Ana Sayfa Hakkımızda Hizmetler Ödüller Ekip Yayınlar Kariyer İletişim TÜRKÇEENGLISH Devin Law & IP — İstanbul
← Tüm Yayınlar
KategoriPatent
Yayın Tarihi7 Ağustos 2026
Yazarlar
Uğurcan TekinOrtak
Alican TekinOrtak

İstemin Bittiği Yer: Koruma Kapsamı, Eşdeğerler ve Dosyanızın Söyledikleri

Bir patent istemi iki kez okunur: önce, patentin verilip verilmeyeceğine karar verecek uzman okur; sonra da istemin etrafından dolanmanın yolunu arayan rakip. Türk hukukunda bu iki okuma aynı kurala tabidir. Avrupa uygulaması aynı noktaya ancak 2025'te ulaştı; oraya varırken izlediği yol ise bir istemin aslında ne iş görmesi gerektiğini gösteriyor.

Kapsamı İstem Belirler, Tarifname Yorumlar

6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 89'uncu maddesinin birinci fıkrasına göre patent başvurusunun veya patentin sağladığı korumanın kapsamı istemlerle belirlenir; istemlerin yorumlanmasında ise tarifname ve resimlerden yararlanılır. İkinci cümle herhangi bir koşula bağlanmış değildir: tarifnameye başvurulabilmesi için önce aşılması gereken bir belirsizlik eşiği yoktur.

89'uncu maddenin ikinci fıkrası sınırı iki yönde birden çizer: istemler lafzıyla sınırlı kalınarak dar yorumlanamaz; ama koruma da, teknikte uzman kişinin tarifname ve resimlerden çıkaracağı özelliklerin ötesine taşınamaz. Üçüncü fıkra dengeyi kurar: istemler, patent sahibine hak ettiği korumayı sağlayacak, üçüncü kişilere ise makul ölçüde kesinlik ve öngörülebilirlik tanıyacak biçimde yorumlanır.

92'nci maddenin dördüncü fıkrası ise ters yönde işler; yazım disiplinini asıl kuran hüküm de budur: istemler tarifnameye dayanmalı, korunması istenen konuyu tanımlamalı, açık ve öz olmalı, tarifnamede anlatılan buluşun kapsamını aşmamalıdır. Tarifnamenin öğrettiğinden geniş bir istem, geniş bir istem değil, dayanaksız bir istemdir.

Sınırı istem çizer; tarifname ise o sınırın üzerinde okunduğu haritadır.

G 1/24 ve Yakınsama

Avrupa Patent Ofisi Genişletilmiş Temyiz Kurulu, G 1/24 sayılı kararını 18 Haziran 2025'te verdi. Hüküm kısadır: patentlenebilirlik değerlendirmesinde hareket noktası ve dayanak istemlerdir; istemlerin yorumu için tarifname ve resimlere ise her zaman başvurulur — teknikte uzman kişi istemi tek başına okuduğunda belirsiz ya da çok anlamlı bulduğu hâllerle sınırlı olmaksızın.

Karar, tarifnameye ancak istemin ilk bakışta belirsiz olması hâlinde başvurulabileceğini söyleyen içtihat çizgisini geride bıraktı. Pratikteki amacı, Ofisin inceleme uygulamasını, ulusal mahkemeler ile Birleşik Patent Mahkemesi'nin tecavüz davalarında istemi okuma biçimiyle aynı hizaya getirmekti; böylece aynı belge, hangi mercinin önünde olduğuna göre iki ayrı yöntemle yorumlanmayacak.

Türk vekili için buradan çıkacak sonuç mütevazıdır ve içtihat hiyerarşisinden çok yazım pratiğiyle ilgilidir. 89'uncu maddenin birinci fıkrası kayıt içermediğinden, bir Türk dosyası zaten öteden beri, tarifnamenin hem geçerlilik hem tecavüz bağlamında istemle birlikte okunacağı varsayımıyla hazırlanmak zorundaydı. 2025 öncesi Avrupa yaklaşımına göre kurulmuş yazım alışkanlığı — kendi başına ayakta duran istem, olabildiğince az konuşan tarifname — Türkiye'de, Avrupa Patent Ofisi önünde taşımadığı bir riski hep taşıyordu. G 1/24'ten sonra aynı risk artık her iki tarafta da var.

Nisan 2026'da yürürlüğe giren EPO 2026 İnceleme Kılavuzu kararı işlemiş, üstelik not edilmeye değer bir sınır da eklemiştir: istem metninin işaret etmediği sınırlayıcı bir özellik, tarifname ve resimler yoluyla isteme sokulamaz. Tarifnameye başvurmak başka şeydir, istemi yeniden yazmak başka.

Eşdeğerler: Kanuna Yazılmış Üçlü Test

89'uncu maddenin beşinci fıkrası eşdeğerler doktrinini, başka sistemlerden de tanıdık gelecek bir kalıpla ifade eder: istemde yer alan unsurla esasen aynı işlevi gören, bu işlevi esasen aynı şekilde gerçekleştiren ve esasen aynı sonucu veren unsur, kural olarak istemdeki unsurun eşdeğeri sayılır. Türk hukuku bu testi içtihada bırakmamış, doğrudan kanuna yazmıştır; yazıma yansıması da dolaysızdır: istemdeki her unsurun gördüğü işlev ve bu işlevi görme biçimi, rakibin varyantının ölçüleceği ölçütlere dönüşür.

Yedinci fıkra, istemi sonradan daraltmaya dönük iki bildik girişimin önünü keser: istemler tarifnamedeki örneklerle sınırlanamaz; bir ürünün ya da usulün ek özellikler taşıması yahut tarifnamede sayılan amaçların tamamını gerçekleştirmemesi de onu tek başına koruma kapsamının dışına çıkarmaz.

İşlemler Sırasında Söyledikleriniz Dosyada Kalır

89'uncu maddenin altıncı fıkrasına göre koruma kapsamı belirlenirken, başvuru veya patent sahibinin işlemler sırasında ve patentin geçerlilik süresi boyunca yaptığı beyanlar dikkate alınır. Bu, dosya kapsamıyla bağlılık ilkesinin kanuna dökülmüş hâlidir ve deyimin genellikle çağrıştırdığından daha geniştir: yalnızca patenti almak için yapılan değişiklikleri değil, patent yürürlükte kaldığı sürece yapılmış her beyanı kapsar.

Pratik disiplin de buradan doğar. Bir önceki teknik belgesini bertaraf etmek için ileri sürülen argüman — istemdeki unsurun vazgeçilmez olduğu, şu varyantın buluşun dışında kaldığı, etkinin belirli bir yapılandırmaya bağlı olduğu — inceleme dosyasında kalacak taktik bir söz değildir. Kapsama ilişkin bir beyandır ve yıllar sonra bir davalı onu önünüze koyar. Araştırma ve inceleme raporlarına verilen cevaplar, o okuyucu akılda tutularak yazılmalıdır.

“Patenti aldırmak için yazılan her cümle, günü geldiğinde patentin neyi kapsamadığının ikrarı olarak okunabilir.”

Dosyayı Yöneten Takvim

Araştırma talebinin, ücretiyle birlikte, başvuru tarihinden itibaren on iki ay içinde yapılması gerekir (m. 96/1); yapılmazsa başvuru geri çekilmiş sayılır. Başvuru, başvuru veya rüçhan tarihinden itibaren on sekiz ayın dolmasıyla yayımlanır; talep hâlinde daha erken yayım da mümkündür (m. 97/1). Yayımdan sonra üçüncü kişiler görüş sunabilir; madde, görüş sunanların Kurum nezdindeki işlemlerde taraf sıfatı kazanmayacağını açıkça söyler (m. 97/2). İnceleme talebi, araştırma raporunun bildiriminden itibaren üç ay içinde yapılmalıdır; yaptırım yine geri çekilmiş sayılmadır (m. 98/1). İnceleme bildirimlerinin sayısı da üçle sınırlıdır (m. 98/4).

99'uncu maddenin birinci fıkrası, patenti Türkiye'de faydalı modelden ayıran hükümdür: patentin verilmesi kararının Bültende yayımından itibaren altı ay içinde üçüncü kişiler; 82 ve 83'üncü maddelerdeki patentlenebilirlik şartlarının sağlanmadığı, buluşun 92'nci maddeye göre yeterince açıklanmadığı veya patent konusunun başvurunun ilk hâlinin kapsamını aştığı gerekçelerine dayanarak itiraz edebilir. Kurum kararlarına karşı ise bildirimden itibaren iki ay içinde Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'na itiraz yolu açıktır (m. 100/1).

Yıllık Ücretlerde Uçurumun Kenarı ve İki Aylık Telafi

Koruma süresi, başvuru tarihinden itibaren patentte yirmi, faydalı modelde on yıldır ve uzatılamaz (m. 101/1). Yıllık ücretler, başvuru tarihinden itibaren ikinci yılın dolduğu tarihte ve sonraki her yıl başvuru tarihine karşılık gelen ay ve günde ödenir (m. 101/2). Vadesinde ödenmeyen ücret, ek ücretiyle birlikte vadeyi izleyen altı ay içinde de ödenebilir (m. 101/3).

101'inci maddenin dördüncü fıkrasında, gözden kaçırılması kolay bir telafi imkânı vardır. Altı aylık süre de ödemesiz geçerse patent hakkı sona erer ve durum hak sahibine bildirilir; ancak bildirimden itibaren iki ay içinde telafi ücreti ödenirse hak, ödeme tarihinden itibaren yeniden geçerlilik kazanır. Beşinci fıkra, aradaki dönemde üçüncü kişilerin kazandığı hakları saklı tutar; bu hakların kapsamını mahkeme belirler. Süre kısadır, kaçırılan vadeden değil bildirimden itibaren işler ve Kurumun elinde hak sahibinin güncel adresinin bulunmasına bağlıdır — sicil kaydını güncel tutmanın bir gerekçesi daha.

Türkiye Dışına Açılan Yol

Türkiye, 1 Ocak 1996'dan bu yana Patent İşbirliği Antlaşması'na taraftır. TÜRKPATENT, Türk vatandaşları ile Türkiye'de yerleşik kişiler için kabul ofisi olarak görev yapar; başvuruları yalnızca elektronik ortamda alır ve Türkçenin yanı sıra İngilizce, Fransızca ve Almanca başvuru kabul eder. TÜRKPATENT üzerinden başvuranlar, uluslararası araştırma otoritesi ve uluslararası ön inceleme otoritesi olarak Avrupa Patent Ofisi'ni ya da TÜRKPATENT'i seçebilir.

Türkiye bakımından ulusal aşamaya giriş süresi, Antlaşma'nın hem 22'nci maddesinin birinci fıkrası hem de 39'uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca rüçhan tarihinden itibaren otuz aydır; ek süre ücreti ödenerek otuz üç aya kadar uzatılabilir. Türkiye otuz aylık bir ülkedir, otuz bir aylık değil; uzatma da kendiliğinden işlemez.

Türkiye, 1 Kasım 2000'den bu yana Avrupa Patent Sözleşmesi'ne taraftır. Geçerli kılma, Sözleşmenin Türkiye'de Uygulama Şeklini Gösterir Yönetmeliğin 12'nci maddesinde düzenlenir: patent fasikülünün — yalnız istemlerin değil; tarifnamenin, istemlerin ve varsa resimlerin — Türkçe çevirisi, patentin verildiğinin Avrupa Patent Bülteni'nde ilanından itibaren üç ay içinde Kuruma sunulmalıdır. Bu ilk üç ay içinde talep edilmesi ve ücretlerin taleple birlikte ödenmesi kaydıyla üç aylık ek süre alınabilir. Yaptırım serttir: çeviri süresinde verilmez veya ücret ödenmezse Avrupa patenti Türkiye'de baştan itibaren geçersiz sayılır.

Bütünlük adına bir yapısal noktayı da kaydedelim. Birlik Patenti ve Birleşik Patent Mahkemesi, güçlendirilmiş işbirliği çerçevesinde yalnızca Avrupa Birliği üyesi devletlere açıktır. Türkiye Sözleşmeye taraftır ama Birlik üyesi değildir; dolayısıyla üniter etki Türkiye'ye uzanmaz, Mahkemenin de Türkiye'deki haklar üzerinde yargı yetkisi yoktur. Avrupa patentinin Türkiye'de ayrıca geçerli kılınması gerekir; buradaki uyuşmazlıklara ise fikri ve sınai haklar hukuk mahkemeleri bakar.

Kaynaklar