Modern iş dünyasının ihtiyaçlarına göre şekillendirilmiş stratejik hukuki hizmetler; fikri mülkiyet, medya, teknoloji, şirketler hukuku ve mevzuat uyum süreçlerinde danışmanlık ve avukatlık hizmetleri sunan uzman çalışma gruplarımız aracılığıyla, İstanbul'dan dünyanın dört bir yanındaki müvekkillerimize ulaştırılmaktadır.
SıralamalardaIP STARS·WTR 1000·THE LEGAL 500·MEDIA LAW INTERNATIONAL
Kaydır
0Yıllık Toplam Mesleki Tecrübe
0Çalışma Alanları
0Hukuk Profesyoneli
0Uluslararası Sıralama
01
Biz Kimiz
İnşa Ettiğiniz Değerleri Korumak İçin Etkili ve Verimli Hukuki Stratejiler.
Devin Law & IP, ekibinin, danışmanlarının ve beraber çalıştığı iş ortaklarının 15 yılı aşkın mesleki tecrübesini bir araya getiren bir hukuk bürosudur. Şeffaflık, dürüstlük ve ortak değerleri merkeze alan firmamız, kendi alanında uzmanlaşmış ekipler aracılığıyla sürdürülebilir hukuki çözümler sunmaktadır.
Sektörel tecrübeye sahip özel ekiplerimizle yerli ve yabancı geniş bir müvekkil ağına hizmet vermekteyiz. Uzun vadeli müvekkil ilişkileri, vizyon çeşitliliği, sürekli eğitim ve mesleki gelişim en temel kurumsal değerlerimizi oluşturur.
Profesyonellik, şeffaflık ve uzun vadeli değer yaratma vizyonuyla hareket eden büromuz; sektörel tecrübesini stratejik hukuki öngörüsüyle harmanlayarak kurumlar ve bireyler için net, uygulanabilir ve sonuç odaklı çözümler üretir.
İstanbul merkez ofisi ile faaliyet gösteren firmamız, marka ve patent vekilliği şirketi aracılığıyla da dünyanın farklı bölgelerinde portföy yönetimi gerçekleştirmekte; yerli ve yabancı hak sahipleri adına TÜRKPATENT, EUIPO, WIPO ve yabancı ofisler nezdindeki başvuru, itiraz, yenileme ve hak koruma süreçlerini titizlikle yürütmektedir.
Bir yanda hukuki danışmanlık ve dava takibi, diğer yanda marka ve patent vekilliği olarak konumlanan bu ikili yapı, büromuzun mahkeme salonlarındaki gücünü disiplinli bir portföy yönetimiyle birleştirmesini sağlar. Böylece her dosya, doğrudan o alanda uzmanlaşmış bir ekip tarafından ele alınır.
02
Neden Devin Law & IP?
Hukuki Uzmanlık
Farklı sektörlerde derinlemesine bilgi sahibi olan profesyonellerimiz, müvekkillere stratejik ve uygulanabilir öngörüler sunar. Her dosya, ilgili sektörde fiili tecrübeye sahip bir ekip tarafından yürütülür; böylece sunduğumuz hukuki tavsiyeler salt teorik bilgileri değil, iş dünyasının sahadaki gerçeklerini yansıtır.
Müvekkil Odaklı Yaklaşım
Müvekkillerimizle yakın iş birliği içinde çalışarak, onların spesifik hedeflerine uygun kişiselleştirilmiş çözümler üretiyoruz. Hukuki stratejiyi şekillendirmeden önce her müvekkilin iş modelini, risk alma durumunu ve önceliklerini tam anlamıyla kavramak için zaman ayırıyoruz.
Yenilikçi Çözümler
Yaratıcı ve sürdürülebilir yaklaşımlar geliştirmek için modern hukuk teknolojilerinden yararlanıyoruz. Portföy otomasyonundan yapılandırılmış marka izleme servislerine kadar, daha hızlı ve tutarlı sonuçlar elde etmek için teknolojiyi süreçlerimize aktif olarak entegre ediyoruz.
Sürdürülebilirliğe Bağlılık
Müvekkillerimizi, hem ticari operasyonlarına hem de topluma fayda sağlayan etik uygulamaları benimsemeleri konusunda destekliyoruz. Uzun ömürlü, hukuken savunulabilir ve gelişen uluslararası düzenlemelerle uyumlu bir şirket kültürü inşa etmelerine yardımcı oluyoruz.
Stratejik Perspektif
Sürdürülebilir büyüme amacıyla hukuki çözümleri ticari hedeflerle tam uyumlu hâle getiriyoruz. Sunduğumuz hukuki danışmanlığı daima ticari bir karar çerçevesinde; net seçenekler, gerçekçi maliyetler ve ölçülebilir sonuçlarla birlikte aktarıyoruz.
03
İşletmenize Göre Şekillenen Hukuki Hizmetler
01
Sınai Mülkiyet Hukuku
Markalar, patentler, faydalı modeller ve endüstriyel tasarımlar; TÜRKPATENT, EUIPO ve WIPO nezdinde danışmanlık, tescil süreçleri ve dava takibi.
İncele →
02
Fikrî Mülkiyet ve Telif Hakkı Hukuku
5846 sayılı FSEK kapsamında telif, yazılım ve bağlantılı haklar; hak sahipliği mimarisinin kurulmasından korsanla mücadele operasyonlarına kadar tam kapsamlı koruma.
İncele →
03
Medya, Eğlence ve Reklam
Yaratıcılığın hukuki düzenlemelerle buluştuğu nokta; reklam denetimi, yayıncılık (RTÜK) uyum süreçleri, yapım ve yetenek sözleşmeleri.
İncele →
04
Kişisel Verilerin Korunması, Mahremiyet ve Siber Güvenlik
KVKK ve GDPR kapsamında savunulabilir veri yönetişimi; veri haritalama, sınır ötesi aktarımlar, ihlal yönetimi ve Kurul nezdinde savunma süreçleri.
İncele →
05
Bilişim ve Teknoloji Hukuku
Yazılım, SaaS ve bulut sözleşmeleri, oyun ve e-spor, startup yatırım turları, e-ticaret ve fintek düzenlemeleri ile yapay zekânın hukuki mimarisi.
İncele →
06
Şirketler Hukuku ve Ticari Danışmanlık
Şirketlerin tüm departmanlarına yönelik sürekli hukuki danışmanlık, ticari sözleşmeler, genel kurullar, yönetim kurulu kararları, sermaye yapılandırmaları ve ortaklar arası uyuşmazlıklar.
İncele →
07
Uyuşmazlık Çözümü ve Dava
Ticari ve sözleşmesel davalar, alacak tahsili ve icra, iş hukuku savunmaları, beyaz yaka suçları, ortaklar arası uyuşmazlıklar, kira davaları, arabuluculuk ve tahkim.
İncele →
08
Deniz Hukuku, Yat ve Tersane Hukuku
Süperyat yeni inşa ve bakım projeleri, tersane operasyonları, yat tasarımı ve fikri mülkiyet, alım-satım işlemleri, bayrak tescili, gemi adamı süreçleri, gemi tutuklamaları ve deniz kazaları.
İncele →
"From the first spark of creativity to the global protection of your brand."
Avukatlık Hizmetleri · Marka Patent Vekilliği Hizmetleri
04
Ödüller ve Sıralamalar
Beş Kategori · 2026IP STARS — Managing IP
Türkiye'de beş çalışma kategorisinde sıralamaya girdi; Uğurcan Tekin ve İnci Özçilsal "Rising Star" olarak gösterildi.
Tavsiye Edilen · 2026WTR 1000
Uğurcan Tekin, marka koruma ve uluslararası fikri mülkiyet stratejileri alanında bireysel olarak listelendi.
Sıralamada · EMEA 2026The Legal 500 EMEA
Uğurcan Tekin — Fikri Mülkiyet ile Medya & Eğlence alanlarında "Next Generation Partner".
Tier 2 · 2026Media Law International
Uğurcan Tekin — Türkiye'de tavsiye edilen ilk 10 medya hukuku avukatı arasında.
Aynı rehberlerin 2025 sayılarında da sıralamaya girdik — The Legal 500 EMEA, Media Law International, IP STARS ve WTR 1000.
05
Ekibimiz
Uğurcan Tekin, LL.MOrtak / Avukat — Marka Vekili
Alican Tekin, LL.MOrtak — Marka Vekili
Kadir Karasu, MBAOrtak
Tevrat TekinKıdemli Danışman / Avukat
İnci ÖzçilsalAvukat
Beyza ErdemirAvukat
Şevval Ezgi DemirAvukat
Mehmet Kerem KüçükMarka ve Patent Uzmanı
Berkay KizenFinans Uzmanı
Aleyna KalburcuStajyer Avukat
Sıla UçarStajyer Avukat
Uğurcan Tekin, LL.MOrtak / Avukat — Marka Vekili
Alican Tekin, LL.MOrtak — Marka Vekili
Kadir Karasu, MBAOrtak
Tevrat TekinKıdemli Danışman / Avukat
İnci ÖzçilsalAvukat
Beyza ErdemirAvukat
Şevval Ezgi DemirAvukat
Mehmet Kerem KüçükMarka ve Patent Uzmanı
Berkay KizenFinans Uzmanı
Aleyna KalburcuStajyer Avukat
Sıla UçarStajyer Avukat
06
Yayınlar
Veri Koruma
İş Yerlerinde Güvenlik Kamerası Sistemleri: Kurum'un 8 Haziran 2026 Tarihli Kamuoyu Duyurusu
18 June 2026 — Read →
Veri Koruma
Anayasa Mahkemesi'nin Viennalife Kararı: Alenileştirilmiş Kişisel Veriler ve Amaçla Bağlılık
16 June 2026 — Read →
Mevzuat
Türkiye'nin İlk İklim Kanunu TBMM'de Kabul Edildi
14 June 2026 — Read →
Veri Koruma
Üçüncü Kişilerle Veri Paylaşımı ve Borç Ödeme Süreçlerinde Uyulması Gereken Esaslar
31 March 2026 — Read →
Şirketler
İki Ortaklı Limited Şirketlerde Ortaklıktan Çıkarma: Anayasa Mahkemesi Kararı Sonrası Durum
26 March 2026 — Read →
Veri Koruma
7545 Sayılı Siber Güvenlik Kanunu: Merkezî Yönetişim, Denetim ve Yaptırım Rejimi
24 March 2026 — Read →
Veri Koruma
İş Yerlerinde Üretken Yapay Zekâ Kullanımı: Riskler, Sorumluluklar ve Uyum Stratejileri
19 March 2026 — Read →
Medya ve Reklam
Reklam Kurulu Kararları — 365. Toplantı: Sektörel ve Tematik Değerlendirme
12 March 2026 — Read →
Marka
Marka Tescil Başvurularında Emtia Sınıflandırmasına İlişkin Yeni Düzenlemeler
26 February 2026 — Read →
Mevzuat
Yiyecek–İçecek Hizmetlerinde Tüketiciden Talep Edilebilecek Bedellere İlişkin Değişiklik
16 February 2026 — Read →
Veri Koruma
İş Yerlerinde Güvenlik Kamerası Sistemleri: Kurum'un 8 Haziran 2026 Tarihli Kamuoyu Duyurusu
18 June 2026 — Read →
Veri Koruma
Anayasa Mahkemesi'nin Viennalife Kararı: Alenileştirilmiş Kişisel Veriler ve Amaçla Bağlılık
16 June 2026 — Read →
Mevzuat
Türkiye'nin İlk İklim Kanunu TBMM'de Kabul Edildi
14 June 2026 — Read →
Veri Koruma
Üçüncü Kişilerle Veri Paylaşımı ve Borç Ödeme Süreçlerinde Uyulması Gereken Esaslar
31 March 2026 — Read →
Şirketler
İki Ortaklı Limited Şirketlerde Ortaklıktan Çıkarma: Anayasa Mahkemesi Kararı Sonrası Durum
26 March 2026 — Read →
Veri Koruma
7545 Sayılı Siber Güvenlik Kanunu: Merkezî Yönetişim, Denetim ve Yaptırım Rejimi
24 March 2026 — Read →
Veri Koruma
İş Yerlerinde Üretken Yapay Zekâ Kullanımı: Riskler, Sorumluluklar ve Uyum Stratejileri
19 March 2026 — Read →
Medya ve Reklam
Reklam Kurulu Kararları — 365. Toplantı: Sektörel ve Tematik Değerlendirme
12 March 2026 — Read →
Marka
Marka Tescil Başvurularında Emtia Sınıflandırmasına İlişkin Yeni Düzenlemeler
26 February 2026 — Read →
Mevzuat
Yiyecek–İçecek Hizmetlerinde Tüketiciden Talep Edilebilecek Bedellere İlişkin Değişiklik
16 February 2026 — Read →
Devin Law & IP · Çalışma Alanları
Hizmetlerimiz
Sektörü bilerek hukuk yapıyoruz. Şirketlere ve bireylere; anlaşılır, uygulanabilir ve sonuç getiren çözümler sunuyoruz. Sekiz çalışma grubumuz fikri mülkiyet, medya ve reklam, kişisel verilerin korunması, teknoloji, şirketler hukuku, uyuşmazlıklar ve deniz ticareti alanlarını kapsıyor; çok uluslu şirketlerden yeni kurulmuş girişimlere kadar her ölçekten müvekkille çalışıyoruz.
01Sınai Mülkiyet HukukuMarka, patent, faydalı model ve endüstriyel tasarımlar; TÜRKPATENT, EUIPO ve WIPO nezdinde danışmanlık, tescil ve dava süreçleri.
02Fikrî Mülkiyet ve Telif Hakkı Hukuku5846 sayılı FSEK kapsamında telif, yazılım ve bağlantılı haklar; hak sahipliğinin kurgulanmasından korsanla mücadeleye kadar tam kapsamlı koruma.
03Medya, Eğlence ve Reklam HukukuYaratıcılığın hukuki düzenlemelerle buluştuğu nokta; reklam denetimi, yayıncılık uyum süreçleri, yapım ve yetenek sözleşmeleri.
04Kişisel Verilerin Korunması, Mahremiyet ve Siber GüvenlikKVKK ve GDPR kapsamında savunulabilir veri yönetişimi; veri haritalama, sınır ötesi aktarım, ihlal yönetimi ve Kurum nezdinde savunma.
05Bilişim ve Teknoloji HukukuYazılım, SaaS ve bulut sözleşmeleri, oyun ve e-spor, startup yatırım turları, e-ticaret ve fintek düzenlemeleri ile yapay zekânın hukuki mimarisi.
06Şirketler Hukuku ve Ticari DanışmanlıkModern şirketler için sürekli dış hukuk danışmanlığı; sözleşmeler, kurumsal yönetim ve kesintisiz mevzuat uyumu.
07Uyuşmazlık Çözümü ve DavaTicari, idari ve icra süreçlerinde stratejik dava planlaması ve disiplinli usul yönetimi.
08Deniz Hukuku, Yat ve Tersane HukukuGemi finansmanı, çarter sözleşmeleri, yük hasarı talepleri ve deniz sigortası uyuşmazlıkları; deniz ticareti operasyonlarının tüm aşamalarında danışmanlık.
Devin Law & IP
Ekibimiz
Her dosyayı, o alanda çalışan ekip yürütür. Ortaklar, avukatlar, uzmanlar ve stajyerler çalışma grupları arasında birlikte çalışır; uzun yıllara dayanan mahkeme tecrübesi modern portföy yönetimiyle bir araya gelir.
Ortaklar ve Danışmanlar
Uğurcan Tekin, LL.MOrtak / Avukat — Marka Vekili
Fikrî ve sınai haklar, medya hukuku, bilişim hukuku ve kişisel verilerin korunması (KVKK). Legal 500 EMEA 2026 — Next Generation Partner; WTR 1000 2026'da bireysel olarak; IP STARS ve Media Law International'ın hem 2026 hem 2025 sıralamalarında yer aldı. Multimedya şirketlerini ve küresel markaları yüksek değerli fikrî hak ve medya davalarında temsil ediyor.
Profile →
Alican Tekin, LL.MOrtak — Marka Vekili
Fikrî Haklar Departmanı Eş Başkanı — uluslararası marka portföyü yönetimi ve sınır ötesi projeler. Kayıtlı marka vekili olarak yerli ve yabancı müvekkillere marka, endüstriyel tasarım ve telif hakkı alanlarında danışmanlık veriyor.
Profile →
Kadir Karasu, MBAOrtak
Fikrî haklar, birleşme ve devralmalar ile proje finansmanı. Birden çok hukuk düzenini ilgilendiren karmaşık dosyalarda, geniş ölçekli fikrî hak portföylerinde ve ileri finansman yapılarında üst düzey danışmanlık.
Profile →
Tevrat TekinKıdemli Danışman / Avukat
Kırk yılı aşkın dava deneyimi — iş hukuku, kira hukuku, icra ve iflas ile sözleşmeden doğan talepler; Türk yargısının her derecesinde temsil.
Profile →
Avukatlar ve Uzmanlar
İnci ÖzçilsalAvukat
Şirketler hukuku, sözleşmeler, KVKK/GDPR uyumu ve fikrî haklar. Legal 500 EMEA 2026 — Key Lawyer; IP STARS 2026 — Rising Star. Uyum projelerinde, veri envanteri çalışmalarında ve marka tescil süreçlerinde aktif.
Profile →
Beyza ErdemirAvukat
Fikrî hak portföyü yönetimi, lisans, endüstriyel tasarım ve patent; KVKK uyumu ve medya hukuku. Legal 500 EMEA 2026 — Key Lawyer. Yerli ve yabancı müvekkillere danışmanlık veriyor, hak koruma stratejilerinde aktif rol alıyor.
Profile →
Şevval Ezgi DemirAvukat
Deniz ticareti hukuku — gemi finansmanı, çarter sözleşmeleri, yük hasarı talepleri ve P&I / H&M sigorta uyuşmazlıkları. Ayrıca Türk ve yabancı hukuk sistemleri kapsamında şirket kuruluşu ve ticari sözleşmeler konularında danışmanlık veriyor.
Profile →
Mehmet Kerem KüçükMarka ve Patent Uzmanı
Elektrik-elektronik mühendisliği altyapısı — patent hazırlama, izleme ve değerlendirme. Teknik bilgisini marka ve patent süreçlerindeki hukuki işleyişle birleştiriyor.
Profile →
Berkay KizenFinans Uzmanı
Büronun tüm operasyonlarında bütçe planlaması, finansal analiz ve raporlama — mali yönetime analitik ve süreç odaklı bir disiplin katıyor.
Profile →
Stajyerler ve İdari Kadro
Aleyna KalburcuStajyer Avukat
Marka işlemleri, KVKK uyum desteği ve genel dava takibi. İstanbul Ticaret Üniversitesi'nde tam burslu hukuk öğrenimi görüyor.
Profile →
Sıla UçarStajyer Avukat
Marka başvuruları, itiraz süreçleri ve veri koruma uyum projeleri. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu; tescil, itiraz ve savunma stratejilerine destek veriyor.
Profile →
Devin Law & IP — İstanbul
Hakkımızda
Şeffaflık, dürüstlük ve ortak değerler üzerine kurulu bir hukuk bürosu. Avukatlık hizmetleri ile marka ve patent vekilliğini tek çatı altında yürütüyoruz.
Biz Kimiz
Şeffaflık, dürüstlük ve ortak değerler üzerine kurulu bir meslek kültürü.
Kurucularımızın ve çözüm ortaklarımızın 15 yılı aşkın tecrübesiyle; şeffaflık, dürüstlük ve ortak değerler üzerine kurulu bir meslek kültürü oluşturduk. Kalıcı hukuki çözümler üretmeye, her alanda o işi bilen ekipler kurmaya ve müvekkillerimize farklı ülkelerde aynı standartla destek olmaya odaklanıyoruz.
Dünyanın farklı ülkelerinden geniş bir müvekkil kitlesine hizmet veriyoruz. Her çalışma grubunun başında o alanda uzmanlaşmış deneyimli bir avukat var; bu yapı karmaşık dosyalarda hem dosyaya özel bir strateji kurmamızı hem de hizmetin hızını ve tutarlılığını korumamızı sağlıyor.
Uzun vadeli müvekkil ilişkilerine önem veriyoruz; bunun arkasında nitelikli ve birlikte çalışmayı bilen bir ekip var. Hukuki yetkinliğin yanında vizyon çeşitliliğini, sürekli eğitimi ve mesleki farkındalığı da önceliğimiz sayıyoruz. Bunlar hem büronun büyümesinin hem de sorumlu avukatlığın şartı.
Tecrübe, uzmanlaşma ve müvekkil odaklı çalışma biçimini bir araya getirerek; sürekli değişen hukuk ortamında şirketlerin ve bireylerin yanında duran güvenilir bir hukuk ortağı olmayı hedefliyoruz. İstanbul'daki merkez ofisimizin yanı sıra vekillik şirketimiz aracılığıyla farklı ülkelerde marka ve patent portföyleri yönetiyor; TÜRKPATENT, EUIPO ve WIPO nezdindeki başvuru, itiraz, yenileme ve hak koruma işlemlerini yürütüyoruz.
Değerlerimiz
Neden Devin Law & IP?
Hukuki Uzmanlık
Ekibimizin farklı sektörlerde biriktirdiği bilgi ve tecrübe, rekabetin yoğun olduğu alanlarda müvekkillerimize yön veren stratejik tavsiyeler üretmemizi sağlıyor.
Müvekkil Odaklı Yaklaşım
Her müvekkilin ihtiyacı ve hedefi farklıdır. Çözümü de o hedefe ve karşılaştığı soruna göre kurarız.
Yenilikçi Çözümler
Yeniliğe açığız; yaratıcı çözümler için modern hukuk teknolojilerini kullanırız. Sektördeki gelişmeleri önceden görmek, müvekkillerimizin fırsatları değerlendirmesini ve sorunları erken çözmesini sağlar.
Sürdürülebilirliğe Bağlılık
Müvekkillerimizin hem kendi işine hem de çevresine fayda sağlayan, sürdürülebilir bir hukuki düzen kurmasına yardımcı oluruz.
Stratejik Perspektif
Hukuki meselelere stratejik bakarız. Çözümü ticari hedefle uyumlu kurmak, hem sağlıklı büyümeyi hem de doğru kararı mümkün kılar.
"Smart approaches to legal solutions with exceptional service."
Avukatlık Hizmetleri · Marka Patent Vekilliği Hizmetleri
Devin Law & IP — Yayınlar
Yayınlar
Ekibimizin fikri mülkiyet, medya, kişisel verilerin korunması ve mevzuat gelişmeleri üzerine yazıları. Türk ve uluslararası hukuku şekillendiren kararları, düzenlemeleri ve piyasa uygulamalarını pratik yönüyle ele alıyoruz.
Veri Koruma · 18 Haziran 2026
İş Yerlerinde Güvenlik Kamerası Sistemleri: Kurum'un 8 Haziran 2026 Tarihli Kamuoyu Duyurusu
Kişisel Verileri Koruma Kurumu (“Kurum”), 08.06.2026 tarihinde yayımladığı “İş Yerlerinde Güvenlik Kamerası Sistemi Kullanımında Dikkat Edilecek Hususlara Dair Kamuoyu Duyurusu” (“Duyuru”) ile iş yerlerinde güvenlik kamerası sistemleri aracılığıyla gerçekleştirilen kişisel veri işleme faaliyetlerine ilişkin güncel yaklaşımını ka
Uğurcan Tekin · İnci Özçilsal · Beyza ErdemirDevin Law & IP
Yazıyı Oku →
Veri Koruma · 16 Haziran 2026
Anayasa Mahkemesi'nin Viennalife Kararı: Alenileştirilmiş Kişisel Veriler ve Amaçla Bağlılık
Kişisel verilerin korunması hukukunda en fazla tartışma yaratan veri işleme şartlarından biri, ilgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilen kişisel verilerin hangi kapsamda ve hangi amaçlarla işlenebileceği meselesidir.
Uğurcan Tekin · İnci ÖzçilsalDevin Law & IP
Yazıyı Oku →
Mevzuat · 14 Haziran 2026
Türkiye'nin İlk İklim Kanunu TBMM'de Kabul Edildi
Türkiye ilk İklim Kanunu'nu yürürlüğe koydu. Düzenleme; İklim Değişikliği Başkanlığı'nı merkezî koordinasyon organı olarak kuruyor, belediyelere yerel iklim eylem planı yükümlülüğü getiriyor ve Emisyon Ticaret Sistemi ile Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizmasını hukuki çerçeveye alıyor.
Uğurcan Tekin · İnci ÖzçilsalDevin Law & IP
Yazıyı Oku →
Veri Koruma · 31 Mart 2026
Üçüncü Kişilerle Veri Paylaşımı ve Borç Ödeme Süreçlerinde Uyulması Gereken Esaslar
Kişisel verilerin korunması hukuku, bireyin kendisine ait veriler üzerinde kontrol sahibi olmasını ve bilgi edinme hakkı kapsamında kendi geleceğini tayin edebilmesini güvence altına almaktadır.
Uğurcan Tekin · İnci ÖzçilsalDevin Law & IP
Yazıyı Oku →
Şirketler · 26 Mart 2026
İki Ortaklı Limited Şirketlerde Ortaklıktan Çıkarma: Anayasa Mahkemesi Kararı Sonrası Durum
Limited şirketler, Türk ticaret hayatında yaygın olarak tercih edilen ve çoğunlukla az sayıda ortakla kurulan yapıları itibarıyla, ortaklar arası güven ilişkisine dayanan şirket tipleridir.
Uğurcan Tekin · İnci Özçilsal · Beyza ErdemirDevin Law & IP
Yazıyı Oku →
Veri Koruma · 24 Mart 2026
7545 Sayılı Siber Güvenlik Kanunu: Merkezî Yönetişim, Denetim ve Yaptırım Rejimi
Son yıllarda artan siber tehditler, siber güvenliği ulusal güvenlik stratejilerinin merkezine taşımış; devletler bakımından “teknik uyum” başlığını aşarak kurumsal yönetişim, hizmet sürekliliği, kamu düzeni ve yaptırım riski boyutlarıyla ele alınan bir alana dönüşmüştür.
Uğurcan Tekin · İnci ÖzçilsalDevin Law & IP
Yazıyı Oku →
Veri Koruma · 19 Mart 2026
İş Yerlerinde Üretken Yapay Zekâ Kullanımı: Riskler, Sorumluluklar ve Uyum Stratejileri
Üretken Yapay Zekâ (ÜYZ) teknolojilerinin iş süreçlerine entegrasyonu son dönemde önemli ölçüde hız kazanmış; çalışanların günlük iş akışlarında bu araçlardan yararlanma eğilimi belirgin şekilde artmıştır.
Uğurcan Tekin · İnci Özçilsal · Beyza ErdemirDevin Law & IP
Yazıyı Oku →
Medya ve Reklam · 12 Mart 2026
Reklam Kurulu Kararları — 365. Toplantı: Sektörel ve Tematik Değerlendirme
İşbu bilgi notu, T.C.
Uğurcan Tekin · İnci Özçilsal · Beyza ErdemirDevin Law & IP
Yazıyı Oku →
Marka · 26 Şubat 2026
Marka Tescil Başvurularında Emtia Sınıflandırmasına İlişkin Yeni Düzenlemeler
MARKA TESCİL BAŞVURULARINDA EMTİA SINIFLANDIRMASINA İLİŞKİN YENİ DÜZENLEMELER (26.02.2026 tarihli Resmî Gazete) I.
Uğurcan Tekin · Alican Tekin · Mehmet Kerem KüçükDevin Law & IP
Yazıyı Oku →
Mevzuat · 16 Şubat 2026
Yiyecek–İçecek Hizmetlerinde Tüketiciden Talep Edilebilecek Bedellere İlişkin Değişiklik
YİYECEK–İÇECEK HİZMETLERİNDE TÜKETİCİDEN TALEP EDİLEBİLECEK BEDELLERE İLİŞKİN MEVZUAT DEĞİŞİKLİĞİ (30.01.2026 tarihli Resmî Gazete – Fiyat Etiketi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik) I.
Uğurcan Tekin · Beyza Erdemir · Sıla UçarDevin Law & IP
Yazıyı Oku →
Marka · 14 Şubat 2026
SMK 6/3 Hükmünün Pratikteki Uygulamasına Dair Görüşler ve Eleştiriler
Marka hakkı, kural olarak, bir işaretin Türk Patent ve Marka Kurumu (“TÜRKPATENT”) nezdinde tescili ile doğar ve koruma bu tescil işlemiyle birlikte hüküm ifade eder. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (“SMK”), marka başvurularına ilişkin nispi ret nedenlerini 6. maddede dokuz bent halinde düzenlemiştir.
Uğurcan Tekin · Alican Tekin · İnci ÖzçilsalDevin Law & IP
Yazıyı Oku →
Veri Koruma · 14 Şubat 2026
Kişisel Verileri Koruma Kurumu'nun Re'sen ve Yerinde İnceleme Yetkisi
Kişisel Verileri Koruma Kurumu (“Kurum”), 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun (“Kanun” veya “KVKK”) öngördüğü üzere, Kişisel Verileri Koruma Kurumu’nun karar organı olup, kişisel verilerin korunmasına yönelik denetim ve düzenleme faaliyetlerini yürütmekle yetkili ve görevli mercidir.
Uğurcan Tekin · İnci ÖzçilsalDevin Law & IP
Yazıyı Oku →
Telif Hakkı · 14 Şubat 2026
Tescilsiz Telif Haklarının Marka Başvurularına Karşı Korunması
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (“SMK”) 6/6 maddesi kapsamında, tescil başvurusu yapılan bir markanın başkasına ait telif hakkını veya herhangi bir fikrî mülkiyet hakkını içermesi hâlinde, hak sahibinin itirazı üzerine başvurunun reddedileceğini düzenlenmektedir.
Uğurcan Tekin · Alican Tekin · Beyza ErdemirDevin Law & IP
Yazıyı Oku →
E-Ticaret ve Fikri Mülkiyet · 14 Şubat 2026
E-Ticaret Platformlarında Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakkı İhlalleri
Dijitalleşmenin son yıllarda kazandığı hız ile birlikte, kullanıcılar ve işletmeler çevrimiçi platformlar aracılığıyla ticari faaliyetlerini tanıtma ve yürütme imkan ve ihtimallerini arttırmışlardır. Ancak her gelişimde olduğu gibi bu gelişim de beraberinde çeşitli hukuki sorunları getirmiştir.
Uğurcan Tekin · Alican Tekin · Beyza ErdemirDevin Law & IP
Yazıyı Oku →
Haksız Rekabet · 14 Şubat 2026
Kesinleşmemiş TÜRKPATENT Kararları Üzerinden Yapılan Yanıltıcılık ve Haksız Rekabet
Türkiye’nin teknolojik ilerlemesine katkıda bulunmak, ülke içinde serbest rekabet ortamını oluşturmak ve araştırma geliştirme faaliyetlerinin gelişmesini sağlamak üzere sınaî mülkiyet haklarının tesisi, bu konudaki korumanın sağlanması ve bu haklara ilişkin yurt içi ve yurt dışında var olan bilgi ve dokümantasyonun kamunun istif
Uğurcan Tekin · Beyza ErdemirDevin Law & IP
Yazıyı Oku →
Marka · 14 Şubat 2026
İnternet Alan Adları Yoluyla Marka Hakkına Tecavüz ve Yargı Süreci
Alan adı, markanın dijital ortamdaki en görünür kullanımıdır. Bu yazıda; bir işaretin alan adında kullanılmasının hangi şartların birlikte gerçekleşmesi hâlinde marka hakkına tecavüz oluşturduğu, sessiz kalma yoluyla hak kaybı ve marka sahibinin ihtiyati tedbirden cezai sorumluluğa kadar başvurabileceği tüm yollar ele alınmaktadır.
Uğurcan Tekin · Beyza ErdemirDevin Law & IP
Yazıyı Oku →
Marka · 14 Şubat 2026
Jenerikliği Yüksek Marka Tescillerinin Korunmasına Yargıtay'ın Yaklaşımı
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) kapsamında, bir işaretin marka olarak tescil edilebilmesi ve korunabilmesi için temel ilke, ayırt edici nitelik taşımasıdır. Ayırt edicilik, tüketicilerin bir ürünü veya hizmeti diğerlerinden ayırt etmesini sağlayan özelliktir.
Uğurcan Tekin · Alican Tekin · Beyza ErdemirDevin Law & IP
Yazıyı Oku →
Veri Koruma · 12 Şubat 2026
Mobil Uygulamalar Üzerinden Gönderilen Anlık Bildirimlerin KVKK Kapsamında İncelenmesi
Kişisel Verileri Koruma Kurumu’na (“Kurum”) intikal eden şikâyetler ve yapılan incelemeler neticesinde; mobil uygulamalar üzerinden kullanıcılara gönderilen anlık bildirimlerin, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun (“Kanun”) temel ilkeleri ve açık rıza unsurları ile uyumu konusunda bir değerlendirme yapılması ihtiy
Uğurcan Tekin · İnci ÖzçilsalDevin Law & IP
Yazıyı Oku →
Veri Koruma · 6 Şubat 2026
Şirket Bünyesinde KVK Kurulu Yapılanması
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“KVKK”) kapsamında veri sorumlusu sıfatını haiz şirketler, kişisel veri işleme faaliyetlerini mevzuata uygun şekilde yürütmek ve bu faaliyetlere ilişkin süreçleri şeffaf ve izlenebilir bir yapı içerisinde yönetmekle yükümlüdür.
Uğurcan Tekin · İnci ÖzçilsalDevin Law & IP
Yazıyı Oku →
Medya ve Reklam · 4 Şubat 2026
Reklam Kurulu Kararları — 364. Toplantı: Güncel Hukuki Değerlendirmeler
İşbu bilgi notu, T.C.
Uğurcan Tekin · İnci Özçilsal · Beyza ErdemirDevin Law & IP
Anayasa Mahkemesi'nin Viennalife Kararı: Alenileştirilmiş Kişisel Veriler ve Amaçla Bağlılık
Kişisel verilerin korunması hukukunda en fazla tartışma yaratan veri işleme şartlarından biri, ilgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilen kişisel verilerin hangi kapsamda ve hangi amaçlarla işlenebileceği meselesidir. Özellikle internet kullanımının yaygınlaşması, kişilerin çeşitli platformlar aracılığıyla iletişim bilgilerini ve diğer kişisel verilerini kamuya açık şekilde paylaşmalarının olağan hale gelmesi ve açık kaynak verilerin ticari faaliyetlerde daha yoğun kullanılmaya başlanması, alenileştirilmiş verilerin işlenmesine ilişkin hukuki tartışmaları her geçen gün daha önemli hale getirmektedir. 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun (“KVKK”) 5. maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca, ilgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş kişisel verileri açık rıza aranmaksızın işlenebilmektedir. Bununla birlikte Kanun'da alenileştirmenin kapsamına, sınırlarına ve sonuçlarına ilişkin ayrıntılı bir düzenlemeye yer verilmemiş olması nedeniyle, söz konusu veri işleme şartının uygulama alanı büyük ölçüde Kişisel Verileri Koruma Kurulu (“Kurul”) kararları ve Kurum tarafından yayımlanan rehber dokümanlar aracılığıyla şekillenmiştir.
Kurul tarafından yıllar içerisinde geliştirilen ve yerleşik hale gelen yaklaşımda, ilgili kişinin kişisel verisini kamuya açık hale getirmesi tek başına yeterli görülmemekte; ayrıca verinin hangi amaçla alenileştirildiğinin ve sonradan gerçekleştirilen veri işleme faaliyetinin bu amaçla uyumlu olup olmadığının da değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir. Uygulamada “alenileştirme iradesi” ve “alenileştirme amacı” olarak ifade edilen bu yaklaşım, son yıllarda Kurul kararlarının temel dayanaklarından biri haline gelmiştir.
“Karar, Kurul tarafından benimsenen yaklaşımı veri koruma hukukunun esasları bakımından değil; idari yaptırımlar, kabahatler hukuku ve suçta ve cezada kanunilik ilkesi bakımından inceler.”
Anayasa Mahkemesi'nin 27.01.2026 tarihli ve 2020/32193 başvuru numaralı Viennalife Emeklilik ve Hayat A.Ş. kararı ise, söz konusu yaklaşımı veri koruma hukukunun esasları bakımından değil; idari yaptırımlar, kabahatler hukuku ve suçta ve cezada kanunilik ilkesi bakımından incelemiş ve bu yönüyle kişisel verilerin korunması alanında önemli sonuçlar doğurabilecek bir içtihat ortaya koymuştur. İşbu bilgi notunda, söz konusu kararın ortaya çıkışına neden olan uyuşmazlık, Anayasa Mahkemesi'nin değerlendirmeleri ve kararın KVKK uygulamaları bakımından muhtemel etkileri ele alınmaktadır. Anayasa Mahkemesi'nin Viennalife Kararı · KVKK Değerlendirmesi Mevcut Hukuki Çerçeve – Alenileştirilmiş Kişisel Verilerin İşlenmesi
“KVKK m. 5/2(d) kapsamında alenileştirme şartı; Kanun'un sustuğu yerlerde Kurul tarafından geliştirilen “alenileştirme iradesi” ve “alenileştirme amacı””
Akriterleri. K VKK'nın 5. maddesinin ikinci fıkrasında, kişisel verilerin ilgili kişinin açık rızası aranmaksızın işlenebileceği istisnai haller düzenlenmiştir. Bu istisnalardan biri de m. 5/2(d) hükmünde yer alan “ilgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş olması” halidir. Kanun koyucu bu düzenleme ile, ilgili kişinin kendi iradesiyle kamuya açıkladığı veya herkesin erişimine açtığı kişisel veriler bakımından ayrıca açık rıza alınmasını gerekli görmemiştir. Böylelikle ilgili kişinin bizzat kamuya sunduğu verilerin belirli ölçüde işlenebilmesine hukuki zemin oluşturulmuştur. Bununla birlikte, Kanun'da alenileştirme kavramının kapsamı, alenileştirmenin hangi şartlarda gerçekleşeceği, alenileştirilen verilerin hangi amaçlarla kullanılabileceği veya bu veri işleme şartının sınırlarının ne olduğu hususlarında ayrıntılı bir düzenlemeye yer verilmemiştir. Kanun metninde yalnızca ilgili kişinin verisini kendisinin alenileştirmiş olması yeterli görülmüş; bunun ötesinde herhangi bir kriter öngörülmemiştir.
Bu durum uygulamada çeşitli tartışmaların ortaya çıkmasına neden olmuştur. Özellikle internet ortamında yer alan kişisel verilerin hangi kapsamda kullanılabileceği, ilgili kişinin verisini kamuya açık hale getirmesinin ne ölçüde veri işleme serbestisi sağladığı ve alenileştirilen verilerin sonradan farklı amaçlarla kullanılıp kullanılamayacağı hususları Kurul kararlarına sıklıkla konu olmuştur. Kurul tarafından zaman içerisinde geliştirilen uygulamada ise alenileştirme kavramına Kanun metninde açıkça yer almayan bazı ek kriterlerin dâhil edildiği görülmektedir. Bu kapsamda Kurul, ilgili kişinin verisini herkesin erişimine açmış olmasını tek başına yeterli kabul etmemekte; ayrıca ilgili kişinin verisini hangi amaçla alenileştirdiğinin ve sonradan gerçekleştirilen veri işleme faaliyetinin bu amaçla uyumlu olup olmadığının da değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmektedir. Nitekim Kurul tarafından yayımlanan çeşitli rehber dokümanlarda ve verilen kararlarda, kişisel verinin aleni kabul edilebilmesi için ilgili kişinin verisini alenileştirme yönünde bir iradesinin bulunması gerektiği ifade edilmiştir.
Bunun yanında, ilgili kişinin verisini belirli bir amaç doğrultusunda kamuya açık hale getirmesi halinde, söz konusu verinin yalnızca bu amaçla bağlantılı faaliyetler kapsamında kullanılabileceği yönünde değerlendirmelere yer verilmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin Viennalife Kararı · KVKK Değerlendirmesi
“Kurul uygulamasında alenileştirme, verinin mutlak ve sınırsız biçimde kullanılabilmesine imkân veren bir veri işleme şartı olarak değil; ilgili kişinin alenileştirme amacıyla sınırlı bir hukuki dayanak olarak yorumlanmaktadır.”
Kurulun yaklaşımına göre, örneğin bir kişinin iletişim bilgilerini mesleki faaliyetlerini duyurmak amacıyla internet ortamında paylaşması, bu bilgilerin her türlü ticari faaliyet veya pazarlama amacıyla kullanılabileceği anlamına gelmemektedir. Başka bir ifadeyle Kurul uygulamasında alenileştirme, verinin mutlak ve sınırsız biçimde kullanılabilmesine imkân veren bir veri işleme şartı olarak değil; ilgili kişinin alenileştirme amacıyla sınırlı bir hukuki dayanak olarak yorumlanmaktadır. Bu yaklaşım uzun yıllardır Kurul uygulamasında istikrarlı şekilde benimsenmiş olmakla birlikte, söz konusu kriterlerin kanuni dayanağı ve özellikle idari yaptırımlara esas alınıp alınamayacağı hususu doktrinde tartışılmaya devam etmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin inceleme konusu kararı da tam olarak bu noktada ortaya çıkmış; Kurul tarafından benimsenen “alenileştirme iradesi” ve “alenileştirme amacı” yaklaşımının idari yaptırım bakımından hangi ölçüde dikkate alınabileceği sorusunu gündeme taşımıştır.
Bu noktada dikkat çekilmesi gereken bir diğer husus, KVKK'nın genel nitelikli ve özel nitelikli kişisel veriler bakımından farklı bir sistematik benimsemiş olmasıdır. Nitekim KVKK'nın 5. maddesinde genel nitelikli kişisel veriler bakımından doğrudan “ilgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş olması” veri işleme şartı olarak düzenlenmişken, 2024 yılında değiştirilen 6. maddede özel nitelikli kişisel veriler bakımından ayrıca “alenileştirme iradesine uygun olma” kriterine açıkça yer verilmiştir. Buna rağmen Kurul uygulamasında uzun yıllardır genel nitelikli kişisel veriler bakımından da fiilen alenileştirme iradesi ve alenileştirme amacı kriterlerinin arandığı görülmektedir. İnceleme konusu kararın ortaya çıkmasına neden olan temel tartışma da esasen bu sistematik farklılıktan kaynaklanmaktadır.
Anayasa Mahkemesi Kararına Konu Uyuşmazlık ve Yargılama Süreci
Mahkeme uyuşmazlığı bir veri koruma doktrini sorunu olarak değil, yaptırımda kanunilik sorunu olarak ele aldı.
“İnternet ortamında alenileştirilen iletişim bilgilerinin sigortacılık amacıyla kullanılması; Kurul incelemesi, Sulh Ceza itirazı ve uyuşmazlığın anayasal”
Uyuşmazlığın Konusu
Anayasa Mahkemesi'nin inceleme konusu kararı, ilgili kişi tarafından internet ortamında kamuya açık hale getirilen kişisel verilerin üçüncü kişiler tarafından hangi kapsamda kullanılabileceği ve bu verilerin işlenmesine Anayasa Mahkemesi'nin Viennalife Kararı · KVKK Değerlendirmesi 4 ilişkin sınırların idari yaptırım bakımından nasıl değerlendirileceği sorularından kaynaklanan bir uyuşmazlığa ilişkindir. Uyuşmazlığın merkezinde, KVKK'nın 5. maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “ilgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş olması” veri işleme şartının kapsamı yer almaktadır. Özellikle ilgili kişi tarafından kamuya açık şekilde paylaşılan verilerin, alenileştirme amacı dışında kullanılması halinde bu veri işleme faaliyetinin hukuka aykırı kabul edilip edilemeyeceği ve bu kapsamda idari yaptırım uygulanıp uygulanamayacağı hususu uyuşmazlığın temelini oluşturmaktadır. Bu yönüyle karar, yalnızca somut bir veri işleme faaliyetinin hukuka uygunluğuna ilişkin olmayıp, aynı zamanda Kurul tarafından geliştirilen yorumların idari yaptırıma dayanak teşkil edip edemeyeceğine ilişkin daha geniş bir hukuki tartışmayı da gündeme getirmektedir.
Kurul Önündeki Süreç ve Tarafların İddiaları
Dosya kapsamına göre ilgili kişi A.Y., sigortacılık hizmetleri kapsamında görüşme gerçekleştirmek ve randevu oluşturmak amacıyla Viennalife Emeklilik ve Hayat A.Ş. tarafından telefonla arandığını ileri sürmüş; kişisel verilerinin rızası dışında elde edildiğini ve kullanıldığını belirterek Kişisel Verileri Koruma Kurumu'na başvuruda bulunmuştur. Şikâyet üzerine başlatılan inceleme kapsamında başvurucu şirketten açıklama talep edilmiş; şirket tarafından Kurul'a sunulan savunmalarda, ilgili kişinin ad, soyad ve telefon numarası bilgilerinin “hizmetburada.com” isimli internet sitesi üzerinden elde edildiği belirtilmiştir. Başvurucu şirket, söz konusu internet sitesinde ilgili kişiye ait iletişim bilgilerinin herkes tarafından erişilebilir şekilde yayımlandığını, ilgili kişinin bu verileri kendi iradesiyle kamuya açık hale getirdiğini ve bu nedenle verilerin KVKK'nın 5/2(d) maddesi kapsamında işlenebileceğini ileri sürmüştür. Şirkete göre ilgili kişinin iletişim bilgilerini internet ortamında kamuya açık şekilde paylaşmış olması, bu verilerin elde edilmesi ve kullanılmasına yönelik hukuki dayanağı oluşturmaktadır.
Başvurucu ayrıca, Kanun'da alenileştirilmiş verilerin yalnızca belirli amaçlarla kullanılabileceğine ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığını, dolayısıyla ilgili kişinin verilerini kamuya açık hale getirmesinin veri işleme bakımından yeterli bir hukuki sebep teşkil ettiğini savunmuştur. Kurul ise inceleme sonucunda farklı bir değerlendirmeye ulaşmıştır. Kurula göre ilgili kişinin iletişim bilgilerinin internet ortamında yer alması tek başına belirleyici değildir. Bir kişisel verinin kamuya açık şekilde bulunması, o verinin sınırsız biçimde ve her türlü amaçla kullanılabileceği anlamına gelmemektedir. Bu kapsamda Kurul, ilgili kişinin söz konusu iletişim bilgilerini belirli bir amaç doğrultusunda kamuya açık hale getirdiğini, buna karşılık başvurucu şirket tarafından söz konusu verilerin sigortacılık hizmetleri kapsamında pazarlama ve randevu oluşturma amacıyla kullanıldığını değerlendirmiştir. Kurul kararında özellikle alenileştirme iradesi ve alenileştirme amacı kavramları üzerinde durulmuş; ilgili kişinin verisini alenileştirmesinin, bu verilerin her türlü ticari faaliyet kapsamında kullanılmasına yönelik sınırsız bir izin olarak değerlendirilemeyeceği ifade edilmiştir.
Kurulun Alenileştirme İradesine İlişkin Yaklaşımı
Kurul kararında, kişisel verilerin alenileştirilmesi kavramına ilişkin daha önceki kararlarında ve rehber dokümanlarında benimsediği yaklaşımı tekrar etmiştir. Bu kapsamda Kurul, alenileştirmenin yalnızca verinin teknik olarak herkes tarafından erişilebilir hale gelmesi anlamına gelmediğini; ilgili kişinin söz konusu veriyi kamuya açık hale getirme yönünde bir iradesinin bulunmasının gerektiğini belirtmiştir. Bunun yanında Kurul, alenileştirilen verilerin kullanım alanının da ilgili kişinin alenileştirme amacı ile sınırlı Anayasa Mahkemesi'nin Viennalife Kararı · KVKK Değerlendirmesi 5 olduğunu değerlendirmiştir. Kurula göre ilgili kişinin verisini belirli bir amaç doğrultusunda kamuya açık hale getirmesi, üçüncü kişilere bu veriyi farklı amaçlarla kullanma yetkisi vermemektedir. Kurul kararında bu yaklaşım çeşitli örneklerle açıklanmıştır. Örneğin bir kişinin ikinci el araç satışına ilişkin bir internet platformunda iletişim bilgilerini paylaşması, söz konusu iletişim bilgilerinin reklam veya pazarlama amacıyla kullanılabileceği anlamına gelmemektedir.
Benzer şekilde bir kişinin belirli bir hizmet sunmak amacıyla internet ortamında iletişim bilgilerini yayımlaması da bu bilgilerin farklı ticari faaliyetler kapsamında kullanılabileceği sonucunu doğurmamaktadır. Kurul, somut olayda da benzer bir değerlendirme yapmış ve ilgili kişinin iletişim bilgilerini internet ortamında paylaşma amacı ile sigortacılık faaliyetleri kapsamında aranması arasında bağlantı bulunmadığı sonucuna ulaşmıştır. Bu nedenle Kurul tarafından, kişisel verilerin alenileştirme amacı dışında işlendiği ve veri işleme faaliyetinin hukuka uygun olmadığı değerlendirilmiştir.
Sulh Ceza Hâkimliği Kararı
Kurul tarafından verilen idari para cezasına karşı başvurucu şirket tarafından Sulh Ceza Hâkimliği nezdinde itiraz yoluna başvurulmuştur. İstanbul Anadolu 5. Sulh Ceza Hâkimliği tarafından yapılan inceleme sonucunda, Kurulun temel hukuki yaklaşımı yerinde bulunmuştur. Hâkimlik, ilgili kişiye ait iletişim bilgilerinin internet ortamında yer almış olmasının, bu bilgilerin sigortacılık faaliyetleri kapsamında kullanılmasını otomatik olarak hukuka uygun hale getirmeyeceği değerlendirmesinde bulunmuş; Kurulun verilerin alenileştirme amacı dışında kullanıldığı yönündeki tespitini benimsemiştir. Bununla birlikte Hâkimlik, idari para cezasının belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşılmasına ilişkin gerekçelerin yeterince ortaya konulmadığı kanaatine ulaşmış ve yalnızca yaptırım miktarında indirime gitmiştir. Böylelikle Kurulun hukuki değerlendirmesi korunmuş; ancak ceza tutarı yeniden belirlenmiştir.
Uyuşmazlığın Anayasal Boyuta Taşınması
Rehber ve ilke kararları uygulama için yol göstericidir; tek başına yaptırım dayanağı değildir.
Uyuşmazlık bireysel başvuru yoluyla Anayasa Mahkemesi önüne taşındığında ise tartışmanın odağı önemli ölçüde değişmiştir. Başvurucu şirket tarafından yapılan başvuruda, kişisel verilerin işlenmesinin maddi hukuk bakımından hukuka uygun olup olmadığı meselesinden ziyade, uygulanan idari yaptırımın anayasal dayanağı sorgulanmıştır. Başvurucuya göre KVKK'nın 5/2(d) maddesinde yalnızca “ilgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş olması” şartı düzenlenmiştir. Buna karşılık Kurul tarafından esas alınan “alenileştirme amacı”, “alenileştirme iradesi”, “alenileştirme amacı dışında kullanım” veya “alenileştirme amacıyla uyumlu kullanım” gibi kriterlerin Kanun metninde herhangi bir karşılığı bulunmamaktadır. Başvurucu bu nedenle, Kanun'da yer almayan yeni bir yükümlülüğün Kurul tarafından yorum yoluyla oluşturulduğunu ve daha sonra bu yükümlülüğün ihlal edildiği kabul edilerek idari yaptırım uygulandığını ileri sürmüştür. Başvurucuya göre kişilerin hangi davranışlarının yaptırıma tabi tutulacağını önceden öngörebilmeleri gerekir.
Kanun'da açıkça yer almayan bir kriterin sonradan idari yorum yoluyla oluşturulması ve buna aykırı davranan kişilerin yaptırıma tabi tutulması, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. Bu kapsamda başvurucu şirket, Anayasa'nın 38. maddesinde güvence altına alınan suçta ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür. Böylelikle uyuşmazlık, kişisel verilerin korunmasına ilişkin teknik bir yorum tartışmasının ötesine geçmiş; idari yaptırımların sınırları, kanunilik ilkesi ve Kurulun yorum yetkisinin kapsamı bakımından anayasal bir incelemenin konusu haline gelmiştir. Nitekim Anayasa Mahkemesi de incelemesini esas olarak bu çerçevede yürütmüş; alenileştirme iradesi yaklaşımının veri koruma hukuku bakımından isabetli olup olmadığını değil, söz konusu yaklaşımın idari yaptırıma dayanak oluşturup oluşturamayacağını değerlendirmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin Viennalife Kararı · KVKK Değerlendirmesi Anayasa Mahkemesi'nin Değerlendirmesi ve İhlal Kararının Gerekçesi
“Anayasa'nın 38. maddesi · kabahatler hukukunda kanunilik · idarenin yorum yetkisinin sınırları ve Kurul yaklaşımının yaptırım dayanağı olarak”
Ckullanılabilirliği. A nayasa Mahkemesi, inceleme konusu uyuşmazlığı değerlendirirken öncelikle tartışmanın kapsamını belirlemiş ve başvurunun esasını kişisel verilerin korunması hukukuna ilişkin teknik bir yorum tartışması olarak değil, Anayasa'nın 38. maddesinde güvence altına alınan suçta ve cezada kanunilik ilkesi kapsamında ele almıştır. Bu çerçevede Mahkeme, somut olayda çözülmesi gereken temel meselenin, ilgili kişinin iletişim bilgilerinin alenileştirilmiş olup olmadığı veya Kurul tarafından benimsenen alenileştirme iradesi yaklaşımının veri koruma hukuku bakımından isabetli olup olmadığı olmadığını belirtmiştir. Mahkemeye göre asıl değerlendirilmesi gereken husus, Kanun'da açıkça düzenlenmeyen birtakım kriterlerin esas alınarak başvurucu hakkında idari yaptırım uygulanmasının mümkün olup olmadığıdır. Bu doğrultuda AYM tarafından yapılan değerlendirme temel olarak kanunilik ilkesi, idari yaptırımların sınırları ve kanunda yer almayan yükümlülüklerin yorum yoluyla oluşturulup oluşturulamayacağı ekseninde şekillenmiştir.
Kabahatler ve İdari Yaptırımlar Bakımından Kanunilik İlkesi
Mahkeme kararında öncelikle Anayasa'nın 38. maddesinde yer alan suçta ve cezada kanunilik ilkesinin kapsamı üzerinde durmuştur. AYM'ye göre hukuk devletinin temel unsurlarından biri, kişilerin hangi fiillerinin hukuki yaptırıma tabi olduğunu önceden öngörebilmeleridir. Bu nedenle yaptırıma konu davranışların ve bu davranışlara bağlanan sonuçların yeterli açıklıkta düzenlenmiş olması gerekmektedir. Mahkeme, suçta ve cezada kanunilik ilkesinin yalnızca ceza hukuku bakımından değil, idari yaptırımlar ve kabahatler bakımından da geçerli olduğunu vurgulamıştır. Bu kapsamda kişilere uygulanacak idari para cezalarının da kanuni bir dayanağa sahip olması, yaptırıma konu fiilin yeterli açıklıkta belirlenmiş bulunması ve bireylerin hangi davranışlarının yaptırım sonucunu doğuracağını önceden öngörebilmeleri gerekmektedir. AYM kararında ayrıca kanunilik ilkesinin yalnızca şekli anlamda bir kanun hükmünün varlığını gerektirmediği; aynı zamanda ilgili düzenlemenin belirli, ulaşılabilir ve öngörülebilir olması gerektiği de ifade edilmiştir.
Bu kapsamda bireylerin davranışlarını hukuka uygun şekilde yönlendirebilmelerine imkân sağlayacak ölçüde açık olmayan düzenlemelerin, kanunilik ilkesinin gereklerini karşılamayacağı belirtilmiştir. Mahkeme bu noktada özellikle yorum yoluyla yeni yükümlülükler oluşturulmasının veya mevcut yükümlülüklerin kapsamının birey aleyhine genişletilmesinin hukuk devleti ilkesi bakımından sakıncalarına dikkat çekmiştir. Mahkeme ayrıca kabahatler hukukunda da ceza hukukuna benzer şekilde kanunilik ilkesinin Anayasa Mahkemesi'nin Viennalife Kararı · KVKK Değerlendirmesi 7 geçerli olduğunu vurgulamış; yaptırıma konu fiillerin ve yaptırımın kapsamının kanunla belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu yaklaşım, Kabahatler Kanunu'nun 4. maddesinde yer alan “kanunilik” ilkesinin anayasal düzeyde bir yansıması niteliğindedir.
KVKK m. 5/2(d) Hükmünün İncelenmesi
Kanunilik ilkesine ilişkin genel çerçeveyi ortaya koyduktan sonra Mahkeme, somut olayda uygulanan KVKK hükümlerini incelemiştir. Bu kapsamda AYM, KVKK'nın 5. maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendinde yalnızca “ilgili kişinin kendisi tarafından alenileştirilmiş olması” şartına yer verildiğini tespit etmiştir. Mahkemeye göre söz konusu hüküm incelendiğinde; “alenileştirme amacı”, “alenileştirme iradesi”, “alenileştirme amacıyla uyumlu kullanım”, “alenileştirme amacı dışında kullanım” gibi kavramların kanun metninde açıkça düzenlenmediği görülmektedir. Başka bir ifadeyle Kanun koyucu, ilgili kişinin verisini kendisinin alenileştirmiş olmasını veri işleme şartı olarak düzenlemiş; ancak alenileştirmenin hangi amaçla yapıldığı veya sonradan gerçekleştirilecek veri işleme faaliyetlerinin bu amaçla ne ölçüde bağlantılı olması gerektiği konusunda ayrıca bir düzenleme öngörmemiştir. Mahkeme kararında özellikle bu hususun altını çizmiş ve Kurul tarafından benimsenen yaklaşımın doğrudan kanun metninden çıkarılamadığını belirtmiştir.
Kurul Tarafından Benimsenen Yaklaşım ve AYM'nin Bu Yaklaşıma İlişkin
Değerlendirmesi
AYM kararının en dikkat çekici bölümü, Kurul tarafından benimsenen alenileştirme iradesi yaklaşımına ilişkin değerlendirmeleridir. Mahkeme, öncelikle Kurulun somut olayda benimsediği yaklaşımı ortaya koymuştur. Buna göre Kurul, ilgili kişinin verilerini hangi amaçla alenileştirdiğini araştırmakta ve sonradan gerçekleştirilen veri işleme faaliyetinin bu amaçla uyumlu olup olmadığına göre hukuka uygunluk değerlendirmesi yapmaktadır. Kurulun yaklaşımına göre ilgili kişinin verisini kamuya açık hale getirmiş olması tek başına yeterli değildir. Ayrıca ilgili kişinin bu veriyi hangi amaçla kamuya açtığının da belirlenmesi gerekmektedir. Kurul, daha sonra gerçekleştirilen veri işleme faaliyetinin bu amaçla uyumlu olmaması halinde ise veri işlemenin hukuka uygun kabul edilemeyeceğini değerlendirmektedir. AYM, Kurulun bu yaklaşımını ayrıntılı şekilde ortaya koymakla birlikte, dikkat çekici biçimde bu yaklaşımın veri koruma hukuku bakımından doğru veya yanlış olduğu yönünde herhangi bir değerlendirme yapmamıştır. Mahkeme kararında özellikle üzerinde durulan husus, Kurulun söz konusu yaklaşımının kanuni dayanağıdır.
Anayasa'nın 38. maddesi, idari yaptırımlarda da öngörülebilirlik arar.
“Kanun'da açıkça yer almayan bir yükümlülüğün sonradan yorum yoluyla oluşturulması ve bu yükümlülüğe aykırı davranıldığı gerekçesiyle yaptırım uygulanması, kanunilik ilkesiyle”
bağdaşmamaktadır. AYM'ye göre Kurul tarafından benimsenen yorum, esasen Kanun'da açıkça düzenlenmeyen yeni bir kriterin oluşturulması sonucunu doğurmaktadır. Zira Kanun'da yalnızca “alenileştirilmiş olma” şartı düzenlenmişken, Kurul tarafından buna ek olarak “alenileştirme amacı”, “alenileştirme iradesi”, “alenileştirme amacıyla uyumlu kullanım” ve “alenileştirme amacı dışında kullanım” şeklinde ilave kriterler getirilmektedir. Mahkemeye göre idarenin veya yargı mercilerinin yorum yoluyla geliştirdiği kriterler, belirli durumlarda hukuki değerlendirmelerde dikkate alınabilecek olsa dahi, bu kriterlerin doğrudan yaptırım dayanağı haline getirilmesi ayrı bir değerlendirmeyi gerektirmektedir. Anayasa Mahkemesi'nin Viennalife Kararı · KVKK Değerlendirmesi 8 Somut olayda başvurucu hakkında uygulanan idari para cezasının temel dayanağını, verilerin ilgili kişinin alenileştirme amacı dışında kullanıldığı yönündeki değerlendirme oluşturmaktadır.
Ancak AYM'ye göre “alenileştirme amacı dışında kullanım” şeklindeki kriter Kanun'da açıkça düzenlenmemiştir. Bu nedenle başvurucunun hangi davranışının yaptırıma yol açacağını önceden öngörebilmesi mümkün değildir. Başka bir ifadeyle kişi, Kanun metnini incelediğinde yalnızca ilgili kişinin verisini kendisinin alenileştirmiş olmasının yeterli olduğunu görmekte; buna karşılık Kurul tarafından sonradan geliştirilen ek kriterleri Kanun'dan çıkarması mümkün olmamaktadır. AYM, bu durumun hukuki güvenlik ve öngörülebilirlik ilkeleri bakımından sorunlu olduğunu değerlendirmiştir. Mahkemeye göre kişilerin hangi fiiller nedeniyle idari yaptırıma maruz kalabileceklerini önceden öngörebilmeleri gerekir. Kanun'da açıkça yer almayan bir yükümlülüğün sonradan yorum yoluyla oluşturulması ve bu yükümlülüğe aykırı davranıldığı gerekçesiyle yaptırım uygulanması ise kanunilik ilkesiyle bağdaşmamaktadır. Bu nedenle Mahkeme, Kurul tarafından benimsenen yaklaşımın veri koruma hukuku bakımından doğruluğundan bağımsız olarak, söz konusu yaklaşımın kanuni bir dayanak olmaksızın idari yaptırım normu haline getirilemeyeceği sonucuna ulaşmıştır.
İhlal Kararı
Tüm bu değerlendirmeler ışığında Anayasa Mahkemesi, başvurucu hakkında uygulanan idari para cezasının suçta ve cezada kanunilik ilkesini ihlal ettiği sonucuna ulaşmıştır. Mahkeme, kararında Kurulun alenileştirme iradesi yaklaşımının veri koruma hukuku bakımından tamamen yanlış olduğunu veya bundan sonra uygulanamayacağını ifade etmemiştir. Bunun yerine, söz konusu yaklaşımın Kanun'da açıkça düzenlenmediğini ve bu nedenle idari yaptırıma dayanak oluşturamayacağını belirtmiştir. Dolayısıyla AYM'nin vardığı sonuç, alenileştirilmiş kişisel verilerin her durumda serbestçe işlenebileceği veya alenileştirme amacı kavramının veri koruma hukuku bakımından tamamen ortadan kalktığı şeklinde yorumlanmamalıdır. Kararın ortaya koyduğu temel ilke, kanunda açıkça yer almayan bir kriterin yorum yoluyla oluşturularak idari para cezasına dayanak yapılamayacağıdır. Bu yönüyle karar, kişisel verilerin korunması hukukuna ilişkin bir uyuşmazlığın ötesine geçmekte; idari yaptırımların sınırları, hukuki güvenlik ilkesi ve kabahatler hukukunda kanunilik ilkesi bakımından önemli tespitler içeren anayasal bir değerlendirme niteliği taşımaktadır.
Sonuç ve Değerlendirme
“Karar, ilk bakışta alenileştirilmiş kişisel verilerin işlenmesine ilişkin bir uyuşmazlığa ilişkin görünmekle birlikte, asıl önemi KVKK kapsamındaki idari yaptırımlar bakımından kanunilik ilkesinin sınırlarını ortaya koymasından kaynaklanmaktadır.”
Anayasa Mahkemesi'nin Viennalife kararı, ilk bakışta alenileştirilmiş kişisel verilerin işlenmesine ilişkin bir uyuşmazlığa ilişkin görünmekle birlikte, kanaatimizce kararın asıl önemi KVKK kapsamındaki idari yaptırımlar bakımından kanunilik ilkesinin sınırlarını ortaya koymasından kaynaklanmaktadır. Kararda özellikle vurgulanan husus, Kanun'da açıkça yer almayan bir kriterin yorum yoluyla oluşturularak idari para cezasına dayanak yapılamayacağıdır. Bu yönüyle AYM, Kurul tarafından benimsenen “alenileştirme iradesi” veya “alenileştirme amacı” yaklaşımının veri koruma hukuku bakımından doğru ya da yanlış olduğu yönünde bir değerlendirme yapmamış; yalnızca bu yaklaşımın kanuni bir dayanak olmaksızın yaptırım normu haline getirilemeyeceğini belirtmiştir. Anayasa Mahkemesi'nin Viennalife Kararı · KVKK Değerlendirmesi 9 Kararın önemli sonuçlarından biri, genel nitelikli ve özel nitelikli kişisel veriler bakımından alenileştirme kavramının farklı değerlendirilmesi gerektiğine işaret etmesidir.
Nitekim 2024 yılında gerçekleştirilen değişiklik sonrasında KVKK'nın 6. maddesinde özel nitelikli kişisel veriler bakımından “alenileştirme iradesine uygun olma” kriterine açıkça yer verilmişken, genel nitelikli kişisel verilere ilişkin 5. maddede benzer bir düzenleme yapılmamıştır. Buna karşılık Kurul uygulamasında uzun yıllardır genel nitelikli kişisel veriler bakımından da fiilen alenileştirme iradesi ve alenileştirme amacı kriterlerinin arandığı görülmektedir. Bu yönüyle karar, özel nitelikli kişisel veriler bakımından geliştirilen bir yaklaşımın genel nitelikli kişisel verilere de uygulanmasının sınırlarını tartışmaya açmakta ve Kanun'un mevcut sistematiği çerçevesinde m. 5 ile m. 6 arasındaki ayrımın daha belirgin şekilde değerlendirilmesine katkı sağlayabilecek nitelik taşımaktadır. Kararın mukayeseli hukuk bakımından da dikkat çekici sonuçları bulunmaktadır. Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü'nde (GDPR), genel nitelikli kişisel veriler bakımından “alenileştirilmiş olma” ayrı bir veri işleme şartı olarak düzenlenmemiştir.
Genel nitelikli aleni veriler çoğu durumda meşru menfaat hukuki sebebi kapsamında değerlendirilmektedir. Buna karşılık GDPR'da alenileştirme kavramı, özel nitelikli kişisel veriler bakımından ayrıca düzenlenmiş olup ilgili kişinin verisini “açıkça” alenileştirmiş olması istisnai bir veri işleme şartı olarak kabul edilmektedir. Bu nedenle Kurul uygulamasında genel nitelikli kişisel veriler bakımından da alenileştirme iradesinin aranmasının, GDPR'da özel nitelikli kişisel veriler bakımından benimsenen yaklaşımın genel nitelikli kişisel verilere de yansıtılması olarak değerlendirilebileceği ileri sürülebilir. Anayasa Mahkemesi'nin kararı ise, en azından idari yaptırımlar bakımından, bu yaklaşımın açık bir kanuni dayanak olmaksızın uygulanamayacağını ortaya koymaktadır. Bununla birlikte kararın, alenileştirilmiş kişisel verilerin her durumda ve sınırsız biçimde işlenebileceği şeklinde yorumlanması isabetli olmayacaktır. İnternet ortamında kamuya açık şekilde bulunan kişisel verilerin işlenmesi, açık kaynak verilerin kullanılması ve web scraping faaliyetleri bakımından kararın uygulamada daha geniş bir hareket alanı yaratabileceği değerlendirilebilirse de veri işleme faaliyetlerinin KVKK'nın genel ilkeleri ve ilgili kişilerin temel hak ve özgürlükleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerekliliği devam etmektedir.
Kararın bir diğer önemli sonucu ise Kurul rehberleri ve yerleşik uygulamalarının hukuki niteliğine ilişkindir. Şüphesiz söz konusu dokümanlar uygulama bakımından önemli yol gösterici kaynaklardır. Ancak AYM kararı sonrasında, yalnızca rehberlerde veya Kurul uygulamasında yer alan kriterlerin doğrudan idari yaptırım dayanağı haline getirilmesinin daha yoğun şekilde tartışılması beklenmektedir. Sonuç olarak karar, alenileştirilmiş kişisel verilerin işlenmesine ilişkin bir uyuşmazlığın ötesinde; KVKK kapsamında uygulanan idari yaptırımların kanuni dayanağı, Kurulun yorum yetkisinin sınırları ve kabahatler hukukunda kanunilik ilkesinin uygulanması bakımından önemli ve emsal niteliğinde bir içtihat olarak değerlendirilmektedir. Kararın, önümüzdeki dönemde hem aleni verilerin işlenmesine ilişkin uygulamalar hem de Kurul kararlarının yargısal denetimi bakımından önemli etkiler doğurması beklenmektedir. Bilgilerinize sunarız. Saygılarımızla,
Anayasa Mahkemesi'nin Viennalife Kararı · KVKK Değerlendirmesi
Fikri mülkiyet portföyünüz, şirket işleriniz ya da süren bir uyuşmazlık için bize ulaşabilirsiniz. Her başvuruya işin kapsamı, süresi ve atılacak adımlar konusunda net bir değerlendirmeyle dönüyor; dosyanın ekibini ilk günden kuruyoruz.
İstanbul Ofisi
Görüşelim.
Ofisimiz İstanbul'un iş merkezinin kalbinde, Büyükdere Caddesi üzerindeki Ferko Signature binasında. Tek bir markanın korunması da olsa uluslararası bir portföyün yeniden kurgulanması da olsa, ilk görüşmeyi dosyayı fiilen yürütecek ekiple yaparsınız.
Marka ve patent vekilliği hizmetlerimiz devinpatent.com üzerinden de yürütülmektedir; TÜRKPATENT, EUIPO ve WIPO nezdindeki başvuru, yenileme, itiraz ve portföy yönetimi işlemlerini kapsar.
Adres
Esentepe Mah. Büyükdere Cad. Ferko Signature B/3 12/Ç 175/7 Şişli — İstanbul, Türkiye
Ferko Signature, İstanbul'un iş hayatının omurgası olan Büyükdere Caddesi üzerinde. Adliyelere, TÜRKPATENT irtibat ofislerine ve hizmet verdiğimiz şirketlerin merkezlerine dakikalar içinde ulaşıyoruz.
Geleneksel hukuku modern bir bakışla dönüştürüyoruz. Devin Law & IP'de kariyer kurmak; zorlu dosyalarda yön göstermek ve mesleğin geleceğine katkı vermek demek.
Neden Devin
Karmaşık hukuki meselelerde yol gösterin. Mesleğin geleceğini şekillendirin.
Yenilikçi bakış açımızın parçası olun, stratejik çözümlerle fark yaratın ve mesleki yolculuğunuzu ileri taşıyın. Hukuki birikiminizi modern ve dinamik bir ortamda göstermek için aramıza katılın.
Genç meslektaşlarımız ilk haftadan itibaren ortaklarla birlikte gerçek dosyalarda çalışır: marka itirazları, dava stratejisi, KVKK uyum projeleri ve uluslararası portföy işleri. Mentorluk bir düzen içinde yürür, geri bildirim süreklidir; sorumluluk kıdemle değil, gösterilen işle artar.
Başvurmak için özgeçmişinizi ve büromuzda çalışma isteğinizi anlatan kısa bir notu şu adrese gönderin: info@devinlaw.com.tr Başvurular sürekli olarak değerlendirilir ve her adaya geri dönüş yapılır.
Avukatlar
Dava ya da marka-patent tescil süreçlerinde tecrübeli; uzmanlaşmış ekipler içinde büyük hacimli ve sınır ötesi dosyalarda çalışmak isteyen avukatlar.
Stajyerlik
Hukuk fakültesi öğrencileri ve mezunları için staj. Deneyimli meslektaşların yanında marka işlemleri, dava dosyaları ve veri koruma projelerinde birebir tecrübe.
İdari Kadro
Modern bir hukuk bürosunun düzenli işlemesini sağlayan finans, idari işler ve operasyon pozisyonları.
Bağımsız uluslararası rehberler ekibimizi, Türkiye'de fikri mülkiyet ve medya hukukunun önde gelen isimleri arasında gösteriyor. Fikri mülkiyet ve medya ekibimiz hem 2026 hem 2025 sayılarında The Legal 500 EMEA, WTR 1000, IP STARS (Managing IP) ve Media Law International listelerinde yer aldı. Ayrıntı için sıralamaların üzerine tıklayın.
2026Güncel Dönem
Güncel dönem için yayımlanan sıralamalar — fikri mülkiyet ve medya hukuku alanlarında.
Beş Kategori · 2026IP STARS — Managing IP
Managing IP tarafından yayımlanan IP STARS 2026 sıralamasında Devin Law & IP, Türkiye'de beş çalışma kategorisinde yer almıştır. Uğurcan Tekin ve İnci Özçilsal, Türkiye'nin önde gelen fikri mülkiyet uzmanları arasında Rising Stars olarak gösterilmiş; tescil, hak koruma ve itiraz çalışmalarına ilişkin on bir müvekkil görüşüyle desteklenmiştir.
Tüm Ayrıntılar →
Tavsiye Edilen · 2026WTR 1000
World Trademark Review'in 2026 sayısında WTR 1000, marka koruma ve uluslararası fikri mülkiyet stratejileri alanında Uğurcan Tekin'i bireysel olarak listelemiştir. Müvekkiller ve meslektaşlar nezdinde yürütülen kapsamlı araştırmayla dünyanın önde gelen marka profesyonellerini belirleyen rehber; çok uluslu şirketler için geliştirilen küresel stratejileri ve WIPO nezdindeki süreçleri özellikle vurgulamıştır.
Tüm Ayrıntılar →
Sıralamada · EMEA 2026The Legal 500 EMEA
Legal 500 EMEA 2026 sayısında Fikri Mülkiyet ve Medya & Eğlence alanlarında sıralamaya girilmiştir. Uğurcan Tekin Next Generation Partner olarak listelenmiş; İnci Özçilsal ve Beyza Erdemir Key Lawyers olarak gösterilmiştir. Değerlendirme, ekibin patent, reklam ve marka koruma çalışmalarına ilişkin rehber yorumları ve müvekkil görüşleriyle desteklenmiştir.
Tüm Ayrıntılar →
Tier 2 · 2026Media Law International
Media Law International, 2026 sıralamasında Devin Law & IP'yi Türkiye bölümünde medya hukukunun önde gelen büroları arasında 2. kademede göstermiş; Uğurcan Tekin'i Türkiye'de tavsiye edilen ilk 10 medya hukuku avukatı arasında saymıştır. Bu değerlendirme, dijital medya düzenlemeleri, içerik yönetimi ve yayıncılık standartları alanındaki uzmanlığı yansıtmaktadır.
Tüm Ayrıntılar →
2025Önceki Dönem
Aynı fikri mülkiyet ve medya ekibinin bir önceki sıralama döneminde elde ettiği başarılar.
Sıralamada · EMEA 2025The Legal 500 EMEA
Legal 500 EMEA 2025 sayısında Fikri Mülkiyet ve Medya & Eğlence alanlarında, Uğurcan Tekin ekip başkanı olarak sıralamaya girmiştir. Değerlendirmede; çok uluslu medya şirketlerinden bireysel oyuncu, yönetmen ve menajerlere kadar medya sektörünün tüm paydaşlarına verilen danışmanlık hizmeti ile ekibin dijital medya, çevrim içi içerik ve veri gizliliği alanlarındaki derinliği öne çıkarılmıştır.
Tüm Ayrıntılar →
Sıralamada · 2025Media Law International
Media Law International, 2025 değerlendirmelerinde ekibimizi Türkiye'nin önde gelen medya hukuku büroları arasında göstermiş; Uğurcan Tekin'i Türkiye'de tavsiye edilen on medya hukuku uzmanı arasında seçmiştir.
Tüm Ayrıntılar →
Recommended Firm · 2025IP STARS — Managing IP
Managing IP tarafından 2025 yılında yayımlanan IP STARS sıralamasında ekibimiz Türkiye'de tavsiye edilen firmalar arasında listelenmiştir. Bu, ekibin fikri mülkiyet alanındaki tecrübe genişliğinin ve stratejik yaklaşımının uluslararası düzeyde tanınmasıdır.
Tüm Ayrıntılar →
Recommended Firm · 2025WTR 1000
World Trademark Review'in 2025 sayısında WTR 1000, ekibimizi Türkiye sıralamasında tavsiye edilen marka büroları arasında listelemiştir. Bu değerlendirme, yerli ve yabancı müvekkiller için yürütülen başvuru stratejisi, portföy yönetimi ve çekişmeli marka süreçlerindeki çalışmaları yansıtmaktadır.