Modern iş dünyasının ihtiyaçlarına göre şekillendirilmiş stratejik hukuki hizmetler; fikri mülkiyet, medya, teknoloji, şirketler hukuku ve mevzuat uyum süreçlerinde danışmanlık ve avukatlık hizmetleri sunan uzman çalışma gruplarımız aracılığıyla, İstanbul'dan dünyanın dört bir yanındaki müvekkillerimize ulaştırılmaktadır.
SıralamalardaIP STARS·WTR 1000·THE LEGAL 500·MEDIA LAW INTERNATIONAL
Kaydır
0Yıllık Toplam Mesleki Tecrübe
0Çalışma Alanları
0Hukuk Profesyoneli
0Uluslararası Sıralama
01
Biz Kimiz
İnşa Ettiğiniz Değerleri Korumak İçin Etkili ve Verimli Hukuki Stratejiler.
Devin Law & IP, ekibinin, danışmanlarının ve beraber çalıştığı iş ortaklarının 15 yılı aşkın mesleki tecrübesini bir araya getiren bir hukuk bürosudur. Şeffaflık, dürüstlük ve ortak değerleri merkeze alan firmamız, kendi alanında uzmanlaşmış ekipler aracılığıyla sürdürülebilir hukuki çözümler sunmaktadır.
Sektörel tecrübeye sahip özel ekiplerimizle yerli ve yabancı geniş bir müvekkil ağına hizmet vermekteyiz. Uzun vadeli müvekkil ilişkileri, vizyon çeşitliliği, sürekli eğitim ve mesleki gelişim en temel kurumsal değerlerimizi oluşturur.
Profesyonellik, şeffaflık ve uzun vadeli değer yaratma vizyonuyla hareket eden büromuz; sektörel tecrübesini stratejik hukuki öngörüsüyle harmanlayarak kurumlar ve bireyler için net, uygulanabilir ve sonuç odaklı çözümler üretir.
İstanbul merkez ofisi ile faaliyet gösteren firmamız, marka ve patent vekilliği şirketi aracılığıyla da dünyanın farklı bölgelerinde portföy yönetimi gerçekleştirmekte; yerli ve yabancı hak sahipleri adına TÜRKPATENT, EUIPO, WIPO ve yabancı ofisler nezdindeki başvuru, itiraz, yenileme ve hak koruma süreçlerini titizlikle yürütmektedir.
Bir yanda hukuki danışmanlık ve dava takibi, diğer yanda marka ve patent vekilliği olarak konumlanan bu ikili yapı, büromuzun mahkeme salonlarındaki gücünü disiplinli bir portföy yönetimiyle birleştirmesini sağlar. Böylece her dosya, doğrudan o alanda uzmanlaşmış bir ekip tarafından ele alınır.
02
Neden Devin Law & IP?
Hukuki Uzmanlık
Farklı sektörlerde derinlemesine bilgi sahibi olan profesyonellerimiz, müvekkillere stratejik ve uygulanabilir öngörüler sunar. Her dosya, ilgili sektörde fiili tecrübeye sahip bir ekip tarafından yürütülür; böylece sunduğumuz hukuki tavsiyeler salt teorik bilgileri değil, iş dünyasının sahadaki gerçeklerini yansıtır.
Müvekkil Odaklı Yaklaşım
Müvekkillerimizle yakın iş birliği içinde çalışarak, onların spesifik hedeflerine uygun kişiselleştirilmiş çözümler üretiyoruz. Hukuki stratejiyi şekillendirmeden önce her müvekkilin iş modelini, risk alma durumunu ve önceliklerini tam anlamıyla kavramak için zaman ayırıyoruz.
Yenilikçi Çözümler
Yaratıcı ve sürdürülebilir yaklaşımlar geliştirmek için modern hukuk teknolojilerinden yararlanıyoruz. Portföy otomasyonundan yapılandırılmış marka izleme servislerine kadar, daha hızlı ve tutarlı sonuçlar elde etmek için teknolojiyi süreçlerimize aktif olarak entegre ediyoruz.
Sürdürülebilirliğe Bağlılık
Müvekkillerimizi, hem ticari operasyonlarına hem de topluma fayda sağlayan etik uygulamaları benimsemeleri konusunda destekliyoruz. Uzun ömürlü, hukuken savunulabilir ve gelişen uluslararası düzenlemelerle uyumlu bir şirket kültürü inşa etmelerine yardımcı oluyoruz.
Stratejik Perspektif
Sürdürülebilir büyüme amacıyla hukuki çözümleri ticari hedeflerle tam uyumlu hâle getiriyoruz. Sunduğumuz hukuki danışmanlığı daima ticari bir karar çerçevesinde; net seçenekler, gerçekçi maliyetler ve ölçülebilir sonuçlarla birlikte aktarıyoruz.
03
İşletmenize Göre Şekillenen Hukuki Hizmetler
01
Sınai Mülkiyet Hukuku
Markalar, patentler, faydalı modeller ve endüstriyel tasarımlar; TÜRKPATENT, EUIPO ve WIPO nezdinde danışmanlık, tescil süreçleri ve dava takibi.
İncele →
02
Fikrî Mülkiyet ve Telif Hakkı Hukuku
5846 sayılı FSEK kapsamında telif, yazılım ve bağlantılı haklar; hak sahipliği mimarisinin kurulmasından korsanla mücadele operasyonlarına kadar tam kapsamlı koruma.
İncele →
03
Medya, Eğlence ve Reklam
Yaratıcılığın hukuki düzenlemelerle buluştuğu nokta; reklam denetimi, yayıncılık (RTÜK) uyum süreçleri, yapım ve yetenek sözleşmeleri.
İncele →
04
Kişisel Verilerin Korunması, Mahremiyet ve Siber Güvenlik
KVKK ve GDPR kapsamında savunulabilir veri yönetişimi; veri haritalama, sınır ötesi aktarımlar, ihlal yönetimi ve Kurul nezdinde savunma süreçleri.
İncele →
05
Bilişim ve Teknoloji Hukuku
Yazılım, SaaS ve bulut sözleşmeleri, oyun ve e-spor, startup yatırım turları, e-ticaret ve fintek düzenlemeleri ile yapay zekânın hukuki mimarisi.
İncele →
06
Şirketler Hukuku ve Ticari Danışmanlık
Şirketlerin tüm departmanlarına yönelik sürekli hukuki danışmanlık, ticari sözleşmeler, genel kurullar, yönetim kurulu kararları, sermaye yapılandırmaları ve ortaklar arası uyuşmazlıklar.
İncele →
07
Uyuşmazlık Çözümü ve Dava
Ticari ve sözleşmesel davalar, alacak tahsili ve icra, iş hukuku savunmaları, beyaz yaka suçları, ortaklar arası uyuşmazlıklar, kira davaları, arabuluculuk ve tahkim.
İncele →
08
Deniz Hukuku, Yat ve Tersane Hukuku
Süperyat yeni inşa ve bakım projeleri, tersane operasyonları, yat tasarımı ve fikri mülkiyet, alım-satım işlemleri, bayrak tescili, gemi adamı süreçleri, gemi tutuklamaları ve deniz kazaları.
İncele →
"From the first spark of creativity to the global protection of your brand."
Avukatlık Hizmetleri · Marka Patent Vekilliği Hizmetleri
04
Ödüller ve Sıralamalar
Beş Kategori · 2026IP STARS — Managing IP
Türkiye'de beş çalışma kategorisinde sıralamaya girdi; Uğurcan Tekin ve İnci Özçilsal "Rising Star" olarak gösterildi.
Tavsiye Edilen · 2026WTR 1000
Uğurcan Tekin, marka koruma ve uluslararası fikri mülkiyet stratejileri alanında bireysel olarak listelendi.
Sıralamada · EMEA 2026The Legal 500 EMEA
Uğurcan Tekin — Fikri Mülkiyet ile Medya & Eğlence alanlarında "Next Generation Partner".
Tier 2 · 2026Media Law International
Uğurcan Tekin — Türkiye'de tavsiye edilen ilk 10 medya hukuku avukatı arasında.
Aynı rehberlerin 2025 sayılarında da sıralamaya girdik — The Legal 500 EMEA, Media Law International, IP STARS ve WTR 1000.
05
Ekibimiz
Uğurcan Tekin, LL.MOrtak / Avukat — Marka Vekili
Alican Tekin, LL.MOrtak — Marka Vekili
Kadir Karasu, MBAOrtak
Tevrat TekinKıdemli Danışman / Avukat
İnci ÖzçilsalAvukat
Beyza ErdemirAvukat
Şevval Ezgi DemirAvukat
Mehmet Kerem KüçükMarka ve Patent Uzmanı
Berkay KizenFinans Uzmanı
Aleyna KalburcuStajyer Avukat
Sıla UçarStajyer Avukat
Uğurcan Tekin, LL.MOrtak / Avukat — Marka Vekili
Alican Tekin, LL.MOrtak — Marka Vekili
Kadir Karasu, MBAOrtak
Tevrat TekinKıdemli Danışman / Avukat
İnci ÖzçilsalAvukat
Beyza ErdemirAvukat
Şevval Ezgi DemirAvukat
Mehmet Kerem KüçükMarka ve Patent Uzmanı
Berkay KizenFinans Uzmanı
Aleyna KalburcuStajyer Avukat
Sıla UçarStajyer Avukat
06
Yayınlar
Veri Koruma
İş Yerlerinde Güvenlik Kamerası Sistemleri: Kurum'un 8 Haziran 2026 Tarihli Kamuoyu Duyurusu
18 June 2026 — Read →
Veri Koruma
Anayasa Mahkemesi'nin Viennalife Kararı: Alenileştirilmiş Kişisel Veriler ve Amaçla Bağlılık
16 June 2026 — Read →
Mevzuat
Türkiye'nin İlk İklim Kanunu TBMM'de Kabul Edildi
14 June 2026 — Read →
Veri Koruma
Üçüncü Kişilerle Veri Paylaşımı ve Borç Ödeme Süreçlerinde Uyulması Gereken Esaslar
31 March 2026 — Read →
Şirketler
İki Ortaklı Limited Şirketlerde Ortaklıktan Çıkarma: Anayasa Mahkemesi Kararı Sonrası Durum
26 March 2026 — Read →
Veri Koruma
7545 Sayılı Siber Güvenlik Kanunu: Merkezî Yönetişim, Denetim ve Yaptırım Rejimi
24 March 2026 — Read →
Veri Koruma
İş Yerlerinde Üretken Yapay Zekâ Kullanımı: Riskler, Sorumluluklar ve Uyum Stratejileri
19 March 2026 — Read →
Medya ve Reklam
Reklam Kurulu Kararları — 365. Toplantı: Sektörel ve Tematik Değerlendirme
12 March 2026 — Read →
Marka
Marka Tescil Başvurularında Emtia Sınıflandırmasına İlişkin Yeni Düzenlemeler
26 February 2026 — Read →
Mevzuat
Yiyecek–İçecek Hizmetlerinde Tüketiciden Talep Edilebilecek Bedellere İlişkin Değişiklik
16 February 2026 — Read →
Veri Koruma
İş Yerlerinde Güvenlik Kamerası Sistemleri: Kurum'un 8 Haziran 2026 Tarihli Kamuoyu Duyurusu
18 June 2026 — Read →
Veri Koruma
Anayasa Mahkemesi'nin Viennalife Kararı: Alenileştirilmiş Kişisel Veriler ve Amaçla Bağlılık
16 June 2026 — Read →
Mevzuat
Türkiye'nin İlk İklim Kanunu TBMM'de Kabul Edildi
14 June 2026 — Read →
Veri Koruma
Üçüncü Kişilerle Veri Paylaşımı ve Borç Ödeme Süreçlerinde Uyulması Gereken Esaslar
31 March 2026 — Read →
Şirketler
İki Ortaklı Limited Şirketlerde Ortaklıktan Çıkarma: Anayasa Mahkemesi Kararı Sonrası Durum
26 March 2026 — Read →
Veri Koruma
7545 Sayılı Siber Güvenlik Kanunu: Merkezî Yönetişim, Denetim ve Yaptırım Rejimi
24 March 2026 — Read →
Veri Koruma
İş Yerlerinde Üretken Yapay Zekâ Kullanımı: Riskler, Sorumluluklar ve Uyum Stratejileri
19 March 2026 — Read →
Medya ve Reklam
Reklam Kurulu Kararları — 365. Toplantı: Sektörel ve Tematik Değerlendirme
12 March 2026 — Read →
Marka
Marka Tescil Başvurularında Emtia Sınıflandırmasına İlişkin Yeni Düzenlemeler
26 February 2026 — Read →
Mevzuat
Yiyecek–İçecek Hizmetlerinde Tüketiciden Talep Edilebilecek Bedellere İlişkin Değişiklik
16 February 2026 — Read →
Devin Law & IP · Çalışma Alanları
Hizmetlerimiz
Sektörü bilerek hukuk yapıyoruz. Şirketlere ve bireylere; anlaşılır, uygulanabilir ve sonuç getiren çözümler sunuyoruz. Sekiz çalışma grubumuz fikri mülkiyet, medya ve reklam, kişisel verilerin korunması, teknoloji, şirketler hukuku, uyuşmazlıklar ve deniz ticareti alanlarını kapsıyor; çok uluslu şirketlerden yeni kurulmuş girişimlere kadar her ölçekten müvekkille çalışıyoruz.
01Sınai Mülkiyet HukukuMarka, patent, faydalı model ve endüstriyel tasarımlar; TÜRKPATENT, EUIPO ve WIPO nezdinde danışmanlık, tescil ve dava süreçleri.
02Fikrî Mülkiyet ve Telif Hakkı Hukuku5846 sayılı FSEK kapsamında telif, yazılım ve bağlantılı haklar; hak sahipliğinin kurgulanmasından korsanla mücadeleye kadar tam kapsamlı koruma.
03Medya, Eğlence ve Reklam HukukuYaratıcılığın hukuki düzenlemelerle buluştuğu nokta; reklam denetimi, yayıncılık uyum süreçleri, yapım ve yetenek sözleşmeleri.
04Kişisel Verilerin Korunması, Mahremiyet ve Siber GüvenlikKVKK ve GDPR kapsamında savunulabilir veri yönetişimi; veri haritalama, sınır ötesi aktarım, ihlal yönetimi ve Kurum nezdinde savunma.
05Bilişim ve Teknoloji HukukuYazılım, SaaS ve bulut sözleşmeleri, oyun ve e-spor, startup yatırım turları, e-ticaret ve fintek düzenlemeleri ile yapay zekânın hukuki mimarisi.
06Şirketler Hukuku ve Ticari DanışmanlıkModern şirketler için sürekli dış hukuk danışmanlığı; sözleşmeler, kurumsal yönetim ve kesintisiz mevzuat uyumu.
07Uyuşmazlık Çözümü ve DavaTicari, idari ve icra süreçlerinde stratejik dava planlaması ve disiplinli usul yönetimi.
08Deniz Hukuku, Yat ve Tersane HukukuGemi finansmanı, çarter sözleşmeleri, yük hasarı talepleri ve deniz sigortası uyuşmazlıkları; deniz ticareti operasyonlarının tüm aşamalarında danışmanlık.
Devin Law & IP
Ekibimiz
Her dosyayı, o alanda çalışan ekip yürütür. Ortaklar, avukatlar, uzmanlar ve stajyerler çalışma grupları arasında birlikte çalışır; uzun yıllara dayanan mahkeme tecrübesi modern portföy yönetimiyle bir araya gelir.
Ortaklar ve Danışmanlar
Uğurcan Tekin, LL.MOrtak / Avukat — Marka Vekili
Fikrî ve sınai haklar, medya hukuku, bilişim hukuku ve kişisel verilerin korunması (KVKK). Legal 500 EMEA 2026 — Next Generation Partner; WTR 1000 2026'da bireysel olarak; IP STARS ve Media Law International'ın hem 2026 hem 2025 sıralamalarında yer aldı. Multimedya şirketlerini ve küresel markaları yüksek değerli fikrî hak ve medya davalarında temsil ediyor.
Profile →
Alican Tekin, LL.MOrtak — Marka Vekili
Fikrî Haklar Departmanı Eş Başkanı — uluslararası marka portföyü yönetimi ve sınır ötesi projeler. Kayıtlı marka vekili olarak yerli ve yabancı müvekkillere marka, endüstriyel tasarım ve telif hakkı alanlarında danışmanlık veriyor.
Profile →
Kadir Karasu, MBAOrtak
Fikrî haklar, birleşme ve devralmalar ile proje finansmanı. Birden çok hukuk düzenini ilgilendiren karmaşık dosyalarda, geniş ölçekli fikrî hak portföylerinde ve ileri finansman yapılarında üst düzey danışmanlık.
Profile →
Tevrat TekinKıdemli Danışman / Avukat
Kırk yılı aşkın dava deneyimi — iş hukuku, kira hukuku, icra ve iflas ile sözleşmeden doğan talepler; Türk yargısının her derecesinde temsil.
Profile →
Avukatlar ve Uzmanlar
İnci ÖzçilsalAvukat
Şirketler hukuku, sözleşmeler, KVKK/GDPR uyumu ve fikrî haklar. Legal 500 EMEA 2026 — Key Lawyer; IP STARS 2026 — Rising Star. Uyum projelerinde, veri envanteri çalışmalarında ve marka tescil süreçlerinde aktif.
Profile →
Beyza ErdemirAvukat
Fikrî hak portföyü yönetimi, lisans, endüstriyel tasarım ve patent; KVKK uyumu ve medya hukuku. Legal 500 EMEA 2026 — Key Lawyer. Yerli ve yabancı müvekkillere danışmanlık veriyor, hak koruma stratejilerinde aktif rol alıyor.
Profile →
Şevval Ezgi DemirAvukat
Deniz ticareti hukuku — gemi finansmanı, çarter sözleşmeleri, yük hasarı talepleri ve P&I / H&M sigorta uyuşmazlıkları. Ayrıca Türk ve yabancı hukuk sistemleri kapsamında şirket kuruluşu ve ticari sözleşmeler konularında danışmanlık veriyor.
Profile →
Mehmet Kerem KüçükMarka ve Patent Uzmanı
Elektrik-elektronik mühendisliği altyapısı — patent hazırlama, izleme ve değerlendirme. Teknik bilgisini marka ve patent süreçlerindeki hukuki işleyişle birleştiriyor.
Profile →
Berkay KizenFinans Uzmanı
Büronun tüm operasyonlarında bütçe planlaması, finansal analiz ve raporlama — mali yönetime analitik ve süreç odaklı bir disiplin katıyor.
Profile →
Stajyerler ve İdari Kadro
Aleyna KalburcuStajyer Avukat
Marka işlemleri, KVKK uyum desteği ve genel dava takibi. İstanbul Ticaret Üniversitesi'nde tam burslu hukuk öğrenimi görüyor.
Profile →
Sıla UçarStajyer Avukat
Marka başvuruları, itiraz süreçleri ve veri koruma uyum projeleri. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu; tescil, itiraz ve savunma stratejilerine destek veriyor.
Profile →
Devin Law & IP — İstanbul
Hakkımızda
Şeffaflık, dürüstlük ve ortak değerler üzerine kurulu bir hukuk bürosu. Avukatlık hizmetleri ile marka ve patent vekilliğini tek çatı altında yürütüyoruz.
Biz Kimiz
Şeffaflık, dürüstlük ve ortak değerler üzerine kurulu bir meslek kültürü.
Kurucularımızın ve çözüm ortaklarımızın 15 yılı aşkın tecrübesiyle; şeffaflık, dürüstlük ve ortak değerler üzerine kurulu bir meslek kültürü oluşturduk. Kalıcı hukuki çözümler üretmeye, her alanda o işi bilen ekipler kurmaya ve müvekkillerimize farklı ülkelerde aynı standartla destek olmaya odaklanıyoruz.
Dünyanın farklı ülkelerinden geniş bir müvekkil kitlesine hizmet veriyoruz. Her çalışma grubunun başında o alanda uzmanlaşmış deneyimli bir avukat var; bu yapı karmaşık dosyalarda hem dosyaya özel bir strateji kurmamızı hem de hizmetin hızını ve tutarlılığını korumamızı sağlıyor.
Uzun vadeli müvekkil ilişkilerine önem veriyoruz; bunun arkasında nitelikli ve birlikte çalışmayı bilen bir ekip var. Hukuki yetkinliğin yanında vizyon çeşitliliğini, sürekli eğitimi ve mesleki farkındalığı da önceliğimiz sayıyoruz. Bunlar hem büronun büyümesinin hem de sorumlu avukatlığın şartı.
Tecrübe, uzmanlaşma ve müvekkil odaklı çalışma biçimini bir araya getirerek; sürekli değişen hukuk ortamında şirketlerin ve bireylerin yanında duran güvenilir bir hukuk ortağı olmayı hedefliyoruz. İstanbul'daki merkez ofisimizin yanı sıra vekillik şirketimiz aracılığıyla farklı ülkelerde marka ve patent portföyleri yönetiyor; TÜRKPATENT, EUIPO ve WIPO nezdindeki başvuru, itiraz, yenileme ve hak koruma işlemlerini yürütüyoruz.
Değerlerimiz
Neden Devin Law & IP?
Hukuki Uzmanlık
Ekibimizin farklı sektörlerde biriktirdiği bilgi ve tecrübe, rekabetin yoğun olduğu alanlarda müvekkillerimize yön veren stratejik tavsiyeler üretmemizi sağlıyor.
Müvekkil Odaklı Yaklaşım
Her müvekkilin ihtiyacı ve hedefi farklıdır. Çözümü de o hedefe ve karşılaştığı soruna göre kurarız.
Yenilikçi Çözümler
Yeniliğe açığız; yaratıcı çözümler için modern hukuk teknolojilerini kullanırız. Sektördeki gelişmeleri önceden görmek, müvekkillerimizin fırsatları değerlendirmesini ve sorunları erken çözmesini sağlar.
Sürdürülebilirliğe Bağlılık
Müvekkillerimizin hem kendi işine hem de çevresine fayda sağlayan, sürdürülebilir bir hukuki düzen kurmasına yardımcı oluruz.
Stratejik Perspektif
Hukuki meselelere stratejik bakarız. Çözümü ticari hedefle uyumlu kurmak, hem sağlıklı büyümeyi hem de doğru kararı mümkün kılar.
"Smart approaches to legal solutions with exceptional service."
Avukatlık Hizmetleri · Marka Patent Vekilliği Hizmetleri
Devin Law & IP — Yayınlar
Yayınlar
Ekibimizin fikri mülkiyet, medya, kişisel verilerin korunması ve mevzuat gelişmeleri üzerine yazıları. Türk ve uluslararası hukuku şekillendiren kararları, düzenlemeleri ve piyasa uygulamalarını pratik yönüyle ele alıyoruz.
Veri Koruma · 18 Haziran 2026
İş Yerlerinde Güvenlik Kamerası Sistemleri: Kurum'un 8 Haziran 2026 Tarihli Kamuoyu Duyurusu
Kişisel Verileri Koruma Kurumu (“Kurum”), 08.06.2026 tarihinde yayımladığı “İş Yerlerinde Güvenlik Kamerası Sistemi Kullanımında Dikkat Edilecek Hususlara Dair Kamuoyu Duyurusu” (“Duyuru”) ile iş yerlerinde güvenlik kamerası sistemleri aracılığıyla gerçekleştirilen kişisel veri işleme faaliyetlerine ilişkin güncel yaklaşımını ka
Uğurcan Tekin · İnci Özçilsal · Beyza ErdemirDevin Law & IP
Yazıyı Oku →
Veri Koruma · 16 Haziran 2026
Anayasa Mahkemesi'nin Viennalife Kararı: Alenileştirilmiş Kişisel Veriler ve Amaçla Bağlılık
Kişisel verilerin korunması hukukunda en fazla tartışma yaratan veri işleme şartlarından biri, ilgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilen kişisel verilerin hangi kapsamda ve hangi amaçlarla işlenebileceği meselesidir.
Uğurcan Tekin · İnci ÖzçilsalDevin Law & IP
Yazıyı Oku →
Mevzuat · 14 Haziran 2026
Türkiye'nin İlk İklim Kanunu TBMM'de Kabul Edildi
Türkiye ilk İklim Kanunu'nu yürürlüğe koydu. Düzenleme; İklim Değişikliği Başkanlığı'nı merkezî koordinasyon organı olarak kuruyor, belediyelere yerel iklim eylem planı yükümlülüğü getiriyor ve Emisyon Ticaret Sistemi ile Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizmasını hukuki çerçeveye alıyor.
Uğurcan Tekin · İnci ÖzçilsalDevin Law & IP
Yazıyı Oku →
Veri Koruma · 31 Mart 2026
Üçüncü Kişilerle Veri Paylaşımı ve Borç Ödeme Süreçlerinde Uyulması Gereken Esaslar
Kişisel verilerin korunması hukuku, bireyin kendisine ait veriler üzerinde kontrol sahibi olmasını ve bilgi edinme hakkı kapsamında kendi geleceğini tayin edebilmesini güvence altına almaktadır.
Uğurcan Tekin · İnci ÖzçilsalDevin Law & IP
Yazıyı Oku →
Şirketler · 26 Mart 2026
İki Ortaklı Limited Şirketlerde Ortaklıktan Çıkarma: Anayasa Mahkemesi Kararı Sonrası Durum
Limited şirketler, Türk ticaret hayatında yaygın olarak tercih edilen ve çoğunlukla az sayıda ortakla kurulan yapıları itibarıyla, ortaklar arası güven ilişkisine dayanan şirket tipleridir.
Uğurcan Tekin · İnci Özçilsal · Beyza ErdemirDevin Law & IP
Yazıyı Oku →
Veri Koruma · 24 Mart 2026
7545 Sayılı Siber Güvenlik Kanunu: Merkezî Yönetişim, Denetim ve Yaptırım Rejimi
Son yıllarda artan siber tehditler, siber güvenliği ulusal güvenlik stratejilerinin merkezine taşımış; devletler bakımından “teknik uyum” başlığını aşarak kurumsal yönetişim, hizmet sürekliliği, kamu düzeni ve yaptırım riski boyutlarıyla ele alınan bir alana dönüşmüştür.
Uğurcan Tekin · İnci ÖzçilsalDevin Law & IP
Yazıyı Oku →
Veri Koruma · 19 Mart 2026
İş Yerlerinde Üretken Yapay Zekâ Kullanımı: Riskler, Sorumluluklar ve Uyum Stratejileri
Üretken Yapay Zekâ (ÜYZ) teknolojilerinin iş süreçlerine entegrasyonu son dönemde önemli ölçüde hız kazanmış; çalışanların günlük iş akışlarında bu araçlardan yararlanma eğilimi belirgin şekilde artmıştır.
Uğurcan Tekin · İnci Özçilsal · Beyza ErdemirDevin Law & IP
Yazıyı Oku →
Medya ve Reklam · 12 Mart 2026
Reklam Kurulu Kararları — 365. Toplantı: Sektörel ve Tematik Değerlendirme
İşbu bilgi notu, T.C.
Uğurcan Tekin · İnci Özçilsal · Beyza ErdemirDevin Law & IP
Yazıyı Oku →
Marka · 26 Şubat 2026
Marka Tescil Başvurularında Emtia Sınıflandırmasına İlişkin Yeni Düzenlemeler
MARKA TESCİL BAŞVURULARINDA EMTİA SINIFLANDIRMASINA İLİŞKİN YENİ DÜZENLEMELER (26.02.2026 tarihli Resmî Gazete) I.
Uğurcan Tekin · Alican Tekin · Mehmet Kerem KüçükDevin Law & IP
Yazıyı Oku →
Mevzuat · 16 Şubat 2026
Yiyecek–İçecek Hizmetlerinde Tüketiciden Talep Edilebilecek Bedellere İlişkin Değişiklik
YİYECEK–İÇECEK HİZMETLERİNDE TÜKETİCİDEN TALEP EDİLEBİLECEK BEDELLERE İLİŞKİN MEVZUAT DEĞİŞİKLİĞİ (30.01.2026 tarihli Resmî Gazete – Fiyat Etiketi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik) I.
Uğurcan Tekin · Beyza Erdemir · Sıla UçarDevin Law & IP
Yazıyı Oku →
Marka · 14 Şubat 2026
SMK 6/3 Hükmünün Pratikteki Uygulamasına Dair Görüşler ve Eleştiriler
Marka hakkı, kural olarak, bir işaretin Türk Patent ve Marka Kurumu (“TÜRKPATENT”) nezdinde tescili ile doğar ve koruma bu tescil işlemiyle birlikte hüküm ifade eder. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (“SMK”), marka başvurularına ilişkin nispi ret nedenlerini 6. maddede dokuz bent halinde düzenlemiştir.
Uğurcan Tekin · Alican Tekin · İnci ÖzçilsalDevin Law & IP
Yazıyı Oku →
Veri Koruma · 14 Şubat 2026
Kişisel Verileri Koruma Kurumu'nun Re'sen ve Yerinde İnceleme Yetkisi
Kişisel Verileri Koruma Kurumu (“Kurum”), 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun (“Kanun” veya “KVKK”) öngördüğü üzere, Kişisel Verileri Koruma Kurumu’nun karar organı olup, kişisel verilerin korunmasına yönelik denetim ve düzenleme faaliyetlerini yürütmekle yetkili ve görevli mercidir.
Uğurcan Tekin · İnci ÖzçilsalDevin Law & IP
Yazıyı Oku →
Telif Hakkı · 14 Şubat 2026
Tescilsiz Telif Haklarının Marka Başvurularına Karşı Korunması
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (“SMK”) 6/6 maddesi kapsamında, tescil başvurusu yapılan bir markanın başkasına ait telif hakkını veya herhangi bir fikrî mülkiyet hakkını içermesi hâlinde, hak sahibinin itirazı üzerine başvurunun reddedileceğini düzenlenmektedir.
Uğurcan Tekin · Alican Tekin · Beyza ErdemirDevin Law & IP
Yazıyı Oku →
E-Ticaret ve Fikri Mülkiyet · 14 Şubat 2026
E-Ticaret Platformlarında Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakkı İhlalleri
Dijitalleşmenin son yıllarda kazandığı hız ile birlikte, kullanıcılar ve işletmeler çevrimiçi platformlar aracılığıyla ticari faaliyetlerini tanıtma ve yürütme imkan ve ihtimallerini arttırmışlardır. Ancak her gelişimde olduğu gibi bu gelişim de beraberinde çeşitli hukuki sorunları getirmiştir.
Uğurcan Tekin · Alican Tekin · Beyza ErdemirDevin Law & IP
Yazıyı Oku →
Haksız Rekabet · 14 Şubat 2026
Kesinleşmemiş TÜRKPATENT Kararları Üzerinden Yapılan Yanıltıcılık ve Haksız Rekabet
Türkiye’nin teknolojik ilerlemesine katkıda bulunmak, ülke içinde serbest rekabet ortamını oluşturmak ve araştırma geliştirme faaliyetlerinin gelişmesini sağlamak üzere sınaî mülkiyet haklarının tesisi, bu konudaki korumanın sağlanması ve bu haklara ilişkin yurt içi ve yurt dışında var olan bilgi ve dokümantasyonun kamunun istif
Uğurcan Tekin · Beyza ErdemirDevin Law & IP
Yazıyı Oku →
Marka · 14 Şubat 2026
İnternet Alan Adları Yoluyla Marka Hakkına Tecavüz ve Yargı Süreci
Alan adı, markanın dijital ortamdaki en görünür kullanımıdır. Bu yazıda; bir işaretin alan adında kullanılmasının hangi şartların birlikte gerçekleşmesi hâlinde marka hakkına tecavüz oluşturduğu, sessiz kalma yoluyla hak kaybı ve marka sahibinin ihtiyati tedbirden cezai sorumluluğa kadar başvurabileceği tüm yollar ele alınmaktadır.
Uğurcan Tekin · Beyza ErdemirDevin Law & IP
Yazıyı Oku →
Marka · 14 Şubat 2026
Jenerikliği Yüksek Marka Tescillerinin Korunmasına Yargıtay'ın Yaklaşımı
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) kapsamında, bir işaretin marka olarak tescil edilebilmesi ve korunabilmesi için temel ilke, ayırt edici nitelik taşımasıdır. Ayırt edicilik, tüketicilerin bir ürünü veya hizmeti diğerlerinden ayırt etmesini sağlayan özelliktir.
Uğurcan Tekin · Alican Tekin · Beyza ErdemirDevin Law & IP
Yazıyı Oku →
Veri Koruma · 12 Şubat 2026
Mobil Uygulamalar Üzerinden Gönderilen Anlık Bildirimlerin KVKK Kapsamında İncelenmesi
Kişisel Verileri Koruma Kurumu’na (“Kurum”) intikal eden şikâyetler ve yapılan incelemeler neticesinde; mobil uygulamalar üzerinden kullanıcılara gönderilen anlık bildirimlerin, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun (“Kanun”) temel ilkeleri ve açık rıza unsurları ile uyumu konusunda bir değerlendirme yapılması ihtiy
Uğurcan Tekin · İnci ÖzçilsalDevin Law & IP
Yazıyı Oku →
Veri Koruma · 6 Şubat 2026
Şirket Bünyesinde KVK Kurulu Yapılanması
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“KVKK”) kapsamında veri sorumlusu sıfatını haiz şirketler, kişisel veri işleme faaliyetlerini mevzuata uygun şekilde yürütmek ve bu faaliyetlere ilişkin süreçleri şeffaf ve izlenebilir bir yapı içerisinde yönetmekle yükümlüdür.
Uğurcan Tekin · İnci ÖzçilsalDevin Law & IP
Yazıyı Oku →
Medya ve Reklam · 4 Şubat 2026
Reklam Kurulu Kararları — 364. Toplantı: Güncel Hukuki Değerlendirmeler
İşbu bilgi notu, T.C.
Uğurcan Tekin · İnci Özçilsal · Beyza ErdemirDevin Law & IP
İş Yerlerinde Güvenlik Kamerası Sistemleri: Kurum'un 8 Haziran 2026 Tarihli Kamuoyu Duyurusu
Kişisel Verileri Koruma Kurumu (“Kurum”), 08.06.2026 tarihinde yayımladığı “İş Yerlerinde Güvenlik Kamerası Sistemi Kullanımında Dikkat Edilecek Hususlara Dair Kamuoyu Duyurusu” (“Duyuru”) ile iş yerlerinde güvenlik kamerası sistemleri aracılığıyla gerçekleştirilen kişisel veri işleme faaliyetlerine ilişkin güncel yaklaşımını kamuoyu ile paylaşmıştır. Söz konusu Duyuru, ilk bakışta yeni bir mevzuat değişikliği veya bağlayıcı bir ilke kararı niteliğinde görünmemekle birlikte, içeriği itibarıyla iş yerlerinde kamera kullanımına ilişkin son yıllarda Kurul kararları, Danıştay içtihatları ve Avrupa veri koruma hukuku çerçevesinde şekillenen ilkeleri sistematik biçimde bir araya getirmesi bakımından önem taşımaktadır. Bu yönüyle Duyuru, veri sorumluları bakımından yalnızca bilgilendirici bir açıklama değil; mevcut uygulamaların yeniden değerlendirilmesi gerektiğine işaret eden güncel bir uyum rehberi niteliğindedir. İş yerlerinde güvenlik kamerası kullanımı, uzun yıllardır işverenin yönetim hakkı, iş sağlığı ve güvenliği yükümlülükleri, iş yeri güvenliği ihtiyacı ve çalışanların temel hak ve özgürlükleri arasında hassas bir denge kurulmasını gerektiren alanlardan biri olmuştur.
İşverenlerin iş yerini, çalışanları, ziyaretçileri, üretim süreçlerini ve şirket malvarlığını koruma yönünde meşru menfaatleri bulunduğu açıktır. Bununla birlikte, çalışanların iş yerinde bulunmaları, özel hayatlarının ve kişisel verilerinin tamamen korumasız hale geldiği veya sürekli gözetim altında tutulabilecekleri anlamına gelmemektedir.
“Kurum, güvenlik amacıyla gerçekleştirilen kamera kullanımı ile çalışanların performansını, verimliliğini veya davranışlarını izlemeye yönelik gözetim faaliyetleri arasında açık bir ayrım”
Kyapmıştır. Kurum’un Duyuru ile ortaya koyduğu yaklaşımın en önemli yönü, güvenlik amacıyla gerçekleştirilen kamera kullanımı ile çalışanların performansını, verimliliğini, disiplinini veya davranışlarını izlemeye yönelik gözetim faaliyetleri arasında açık bir ayrım yapılmış olmasıdır. Kurum; iş yeri güvenliğinin sağlanması, suçların önlenmesi ve tespitine yardımcı olunması, iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerinin yerine getirilmesi gibi amaçlarla kamera kullanımının mümkün olabileceğini kabul etmekle birlikte; çalışanların verimli çalışıp çalışmadığını görmek, disiplini artırmak, genel kontrol sağlamak veya çalışanların performansını izlemek gibi amaçların meşru amaç kapsamında değerlendirilemeyeceğini açık şekilde ifade etmiştir. Bu çerçevede Duyuru, işverenlerin kamera sistemleri bakımından artık yalnızca “kamera sisteminin neden kurulduğu” sorusuna değil, “sistemin fiilen nasıl kullanıldığı”, “hangi alanları gördüğü”, “hangi sürelerle kayıt tuttuğu”, “kimlerin erişimine açık olduğu” ve “çalışanlar üzerinde nasıl bir gözetim etkisi yarattığı” sorularına da cevap verebilmeleri gerektiğini ortaya koymaktadır.
Bu kapsamda Duyuru, iş yerlerinde güvenlik kamerası kullanımının tamamen yasaklandığı anlamına gelmemekte; ancak kamera sistemlerinin güvenlik amacı dışına çıkarak çalışan gözetimi veya performans takibi İş Yerlerinde Güvenlik Kamerası Sistemleri · KVKK Güncel Yaklaşımı 2 aracı olarak kullanılmasının KVKK bakımından ciddi hukuki risk doğuracağını ortaya koymaktadır. Bu nedenle veri sorumlularının mevcut kamera sistemlerini amaç, kapsam, erişim yetkileri, saklama süreleri ve ölçülülük ilkeleri bakımından yeniden değerlendirmeleri önem arz etmektedir.
İş Yerlerinde Kamera Kullanımına İlişkin Mevcut Hukuki Çerçeve
“Anayasal güvenceler, KVKK, Türk Borçlar Kanunu ve İSG mevzuatının kesişiminde işverenin yönetim hakkı ile çalışanın makul mahremiyet beklentisi arasında kurulması gereken denge.”
Aş yerlerinde güvenlik kamerası sistemlerinin kullanımı, teknolojik gelişmelerin çalışma hayatına ve temel haklara etkisinin en görünür örneklerinden birini oluşturmaktadır. Geçmişte ağırlıklı olarak bina giriş- çıkışlarının kontrol edilmesi, hırsızlık ve sabotaj risklerinin önlenmesi, üretim tesislerinin dış tehditlere karşı korunması ve iş yeri güvenliğinin sağlanması amacıyla kullanılan kamera sistemleri, günümüzde çok daha gelişmiş teknik özelliklerle donatılmıştır. Yüksek çözünürlüklü görüntüleme teknolojileri, uzaktan erişim imkânları, hareket analizi, yüz tanıma sistemleri, yapay zekâ destekli takip mekanizmaları, ses kayıt özellikleri ve geniş kapsamlı kayıt altyapıları sayesinde işverenlerin çalışanlara, ziyaretçilere ve iş yeri içindeki faaliyetlere ilişkin çok daha yoğun veri işleyebilmesi mümkün olmuştur. Bu teknolojik dönüşüm, işverenler bakımından güvenlik ve operasyonel takip açısından önemli kolaylıklar sağlamakla birlikte; çalışanların özel hayatı, kişisel verilerinin korunması ve iş yerindeki mahremiyet beklentisi bakımından yeni hukuki tartışmaları da beraberinde getirmiştir.
Bu nedenle iş yerlerinde kamera kullanımı değerlendirilirken yalnızca işverenin mülkiyet hakkı, yönetim hakkı veya iş yeri güvenliği ihtiyacı değil; çalışanların Anayasa ile güvence altına alınan özel hayatın gizliliği ve kişisel verilerin korunmasını isteme hakları da dikkate alınmalıdır. Çalışanın mesai saatleri içerisinde işverenin iş yerinde bulunuyor olması, çalışanın sürekli ve sınırsız biçimde gözetlenebileceği anlamına gelmemektedir. Aksine, modern veri koruma hukuku yaklaşımında çalışanın iş yerinde de “makul mahremiyet beklentisi” bulunduğu kabul edilmektedir.
“Çalışanın iş yerinde bulunuyor olması, sürekli ve sınırsız biçimde gözetlenebileceği anlamına gelmez; modern veri koruma hukuku iş yerinde de “makul mahremiyet beklentisi” bulunduğunu”
İkabul eder. Türk hukukunda bu dengenin kurulmasında birden fazla normatif dayanak birlikte değerlendirilmelidir. İş Yerlerinde Güvenlik Kamerası Sistemleri · KVKK Güncel Yaklaşımı 3 Anayasa’nın 20’nci maddesi, herkesin özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahip olduğunu düzenlemekte ve kişisel verilerin korunmasını anayasal güvence altına almaktadır. Bu anayasal güvence, iş ilişkisi içerisinde de geçerliliğini korumaktadır. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu bakımından ise kamera sistemleri aracılığıyla görüntü kaydı alınması açık şekilde kişisel veri işleme faaliyetidir. Dolayısıyla bu faaliyetin hukuka uygun kabul edilebilmesi için öncelikle KVKK’nın 5’inci maddesinde yer alan veri işleme şartlarından birine dayanması gerekmektedir. Uygulamada iş yerlerinde kamera kullanımı çoğunlukla veri sorumlusunun meşru menfaati, hukuki yükümlülüğün yerine getirilmesi veya bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olması hukuki sebepleriyle ilişkilendirilmektedir.
Ancak yalnızca bir veri işleme şartının mevcut olması yeterli değildir. Kamera kayıt faaliyetleri aynı zamanda KVKK’nın 4’üncü maddesinde yer alan genel ilkelere uygun olmalıdır. Bu kapsamda kişisel verilerin hukuka ve dürüstlük kurallarına uygun şekilde işlenmesi, belirli, açık ve meşru amaçlarla sınırlı olması, işlendikleri amaçla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olması ve gerekli süre kadar muhafaza edilmesi gerekmektedir. Türk Borçlar Kanunu’nun 417’nci maddesi de bu değerlendirme bakımından önemlidir. Anılan hüküm uyarınca işveren, hizmet ilişkisinde işçinin kişiliğini korumak ve saygı göstermekle yükümlüdür. İşverenin işçiyi gözetme borcu, yalnızca fiziksel güvenliğin sağlanması ile sınırlı olmayıp, işçinin kişilik haklarının ve manevi bütünlüğünün korunmasını da kapsamaktadır. Dolayısıyla işverenin kamera sistemi kullanırken çalışanın kişilik haklarını zedelemeyecek, onu sürekli baskı altında hissettirmeyecek ve özel hayatına ölçüsüz şekilde müdahale etmeyecek bir sistem kurması beklenmektedir.
İşverenin yönetim hakkı ile çalışanın makul mahremiyet beklentisi arasındaki denge.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ise işverenlere iş yerinde sağlık ve güvenliğin sağlanması, risklerin önlenmesi ve alınan tedbirlere uyulup uyulmadığının izlenmesi bakımından çeşitli yükümlülükler yüklemektedir. Bu nedenle bazı iş yerlerinde kamera kullanımı, özellikle tehlikeli üretim alanları, depo, sevkiyat, yükleme- boşaltma, makine ve ekipman güvenliği gibi alanlarda iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin parçası olarak değerlendirilebilecektir. Ancak bu noktada da izleme faaliyetinin İSG amacıyla sınırlı kalması, çalışanın performansını veya davranışlarını sürekli denetleyen bir araca dönüşmemesi gerekmektedir. Sonuç olarak, iş yerlerinde kamera kullanımı mutlak surette yasak bir faaliyet değildir. Bununla birlikte kamera kullanımı, işverenin tek taraflı yönetim hakkı kapsamında sınırsız şekilde karar verebileceği teknik bir tercih de değildir. Her somut olayda amaç, kapsam, yerleşim, teknik özellik, kayıt süresi, erişim yetkisi ve çalışan üzerindeki etki birlikte değerlendirilmelidir.
Duyuru Öncesinde Kurul ve Yargı Kararları Işığında Oluşan Yaklaşım
“Yargıtay 9. HD, Danıştay 10. Dairesi ve Kurul kararlarının iş yerinde kamera kullanımına çizdiği sınırlar: ölçülülük, son çare ve veri minimizasyonu.”
İş Yerlerinde Güvenlik Kamerası Sistemleri · KVKK Güncel Yaklaşımı 4 8.06.2026 tarihli Duyuru’nun öneminin anlaşılabilmesi için, Kurum ve yargı organları tarafından daha önce oluşturulan yaklaşımın incelenmesi gerekmektedir. Zira Duyuru, iş yerlerinde kamera kullanımına ilişkin tamamen yeni bir hukuki rejim getirmemekte; daha önce Kurul kararları, Danıştay içtihatları ve doktrinde dağınık halde ele alınan ilkeleri bütüncül bir metin altında toplamaktadır. Duyuru öncesindeki uygulamada, iş yerlerinde kamera kullanımının kategorik olarak hukuka aykırı kabul edilmediği görülmektedir. Kurul ve yargı organları, iş yeri güvenliğinin sağlanması, iş kazalarının önlenmesi, şirket malvarlığının korunması, suçların önlenmesi ve tespitine yardımcı olunması, kritik üretim veya depolama alanlarının korunması gibi amaçlarla kamera kullanılmasını prensip olarak meşru kabul etmiştir. Bununla birlikte, bu meşru kabul hiçbir zaman sınırsız bir gözetim yetkisi olarak yorumlanmamıştır.
Özellikle ölçülülük, veri minimizasyonu ve son çare ilkeleri duyuru öncesi dönemde de uygulamanın merkezinde yer almıştır. Nitekim Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 22.02.2024 tarihli, 2024/1311 E. ve 2024/3381 K. sayılı kararında kişisel verilerin işlenmesinde “hukuka ve dürüstlük kurallarına uygun olma”, “belirli, açık ve meşru amaçlar için işlenme” ve “ölçülülük” ilkelerine uyulması gerektiği vurgulanmıştır. Bu yaklaşım, kamera sistemleri bakımından da işverenin yalnızca genel bir güvenlik gerekçesine dayanmasının yeterli olmadığını; veri işleme faaliyetinin somut ve meşru bir amaçla sınırlı tutulması gerektiğini göstermektedir. Danıştay kararlarında ise kamera kullanımının özellikle “son çare” niteliği ön plana çıkmaktadır. Danıştay 10. Dairesi’nin 14.05.2018 tarihli, 2015/2995 E., 2018/1736 K. sayılı kararı ile 11.01.2021 tarihli, 2019/10118 E., 2021/43 K. sayılı kararlarında kamera sistemlerinin çalışanların çalışma alanlarını görecek şekilde kurulmasının ancak son çare olarak kabul edilebileceği belirtilmiştir.
Buna göre, aynı amaca daha az müdahaleci yöntemlerle ulaşılabiliyorsa, kamera kullanımı ölçüsüz kabul edilebilecektir.
“Veri koruma hukukunda temel soru “kamera kullanılabilir mi?” değil; “aynı amaca daha az müdahaleci bir araçla ulaşmak mümkün müdür?” sorusudur.”
Bu yaklaşımın pratik sonucu oldukça önemlidir. Veri koruma hukukunda temel soru yalnızca “kamera kullanılabilir mi?” değildir. Asıl soru, “ulaşılmak istenen amaca kamera dışında daha az müdahaleci bir araçla ulaşmak mümkün müdür?” sorusudur. Örneğin giriş-çıkış kontrolü bakımından kartlı geçiş sistemi yeterliyse, çalışanların yüzlerini sürekli kaydeden bir kamera sistemi ölçüsüz kabul edilebilir. Benzer şekilde üretim verimliliğinin takibi için iş akışı raporları veya vardiya denetimleri yeterliyse, tüm üretim hattını çalışanların davranışlarını izleyecek şekilde sürekli kayda alan bir sistem hukuki risk doğuracaktır. Duyuru öncesi dönemde izleme yapılan alanlar bakımından da belirli bir ayrım oluşmuştur. Danıştay 10. Dairesi’nin 11.01.2021 tarihli, 2019/12558 E., 2021/42 K. sayılı kararında bina giriş-çıkışları, koridorlar, otoparklar ve güvenliğin öncelikli olduğu dış çevreler gibi alanlarda kamera kullanımına daha olumlu yaklaşılmıştır.
Buna karşılık tuvalet, soyunma odası, mescit, duş ve dinlenme odası gibi mahremiyet beklentisinin yüksek olduğu alanlarda kamera kullanımının hukuka aykırı olduğu kabul edilmiştir. Kurul’un 04.08.2022 tarihli ve 2022/797 sayılı kararı ile 10.08.2023 tarihli ve 2023/1356 sayılı kararında da mahremiyet beklentisinin yüksek olduğu alanlarda kamera kullanımının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiştir. Bu kararlar, çalışanların iş yerinde dahi özel hayatlarının tamamen ortadan kalkmadığını ve bazı alanlarda mahremiyet beklentisinin daha yoğun şekilde korunması gerektiğini göstermektedir. Çalışma alanları bakımından ise daha hassas bir değerlendirme yapılması gerekmektedir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun 15.10.2020 tarihli, 2020/1215 E., 2020/1870 K. sayılı kararında kameraların doğrudan çalışanın masasını, performansını veya diğer kişilerle iletişimini sürekli denetleyecek şekilde İş Yerlerinde Güvenlik Kamerası Sistemleri · KVKK Güncel Yaklaşımı 5 konumlandırılmasının özel hayatın gizliliği bakımından sorun doğurabileceği belirtilmiştir.
Bu yaklaşım, kamera sistemlerinin yalnızca fiziksel olarak nerede bulunduğunun değil, hangi alanı ne şekilde gördüğünün de önem taşıdığını ortaya koymaktadır. Aydınlatma yükümlülüğü de duyuru öncesi dönemde önemli bir başlık olarak karşımıza çıkmaktadır. KVKK’nın 10’uncu maddesi uyarınca veri sorumlusu, kamera sistemleri aracılığıyla kişisel veri işlediği konusunda çalışanları, ziyaretçileri ve ilgili kişileri bilgilendirmekle yükümlüdür. Kurul’un 24.11.2022 tarihli ve 2022/1249 sayılı kararında, “Bu iş yeri güvenliğiniz için 7/24 kamera ile izlenmektedir” gibi uyarı levhalarının şeffaflık bakımından temel gerekliliklerden biri olduğu belirtilmiştir. Bununla birlikte güncel yaklaşımda yalnızca genel bir levha asılması yeterli görülmemekte; veri sorumlusunun kayıt amacı, saklama süresi, hukuki sebep, veri aktarımı ve ilgili kişi hakları konusunda daha kapsamlı bilgilendirme yapması beklenmektedir. Ses kayıtlı sistemler bakımından Kurul’un yaklaşımı daha da sınırlayıcıdır.
Kurul’un 12.03.2020 tarihli ve 2020/212 sayılı kararında, görüntü kaydı ile amaçlanan fayda sağlanabiliyorsa ayrıca ses kaydı yapılmasının ölçülülük ilkesine aykırı olduğu ve bireylerde sürekli gözetim endişesi yaratarak özel hayatın gizliliğine müdahale teşkil ettiği değerlendirilmiştir. Bu yaklaşım, Duyuru’daki ses kaydı vurgusunun da temelini oluşturmaktadır. Biyometrik veri işleyen sistemler bakımından da benzer bir hassasiyet söz konusudur. Kurul’un 01.12.2020 tarihli ve 2020/915 sayılı kararında mesai takibi amacıyla yüz tanıma veya parmak izi gibi biyometrik verilerin işlenmesinin, daha az müdahaleci yöntemler mevcutken ölçüsüz kabul edilebileceği belirtilmiştir. Bu karar, özellikle yüz tanıma özellikli kamera sistemleri, akıllı giriş-çıkış sistemleri ve yapay zekâ destekli çalışan takip mekanizmaları bakımından önem taşımaktadır. Duyuru öncesindeki kararlar birlikte değerlendirildiğinde, Kurul ve yargı organlarının iş yerlerinde kamera kullanımına kategorik olarak karşı olmadığı; ancak bu kullanımın güvenlik ve iş sağlığı gibi somut, meşru ve sınırlı amaçlarla yürütülmesini, mahremiyet alanlarına müdahale edilmemesini, ses ve biyometrik veri gibi daha müdahaleci yöntemlerden kaçınılmasını ve sistemin sürekli performans denetimi aracına dönüştürülmemesini beklediği görülmektedir.
08.06.2026 Tarihli Duyuru ile Birlikte Ön Plana Çıkan Yeni Yaklaşım
Kamera konumu, saklama süresi ve aydınlatma levhaları ayrı ayrı değil, birlikte değerlendirilir.
““Güvenlik aracı” mı, “çalışan gözetim aracı” mı? Kurum, bu tartışmaya açık cevap veriyor; meşru amaçla fonksiyon genişlemesi arasındaki çizgiyi”
Cnetleştiriyor. K urum’un 08.06.2026 tarihli Duyurusu, duyuru öncesinde oluşan bu hukuki zemini daha görünür ve sistematik hale getirmiştir. Duyuru’nun en önemli yönü, iş yerlerinde kullanılan güvenlik kameralarının İş Yerlerinde Güvenlik Kamerası Sistemleri · KVKK Güncel Yaklaşımı 6 “güvenlik aracı” mı yoksa “çalışan gözetim aracı” mı olduğu tartışmasına Kurum tarafından açık cevap verilmesidir. Kurum, iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması, iş kazalarının önlenmesi, iş yeri güvenliğinin temini, suçların önlenmesi ve tespitine yardımcı olunması gibi amaçlarla kamera kullanımının mümkün olabileceğini kabul etmektedir. Bu yönüyle Duyuru, iş yerlerinde kamera kullanımını yasaklayan veya tamamen sınırlayan bir metin değildir. Ancak Kurum, kamera sistemlerinin belirlenen amaç dışında ve ölçüsüz şekilde kullanılmasının özel hayatın gizliliği hakkına müdahale edebileceğini ve kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesine neden olabileceğini açıkça ortaya koymaktadır.
Duyuru’nun en güçlü vurgusu, çalışanların performansının, verimliliğinin veya disiplininin kamera sistemleriyle izlenmesinin meşru amaç kapsamında değerlendirilemeyeceğine ilişkindir. Bu kapsamda Kurum, çalışanların verimli çalışıp çalışmadığını görmek, disiplini artırmak, genel kontrol sağlamak veya çalışanları denetlemek gibi soyut amaçların kamera kullanımı bakımından meşru kabul edilemeyeceğini belirtmiştir. Bu ifade uygulama bakımından oldukça önemlidir. Zira birçok iş yerinde kamera sistemleri başlangıçta güvenlik gerekçesiyle kurulmakta, ancak zaman içinde çalışanların davranışlarının izlenmesi, mola sürelerinin kontrol edilmesi, iş disiplini takibi veya performans değerlendirmesi amacıyla kullanılabilmektedir. Duyuru ile birlikte bu tür fonksiyon genişlemelerinin KVKK bakımından ciddi risk doğurduğu açık hale gelmiştir. Başka bir ifadeyle veri sorumlusu, kamera sistemini aydınlatma metninde “iş yeri güvenliği” amacıyla kullandığını belirtse dahi, fiilen çalışan performansını izlemek veya çalışan davranışlarını denetlemek amacıyla kullanıyorsa, bu durum hukuka aykırı veri işleme olarak değerlendirilebilecektir.
“Aydınlatma metninde “iş yeri güvenliği” yazsa dahi, sistem fiilen çalışan performansını izlemek için kullanılıyorsa bu hukuka aykırı veri işlemedir.”
Duyuru’nun bir diğer önemli yönü, çalışanların makul mahremiyet beklentisine yapılan güçlü vurgudur. Kurum, iş yerinde bulunulmasının çalışanların tüm mahremiyet beklentilerini ortadan kaldırmadığını kabul etmektedir. Bu nedenle kamera sistemlerinin konumu, görüş açısı, yakınlaştırma özellikleri, kayıt sürekliliği ve izlenme sıklığı çalışan mahremiyeti dikkate alınarak belirlenmelidir. Bu yaklaşım özellikle açık ofisler, üretim hatları, depo alanları, yemekhaneler, mola alanları ve sosyal alanlar bakımından önem taşımaktadır. Örneğin giriş-çıkış güvenliğini sağlamak amacıyla konumlandırılan bir kamera ölçülü kabul edilebilecekken, çalışanların masa başındaki davranışlarını veya diğer kişilerle iletişimlerini sürekli izleyecek şekilde konumlandırılan bir kamera ölçüsüz kabul edilebilecektir. Duyuru’da geniş açılı ve yüz odaklı kayıtlar bakımından da özel bir uyarı yapılmaktadır. Kurum, izleme kapsamı ve yoğunluğu arttıkça müdahalenin ağırlığının da artacağını belirtmekte; iş yerindeki tüm alanları kapsayan geniş açılı veya yüz odaklı kayıtların yapılmaması gerektiğini ifade etmektedir.
Bu yaklaşım, veri minimizasyonu ilkesinin kamera sistemleri bakımından teknik düzeyde uygulanması gerektiğini göstermektedir. Ses kayıtlı sistemler bakımından Duyuru oldukça açık ve sınırlayıcı bir tutum benimsemektedir. Ses kaydı, özel hayatın gizliliğine son derece müdahaleci bir yöntem olarak değerlendirilmiştir. Bu nedenle ses kayıt özelliği bulunan kameraların hukuka uygun gerekçesi ve gerekliliği açıkça ortaya konulmadan kullanılmaması gerekmektedir. Uygulamada bu durum, iş yerlerinde kullanılan kamera sistemlerinde mikrofon fonksiyonlarının kontrol edilmesini ve açık bırakılmışsa kapatılmasını gerektirebilir. Saklama süreleri bakımından da Duyuru önemli bir yenilik içermektedir. Kurum, kamera kayıtlarının gereğinden uzun süre saklanmasının KVKK’ya aykırılık teşkil edebileceğini belirtmiş ve mümkün olan en kısa sürenin İş Yerlerinde Güvenlik Kamerası Sistemleri · KVKK Güncel Yaklaşımı 7 tercih edilmesi gerektiğini ifade etmiştir. Ayrıca sistemlerde otomatik imha mekanizmasının bulunması gerektiğine işaret edilmiştir.
Bu ifade, kamera sistemleri bakımından teknik altyapı ile hukuki uyumun birlikte değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Son olarak Duyuru, kayıtların yetkisiz kişilerle paylaşılmaması, yalnızca yetkili kişilerin kayıtlara erişebilmesi, yetki matrisi oluşturulması ve kamera verilerine kimlerin hangi şartlarda erişebileceğinin belirlenmesi gerektiğini de vurgulamaktadır. Bu husus, kamera kayıtlarının yalnızca toplanması değil, muhafazası ve erişim süreçlerinin de KVKK kapsamında denetim konusu olduğunu göstermektedir.
Avrupa Veri Koruma Hukukunda Benimsenen Yaklaşım ve Türk Hukukuna Yansımaları
“Geleneksel uygulama alışkanlıkları ile güncel veri koruma standartlarının karşılaştırması: amaç, konum, ses, saklama, erişim ve aydınlatma.”
Durum’un Duyurusu, iş yerlerinde kamera kullanımına ilişkin geleneksel uygulama alışkanlıkları ile güncel veri koruma standartları arasındaki farkı açık şekilde ortaya koymaktadır. Uygulamada uzun yıllar boyunca kamera sistemleri çoğu zaman teknik bir güvenlik yatırımı olarak değerlendirilmiş; kameraların hangi alanları gördüğü, kayıtların ne kadar süre saklandığı, kimlerin eriştiği veya çalışanlar üzerinde nasıl bir etki yarattığı yeterince analiz edilmemiştir. Oysa güncel KVKK yaklaşımı ve Avrupa veri koruma hukuku standartları, kamera sistemlerinin yalnızca teknik bir güvenlik aracı olarak değil, yüksek müdahale potansiyeline sahip bir kişisel veri işleme faaliyeti olarak değerlendirilmesini gerektirmektedir. Aşağıdaki tabloda, Kurum tarafından yayımlanan Duyuru ile birlikte öne çıkan değerlendirmeler ile Avrupa veri koruma hukukunda benimsenen yaklaşım karşılaştırmalı olarak ele alınmaktadır.
Değerlendirme KVKK Bakımından Risk Doğurabilecek Kurum Duyurusu ve Avrupa Veri Koruma Konusu Uygulamalar Hukukunda Benimsenen Yaklaşım İşleme Amacı ve Tesis güvenliği, genel denetim, anlık Sadece güvenlik ve iş sağlığı. Kapsamı performans kontrolü ve mesai saatlerinin Disiplin/performans gözetimi yasaktır. takibi. İş Yerlerinde Güvenlik Kamerası Sistemleri · KVKK Güncel Yaklaşımı 8 Değerlendirme KVKK Bakımından Risk Doğurabilecek Kurum Duyurusu ve Avrupa Veri Koruma Konusu Uygulamalar Hukukunda Benimsenen Yaklaşım Kamera Konumu ve Çalışanların doğrudan yüzünü, masalarını ve Yalnızca güvenlik riski taşıyan odak noktaları Açısı bilgisayar ekranlarını görecek geniş açılar. (dış kapı, giriş-çıkış, kasa, depo gibi). Özel ve Sosyal Yemekhane, mola alanları ve ortak Dinlenme alanları, mescit, soyunma odası, Alanlar mutfaklarda kesintisiz ve detaylı gözetim emzirme odası ve tuvaletlerde mutlak kayıt yapılması. yasağı. Ses Kaydı Kameraların üzerinde bulunan dahili İstisnai ve yasal bir zorunluluk yoksa ölçülülük Fonksiyonu mikrofonların (ortam dinlemesinin) aktif ilkesine açıkça aykırılık teşkil edebilir; bırakılması.
yapılmamalıdır. Veri Saklama Cihazın hard diski dolana kadar, aylar hatta Amaca ulaşıldığı anda son bulan en kısa süre yıllar süren belirsiz süreli depolama (makul süre). Otomatik veri imha mekanizması alışkanlığı. şarttır. Sisteme Erişim ve Alt ve üst düzey yöneticilerin kamera ara Katı yetki matrisleriyle sınırlandırılmış erişim. Loglama yüzlerine dilediği zaman, serbestçe Her izlemenin dijital iz (log) kaydının tutulması erişebilmesi. zorunluluğu. Aydınlatma İş yerinin girişine asılan standart, detaysız İzlenen alanı, kesin amacı, saklama süresini ve Yükümlülüğü “Bu alanda kamera kaydı yapılmaktadır” ses/görüntü detayını içeren şeffaf aydınlatma levhaları. metinleri. Sistem Kurulum İşverenin tek taraflı, teknik bir kararıyla GDPR kapsamında zorunlu tutulan Veri Kararı donanımın doğrudan satın alınıp kurulması. Koruma Etki Değerlendirmesi (DPIA) benzeri ön risk analizleri. Bu karşılaştırma, Duyuru sonrasında veri sorumlularından beklenen uyum yaklaşımının yalnızca aydınlatma metinlerini güncellemekten ibaret olmadığını göstermektedir.
Avrupa uygulaması, teknik yeterlilikten önce gereklilik ve ölçülülüğü tartar.
Kamera sistemlerinin amacı, teknik mimarisi, fiziksel yerleşimi, erişim yönetimi, saklama süresi ve imha mekanizması birlikte değerlendirilmelidir. Bu doğrultuda veri sorumlularından beklenen yaklaşım, yalnızca kamera sistemlerinin hukuki dayanağını ortaya koymak değil; aynı zamanda söz konusu sistemlerin gerçekten gerekli olduğunu, daha az müdahaleci yöntemlerle aynı sonuca ulaşılamadığını ve çalışanların temel hakları üzerindeki etkilerinin değerlendirildiğini de gösterebilmeleridir. İş Yerlerinde Güvenlik Kamerası Sistemleri · KVKK Güncel Yaklaşımı Veri Sorumluları Açısından Beklenen Uyum Stratejisi ve Aksiyon Planı
“Mevcut sistemlerin yeniden gözden geçirilmesi: amaç, yerleşim, ses, saklama, erişim, aydınlatma ve hesap verebilirlik.”
K urum tarafından yayımlanan Duyuru ve konuya ilişkin mevcut Kurul uygulamaları birlikte değerlendirildiğinde, veri sorumlularının kamera sistemlerine ilişkin süreçlerini yeniden gözden geçirmelerinde fayda bulunmaktadır. Bu kapsamda öncelikle mevcut sistemlerin fiili kullanım amaçlarının değerlendirilmesi gerekmektedir. Kamera sistemleri her ne kadar iş yeri güvenliği veya fiziksel mekân güvenliği amacıyla kurulmuş olsa da uygulamada çalışanların performansının, verimliliğinin, mola sürelerinin veya davranışlarının izlenmesine yönelik bir fonksiyon üstlenip üstlenmediği ayrıca incelenmelidir. Güvenlik amacıyla kurulan sistemlerin zaman içerisinde çalışan gözetimi veya performans takibi aracına dönüşmesi, Duyuru kapsamında öne çıkan temel risk alanlarından birini oluşturmaktadır. Bunun yanında kamera sistemlerinin fiziksel yerleşimi ve görüş açıları da yeniden değerlendirilmelidir. Kameraların gerçekten güvenlik riski bulunan alanlara yöneltilip yöneltilmediği, çalışanların çalışma alanlarını, bilgisayar ekranlarını veya sosyal alanlarını sürekli görecek şekilde konumlandırılıp konumlandırılmadığı incelenmelidir.
Gerektiği durumlarda kamera açıları daraltılmalı, maskeleme veya körleme teknikleri kullanılmalı ve çalışanların mahremiyet beklentisinin bulunduğu alanlar kayıt kapsamı dışında bırakılmalıdır. Duyuru kapsamında özellikle dikkat çeken hususlardan biri de ses kayıtlı sistemlere ilişkin değerlendirmelerdir. Bu nedenle iş yerlerinde kullanılan kamera sistemlerinde mikrofon veya ses kaydı özelliği bulunup bulunmadığının tespit edilmesi önem arz etmektedir. Açık bir hukuki zorunluluk veya somut bir gereklilik bulunmadıkça ses kaydı alınması, görüntü kaydına kıyasla çok daha müdahaleci bir veri işleme faaliyeti olarak değerlendirilebileceğinden, bu tür özelliklerin kullanımının ayrıca gözden geçirilmesi tavsiye edilmektedir. Kamera kayıtlarının saklama süreleri bakımından da mevcut uygulamaların yeniden değerlendirilmesi gerekmektedir. Kayıtların cihaz kapasitesi doluncaya kadar veya belirsiz sürelerle saklanması yerine, işleme amacıyla bağlantılı ve gerekli olan en kısa saklama sürelerinin belirlenmesi; bu sürelerin sonunda kayıtların otomatik olarak silinmesini sağlayan mekanizmaların devreye alınması önem taşımaktadır.
Herhangi bir olayın meydana gelmesi halinde ise yalnızca ilgili kayıtların ayrıştırılarak hukuki süreç boyunca muhafaza edilmesi, diğer kayıtların olağan imha süreçlerine tabi tutulması daha uygun olacaktır.
“Kamera sistemleri yalnızca teknik veya operasyonel bir konu değil; kurumsal veri koruma uyum programının bir parçası olarak ele alınmalıdır.”
Duyuru ile birlikte erişim yetkileri ve kayıt güvenliği konuları da daha görünür hale gelmiştir. Bu nedenle kamera kayıtlarına erişebilecek kişiler sınırlandırılmalı, erişim yetkileri yazılı olarak belirlenmeli ve kayıtların İş Yerlerinde Güvenlik Kamerası Sistemleri · KVKK Güncel Yaklaşımı 10 kim tarafından, hangi tarihte ve hangi gerekçeyle görüntülendiğine ilişkin log kayıtları tutulmalıdır. Kamera sistemlerinin yalnızca kayıt alan bir güvenlik mekanizması değil, aynı zamanda kişisel veri işleyen bir sistem olduğu unutulmamalıdır. Aydınlatma yükümlülüğü bakımından da mevcut uygulamaların gözden geçirilmesinde fayda bulunmaktadır. Kamera bulunan alanlarda yalnızca genel uyarı levhalarının bulundurulması yeterli görülmemeli; çalışanlar, ziyaretçiler ve diğer ilgili kişiler bakımından veri işleme amacı, hukuki sebep, saklama süresi, veri aktarım süreçleri ve ilgili kişi haklarını içeren şeffaf aydınlatma mekanizmaları oluşturulmalıdır. Son olarak, özellikle üretim tesisleri, lojistik merkezleri, depolar, kasa alanları veya yüksek güvenlik ihtiyacı bulunan bölgelerde kullanılan sistemler bakımından, kamera kullanımının gerekliliğini ve çalışanlar üzerindeki etkisini ortaya koyan yazılı değerlendirmeler yapılması faydalı olacaktır.
Her ne kadar Türk hukukunda GDPR kapsamındaki Veri Koruma Etki Değerlendirmesi (DPIA) benzeri açık bir yükümlülük bulunmasa da, kamera sistemlerine ilişkin risklerin ve alternatif yöntemlerin önceden analiz edilmesi, veri sorumlularının hesap verebilirlik yükümlülüğünü yerine getirmeleri ve olası Kurum incelemelerinde savunma zemini oluşturabilmeleri bakımından önem arz etmektedir. Bu kapsamda kamera sistemlerine ilişkin politika ve prosedürlerin, saklama ve imha süreçlerinin, yetki matrislerinin, aydınlatma metinlerinin ve veri işleme envanterlerinin bir bütün olarak ele alınması; kamera sistemlerinin yalnızca teknik veya operasyonel bir konu olarak değil, kurumsal veri koruma uyum programının bir parçası olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaatindeyiz.
Sonuç ve Genel Değerlendirme
“Duyuru ile birlikte iş yerlerinde kamera kullanımı, “teknik bir güvenlik yatırımı” olmaktan çıkıp, kurumsal veri koruma uyumunun ayrılmaz bir parçası haline geliyor.”
Kurum’un 08.06.2026 tarihli Duyurusu, iş yerlerinde güvenlik kamerası kullanımına ilişkin yeni bir hukuki rejim oluşturmak yerine, mevcut mevzuat, Kurul kararları ve yargı içtihatları çerçevesinde şekillenen yaklaşımı sistematik bir şekilde ortaya koymaktadır. Duyuru ile birlikte, iş yerlerinde kamera kullanımının güvenlik ve iş sağlığı amaçlarıyla sınırlı olarak değerlendirilebileceği; buna karşılık çalışanların performansını, verimliliğini veya davranışlarını izlemeye yönelik gözetim uygulamalarının veri koruma hukuku bakımından ciddi riskler doğurabileceği açık şekilde vurgulanmıştır. Bu doğrultuda veri sorumlularının kamera sistemlerini yalnızca teknik veya güvenlik perspektifinden değil; veri minimizasyonu, ölçülülük, meşru amaç, çalışan mahremiyeti ve hesap verebilirlik ilkeleri bakımından da değerlendirmeleri önem arz etmektedir. Özellikle kamera sistemlerinin kullanım amacı, görüş açıları, saklama süreleri, erişim yetkileri ve aydınlatma süreçlerinin güncel yaklaşım doğrultusunda gözden geçirilmesi, olası Kurum incelemeleri bakımından önem taşımaktadır. Bilgilerinize sunarız. Saygılarımızla,
İş Yerlerinde Güvenlik Kamerası Sistemleri · KVKK Güncel Yaklaşımı
Fikri mülkiyet portföyünüz, şirket işleriniz ya da süren bir uyuşmazlık için bize ulaşabilirsiniz. Her başvuruya işin kapsamı, süresi ve atılacak adımlar konusunda net bir değerlendirmeyle dönüyor; dosyanın ekibini ilk günden kuruyoruz.
İstanbul Ofisi
Görüşelim.
Ofisimiz İstanbul'un iş merkezinin kalbinde, Büyükdere Caddesi üzerindeki Ferko Signature binasında. Tek bir markanın korunması da olsa uluslararası bir portföyün yeniden kurgulanması da olsa, ilk görüşmeyi dosyayı fiilen yürütecek ekiple yaparsınız.
Marka ve patent vekilliği hizmetlerimiz devinpatent.com üzerinden de yürütülmektedir; TÜRKPATENT, EUIPO ve WIPO nezdindeki başvuru, yenileme, itiraz ve portföy yönetimi işlemlerini kapsar.
Adres
Esentepe Mah. Büyükdere Cad. Ferko Signature B/3 12/Ç 175/7 Şişli — İstanbul, Türkiye
Ferko Signature, İstanbul'un iş hayatının omurgası olan Büyükdere Caddesi üzerinde. Adliyelere, TÜRKPATENT irtibat ofislerine ve hizmet verdiğimiz şirketlerin merkezlerine dakikalar içinde ulaşıyoruz.
Geleneksel hukuku modern bir bakışla dönüştürüyoruz. Devin Law & IP'de kariyer kurmak; zorlu dosyalarda yön göstermek ve mesleğin geleceğine katkı vermek demek.
Neden Devin
Karmaşık hukuki meselelerde yol gösterin. Mesleğin geleceğini şekillendirin.
Yenilikçi bakış açımızın parçası olun, stratejik çözümlerle fark yaratın ve mesleki yolculuğunuzu ileri taşıyın. Hukuki birikiminizi modern ve dinamik bir ortamda göstermek için aramıza katılın.
Genç meslektaşlarımız ilk haftadan itibaren ortaklarla birlikte gerçek dosyalarda çalışır: marka itirazları, dava stratejisi, KVKK uyum projeleri ve uluslararası portföy işleri. Mentorluk bir düzen içinde yürür, geri bildirim süreklidir; sorumluluk kıdemle değil, gösterilen işle artar.
Başvurmak için özgeçmişinizi ve büromuzda çalışma isteğinizi anlatan kısa bir notu şu adrese gönderin: info@devinlaw.com.tr Başvurular sürekli olarak değerlendirilir ve her adaya geri dönüş yapılır.
Avukatlar
Dava ya da marka-patent tescil süreçlerinde tecrübeli; uzmanlaşmış ekipler içinde büyük hacimli ve sınır ötesi dosyalarda çalışmak isteyen avukatlar.
Stajyerlik
Hukuk fakültesi öğrencileri ve mezunları için staj. Deneyimli meslektaşların yanında marka işlemleri, dava dosyaları ve veri koruma projelerinde birebir tecrübe.
İdari Kadro
Modern bir hukuk bürosunun düzenli işlemesini sağlayan finans, idari işler ve operasyon pozisyonları.
Bağımsız uluslararası rehberler ekibimizi, Türkiye'de fikri mülkiyet ve medya hukukunun önde gelen isimleri arasında gösteriyor. Fikri mülkiyet ve medya ekibimiz hem 2026 hem 2025 sayılarında The Legal 500 EMEA, WTR 1000, IP STARS (Managing IP) ve Media Law International listelerinde yer aldı. Ayrıntı için sıralamaların üzerine tıklayın.
2026Güncel Dönem
Güncel dönem için yayımlanan sıralamalar — fikri mülkiyet ve medya hukuku alanlarında.
Beş Kategori · 2026IP STARS — Managing IP
Managing IP tarafından yayımlanan IP STARS 2026 sıralamasında Devin Law & IP, Türkiye'de beş çalışma kategorisinde yer almıştır. Uğurcan Tekin ve İnci Özçilsal, Türkiye'nin önde gelen fikri mülkiyet uzmanları arasında Rising Stars olarak gösterilmiş; tescil, hak koruma ve itiraz çalışmalarına ilişkin on bir müvekkil görüşüyle desteklenmiştir.
Tüm Ayrıntılar →
Tavsiye Edilen · 2026WTR 1000
World Trademark Review'in 2026 sayısında WTR 1000, marka koruma ve uluslararası fikri mülkiyet stratejileri alanında Uğurcan Tekin'i bireysel olarak listelemiştir. Müvekkiller ve meslektaşlar nezdinde yürütülen kapsamlı araştırmayla dünyanın önde gelen marka profesyonellerini belirleyen rehber; çok uluslu şirketler için geliştirilen küresel stratejileri ve WIPO nezdindeki süreçleri özellikle vurgulamıştır.
Tüm Ayrıntılar →
Sıralamada · EMEA 2026The Legal 500 EMEA
Legal 500 EMEA 2026 sayısında Fikri Mülkiyet ve Medya & Eğlence alanlarında sıralamaya girilmiştir. Uğurcan Tekin Next Generation Partner olarak listelenmiş; İnci Özçilsal ve Beyza Erdemir Key Lawyers olarak gösterilmiştir. Değerlendirme, ekibin patent, reklam ve marka koruma çalışmalarına ilişkin rehber yorumları ve müvekkil görüşleriyle desteklenmiştir.
Tüm Ayrıntılar →
Tier 2 · 2026Media Law International
Media Law International, 2026 sıralamasında Devin Law & IP'yi Türkiye bölümünde medya hukukunun önde gelen büroları arasında 2. kademede göstermiş; Uğurcan Tekin'i Türkiye'de tavsiye edilen ilk 10 medya hukuku avukatı arasında saymıştır. Bu değerlendirme, dijital medya düzenlemeleri, içerik yönetimi ve yayıncılık standartları alanındaki uzmanlığı yansıtmaktadır.
Tüm Ayrıntılar →
2025Önceki Dönem
Aynı fikri mülkiyet ve medya ekibinin bir önceki sıralama döneminde elde ettiği başarılar.
Sıralamada · EMEA 2025The Legal 500 EMEA
Legal 500 EMEA 2025 sayısında Fikri Mülkiyet ve Medya & Eğlence alanlarında, Uğurcan Tekin ekip başkanı olarak sıralamaya girmiştir. Değerlendirmede; çok uluslu medya şirketlerinden bireysel oyuncu, yönetmen ve menajerlere kadar medya sektörünün tüm paydaşlarına verilen danışmanlık hizmeti ile ekibin dijital medya, çevrim içi içerik ve veri gizliliği alanlarındaki derinliği öne çıkarılmıştır.
Tüm Ayrıntılar →
Sıralamada · 2025Media Law International
Media Law International, 2025 değerlendirmelerinde ekibimizi Türkiye'nin önde gelen medya hukuku büroları arasında göstermiş; Uğurcan Tekin'i Türkiye'de tavsiye edilen on medya hukuku uzmanı arasında seçmiştir.
Tüm Ayrıntılar →
Recommended Firm · 2025IP STARS — Managing IP
Managing IP tarafından 2025 yılında yayımlanan IP STARS sıralamasında ekibimiz Türkiye'de tavsiye edilen firmalar arasında listelenmiştir. Bu, ekibin fikri mülkiyet alanındaki tecrübe genişliğinin ve stratejik yaklaşımının uluslararası düzeyde tanınmasıdır.
Tüm Ayrıntılar →
Recommended Firm · 2025WTR 1000
World Trademark Review'in 2025 sayısında WTR 1000, ekibimizi Türkiye sıralamasında tavsiye edilen marka büroları arasında listelemiştir. Bu değerlendirme, yerli ve yabancı müvekkiller için yürütülen başvuru stratejisi, portföy yönetimi ve çekişmeli marka süreçlerindeki çalışmaları yansıtmaktadır.