler ile takviye edici gıdalardaki "semptom/korunma" çağrışımı yaratan görsel anlatılar yaptırımlara tabi tutulmaktadır. En uygun fiyat”, “Hep Ucuz” veya “Hızlı Teslimat” gibi vaatlerin doğruluğu, reklamın yayımlandığı an itibarıyla bilimsel ve somut belgelerle kanıtlanabilir olmalıdır. Sistemsel hataların veya teknik aksaklıkların, vaat edilen avantajların (takas desteği, indirimli tarife vb.) sunulmamasına gerekçe gösterilmesi Kurul tarafından “aldatıcı ticari uygulama” olarak kabul edilmektedir. Netice itibarıyla; reklam ve tanıtım faaliyetlerinde mevzuatın sadece lafzıyla yetinilmemeli, Kurul’un yerleşik “dar yorum” pratiği dikkate alınmalıdır.

Hazırlayanlar