Ana Sayfa Hakkımızda Hizmetler Ödüller Ekip Yayınlar Kariyer İletişim TÜRKÇEENGLISH Devin Law & IP — İstanbul
← Tüm Yayınlar
KategoriMarka
Yayın Tarihi11 Ağustos 2026
Yazarlar
Uğurcan TekinOrtak
Alican TekinOrtak

Marka Başvurusuna İtiraz: İki Aylık Süre ve Kullanım İspatı Def'i

Türkiye'de itirazların çoğu benzerlik değerlendirmesinden değil, usulden kaybedilir: Ya bir işlem ikinci aya bırakılmıştır ya da dosyayı taşıyacak gerekçe süre dolduktan sonra eklenmek istenmiştir. Bu sonuçları doğuran kurallar kısadır; 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 18 ilâ 21'inci maddelerinde toplanmıştır ve ilk itiraz kaybedildikten sonra değil, ilk itirazdan önce okunmayı hak eder.

İki Ay İçinde Bir Değil, Üç İş Tamamlanmalı

18'inci maddenin birinci fıkrasına göre, markanın 5'inci veya 6'ncı madde uyarınca tescil edilmemesi gerektiği yönündeki itirazlar, başvurunun yayımından itibaren iki ay içinde yapılır. İkinci fıkra ise uygulamada çoğu kez idari ayrıntı sanılan, oysa kanunun kurucu nitelik yüklediği iki şart daha getirir: İtiraz yazılı ve gerekçeli olmak zorundadır; gerekçeler aynı iki aylık süre içinde sunulmazsa itiraz yapılmamış sayılır. Ücretin de itiraz süresi içinde ödenmesi ve ödeme bilgisinin yine bu süre içinde Kuruma sunulması gerekir.

Her iki hâlde de yaptırım ret değil, yokluktur. Gerekçesi sonradan gönderilmek üzere son gün verilen itiraz da, ücreti gününde ödenip ödeme bilgisi bir hafta sonra iletilen itiraz da zayıf bir itiraz değildir; ortada itiraz yoktur. Bu eksikliğin telafisi de, eski hâle iade imkânı da bulunmaz; çünkü geri getirilecek bir işlem hiç doğmamıştır.

Bültende yayım, üç ayrı yükümlülüğü birden kapsayan iki aylık süreyi başlatır.

Görüş Bildirmek İtiraz Etmek Değildir

17'nci madde uyarınca herkes, markanın mutlak ret nedenleri karşısında tescil edilemeyeceği yönünde yazılı ve gerekçeli görüş sunabilir. Hüküm, 5'inci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendini — önceki tarihli markayla aynılık veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlik hâlini — açıkça kapsam dışında bırakır. Görüş, marka tescil edilene kadar her aşamada sunulabilir ve ücrete tabi değildir; Kurum görüşü yerinde bulursa başvuruyu kısmen veya tamamen reddedebilir.

Bunun bedeli hükmün kendisinde yazılıdır: Görüş sahibi, işlemlerde taraf sıfatı kazanmaz. Başvuru sahibinin cevabı üzerine dinlenilmesi de, sonuca karşı itiraz etmesi de mümkün değildir; usul bakımından hiçbir sıfatı yoktur. Görüş, mutlak ret nedeni açıkça ortadayken ve görüş sahibinin sicilin temiz kalması dışında dosyada bir menfaati yokken işe yarar. Amaç bir marka portföyünü korumaksa itirazın yerini tutmaz.

Gerekçeler Süre Dolunca Sabitlenir

20'nci maddenin ikinci fıkrası, Kurum kararlarına karşı itirazın bildirimden itibaren iki ay içinde yazılı ve gerekçeli olarak yapılacağını söyler; hemen ardından da bütün usule hâkim olan kuralı koyar: İtiraz süresi dolduktan sonra gerekçeler değiştirilemez, yeni gerekçe eklenemez. Bu hüküm 18'inci maddenin ikinci fıkrasıyla birlikte okunduğunda varılan sonuç şudur: İtiraz sahibinin Kurul önünde ve fiilen Ankara mahkemelerine kadar savunacağı dosya, ilk iki ayda yazdığı dosyadır.

Bunun dilekçe yazımına doğrudan bir yansıması var. 6'ncı madde birden fazla gerekçeye imkân veriyorsa — birinci fıkradaki karıştırılma ihtimali, üçüncü fıkradaki ticaret sırasında kullanılan tescilsiz işaret, dördüncü ve beşinci fıkralardaki tanınmışlık, altıncı fıkradaki önceki tarihli kişi adı, ticaret unvanı, telif hakkı ya da başka bir fikri mülkiyet hakkı, dokuzuncu fıkradaki kötüniyet — bunlardan biri açık ara güçlü görünse bile hepsi itirazda ileri sürülmelidir. Dosya derli toplu olsun diye dışarıda bırakılan gerekçe, bir daha geri gelmemek üzere terk edilmiş demektir.

Kullanım İspatı Def'i: 19'uncu Maddenin İkinci Fıkrası

19'uncu maddenin ikinci fıkrası, başvuru sahibine, itiraz sahibinden dayanak markasının kullanımını ispat etmesini isteme imkânı verir; bunun şartı, dayanak markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye'de en az beş yıldır tescilli olmasıdır. Bu mekanizma etrafındaki uyuşmazlıkların çoğunu üç sınır çözer.

Birincisi, def'i yalnızca 6'ncı maddenin birinci fıkrasına, yani karıştırılma ihtimaline dayanan itirazlara karşı ileri sürülebilir. Beşinci fıkradaki tanınmışlığa, üçüncü fıkradaki tescilsiz işarete veya dokuzuncu fıkradaki kötüniyete dayanan itiraz, kullanım ispatı talebiyle karşılaşmaz. Bu yüzden tescilli markası kullanım yönünden zayıf olan itiraz sahibi, dosyanın gerçekten yalnızca birinci fıkraya mı dayandığını baştan tartmalıdır.

İkincisi, talebi başvuru sahibi, itiraza karşı görüşünü bildirirken, bir aylık cevap süresi içinde ileri sürer; itiraz sahibi de delillerini talebin tebliğinden itibaren bir ay içinde sunar. Kurumun kullanım ispatına ilişkin kılavuzundaki uygulama açıktır: Bu delil süresi uzatılmaz, süresinden sonra sunulan deliller dikkate alınmaz.

Üçüncüsü, talep ilk kez Kurul aşamasında ileri sürülemez. İlk incelemede kullanım ispatı istemeyen başvuru sahibi, bu imkândan o dosya bakımından vazgeçmiş sayılır.

“Ciddi kullanım dosyaya göre değil, piyasaya göre ölçülür. Yalnızca ilişkili tek bir şirkete kesilmiş faturalar, hiç sipariş almamış bir internet sitesi ve depoda bekleyen satılmamış ambalajlar bir araya geldiğinde ortaya çıkan tablo, kullanımın değil niyetin kaydıdır.”

İlgili dönem, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden geriye doğru beş yıldır. Kullanım, mal ve hizmetlerin yalnızca bir kısmı için ispatlanırsa itiraz da yalnızca o kısım bakımından incelenir; hiç ispatlanamazsa itiraz bu yönüyle dikkate alınmaz ve başka bir gerekçe yoksa reddedilir. Esasa ilişkin ölçüt — piyasaya dönük gerçek ticari kullanım, sektörün ölçeğine uygun hacim ve işaretin marka olarak işlev görmesi — yerleşik Avrupa içtihadından alınmıştır ve sabit bir sayısal eşik aranmaksızın uygulanır.

Marka İzleme Programı Açısından Sonuç

İki aylık süre, marka sahibinin başvurudan haberdar olduğu tarihte değil, yayımla işlemeye başlar. Aylık rapor veren bir izleme hizmeti dosyayı ortalama beş hafta kala, haftalık rapor veren ise yedi hafta kala önünüze koyar. Aradaki fark idari bir rahatlık meselesi değildir; bütün gerekçelerin işlendiği ve tanınmışlık delillerinin derlendiği bir itirazla, son gün o öğleden sonra yazılabilenlerle yetinmek zorunda kalan bir itiraz arasındaki farktır.

İkinci sonuç ters yönde işler. Portföyünde beş yılı aşkın süredir tescilli olup dar kapsamda kullanılan markalar bulunan hak sahibi, birinci fıkraya dayanarak yapacağı her itirazın kullanım ispatı talebiyle karşılaşacağını baştan kabul etmeli; kullanım dosyasını, kendisine tanınan bir ay içinde derlemeye çalışmak yerine itirazdan önce hazır etmelidir.

Kaynaklar