Ana Sayfa Hakkımızda Hizmetler Ödüller Ekip Yayınlar Kariyer İletişim TÜRKÇEENGLISH Devin Law & IP — İstanbul
← Tüm Yayınlar
KategoriE-Ticaret ve Fikri Mülkiyet
Yayın Tarihi21 Temmuz 2026
Yazarlar
Uğurcan TekinOrtak
Alican TekinOrtak

".tr" Alan Adı Uyuşmazlıkları: 2022 Öncesi Tahsislerdeki Kör Nokta

".tr" alan adlarının yönetimi 14 Eylül 2022'de, TRABİS (".tr" Ağ Bilgi Sistemi) üzerinden Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nden Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'na geçti. Aynı gün com.tr, net.tr ve org.tr uzantılarında belge şartı kaldırıldı; tahsis "ilk gelen ilk alır" esasına bağlandı. Her iki değişiklik de gecikmiş adımlardı. Ne var ki ikisi bir araya gelince, com.tr üzerinde siber işgali yirmi yılı aşkın süredir görece güçleştiren filtre de ortadan kalktı.

Sonrasında yaşananların boyutu sicile bakınca görülüyor. 2025 sonu itibarıyla yaklaşık 1,3 milyon aktif ".tr" alan adı vardı; bunların 988.743'ü com.tr uzantılıydı. Eylül 2022 öncesinde ise aktif alan adı sayısı kabaca 460 bin düzeyindeydi. Marka sahibi açısından asıl soru şu: Bu tahsislerin hangisine idari yoldan itiraz edilebilir, hangisine edilemez? Cevap, ilk bakışta sanıldığı kadar açık değil.

Birlikte Aranan Üç Şart

Uyuşmazlık çözüm mekanizmasına başvurunun şartları, İnternet Alan Adları Yönetmeliği'nin 25'inci maddesinin birinci fıkrasında sayılıyor: Uyuşmazlık konusu alan adı, şikâyetçinin sahip olduğu ya da ticarette kullandığı marka, ticaret unvanı, işletme adı ya da diğer tanıtıcı işaretlerle aynı veya benzer olmalı; alan adını tahsis ettiren tarafın bu alan adına ilişkin yasal bir hakkı ya da bağlantısı bulunmamalı; alan adı, sahibi tarafından kötü niyetle tahsis ettirilmiş veya kullanılıyor olmalı. Bu üç şartın birlikte gerçekleşmesi gerekiyor.

İlk şart, UDRP'deki karşılığından belirgin biçimde geniş. ICANN politikasının 4(a)(i) paragrafı, şikâyetçinin bir marka ya da hizmet markası üzerinde hak sahibi olmasını arıyor. Yönetmeliğin 25/1-(a) bendi ise dayanağı ticaret unvanına, işletme adına ve diğer tanıtıcı işaretlere kadar genişletiyor. Ticari kimliğini tescilli markadan çok tescilli ticaret unvanı üzerine kurmuş bir Türk şirketi, UDRP'de bulamayacağı başvuru imkânını ".tr" mekanizmasında bulabiliyor.

25/1-(a) bendindeki geniş kapsam iki tarafa da işliyor: şikâyet edilenin daha eski tarihli ticaret unvanı, meşru bir menfaat sayılıyor.

Üstelik bu genişlik her iki tarafa da işliyor; yayımlanmış bir karar bunu iyi gösteriyor. İstanbul Tahkim Merkezi eliyle atanan tek hakem, elkon.com.tr hakkındaki 21 Kasım 2025 tarihli nihai kararında 25/1-(a) bendindeki benzerlik şartının gerçekleştiğini kabul etmiş; ancak şikâyet edilenin, şikâyetçininkinden daha eski tarihli tescilli ticaret unvanına dayanan meşru bir menfaati bulunduğunu tespit ederek şikâyeti (b) ve (c) bentleri yönünden reddetmiştir. Tescilsiz ticari kimliğe başvuru imkânı tanıyan hüküm, aynı imkânı savunma tarafına da veriyor.

Geçiş Hükmü

Yönetmeliğin geçici 1'inci maddesinin dokuzuncu fıkrasına göre, TRABİS faaliyete geçmeden önce tahsis edilmiş alan adları için Yönetmeliğin altıncı bölümünde düzenlenen alternatif uyuşmazlık çözüm mekanizmasına başvurulamıyor; bu alan adlarından TRABİS faaliyete geçtikten sonra yenilenenler için ise başvuru mümkün. Uyuşmazlık Çözüm Mekanizması Tebliği'nde de buna paralel bir hüküm var.

“2015'te tahsis edilmiş ve yenileme dönemi henüz gelmemiş bir alan adına karşı uyuşmazlık çözüm mekanizması hiçbir şekilde işletilemez. O alan adına giden tek yol mahkemedir.”

Riskini gözden geçiren bir marka sahibi için en ağır sonuçları doğuran hüküm bu; üstelik vardığı nokta sezgilere aykırı. Eski belgeli dönemde işgal edilme ihtimali en yüksek alan adları — yani 2022'den önce zayıf bir belge dayanağıyla alınanlar — yenilenmedikleri sürece mekanizmanın tam da dışında kalıyor. 8'inci maddenin beşinci fıkrasına göre alan adı en az bir, en fazla beş yıllığına tahsis edildiğinden, 2021'de beş yıllık alınmış bir tahsisin yenileme dönemi 2026'dan önce gelmiyor. O hâlde denetimde sorulacak soru yalnızca alan adının hakka tecavüz edip etmediği değil; ne zaman tahsis edildiği ve 14 Eylül 2022'den sonra yenilenip yenilenmediği.

Mekanizma Nasıl İşliyor

Şikâyet, Kurumca yetkilendirilmiş bir uyuşmazlık çözüm hizmet sağlayıcısına yapılıyor. Bugün için üç sağlayıcı yetkili: Bilgi Teknolojileri ve İnternet Güvenliği Derneği, TOBBUYUM Arabuluculuk ve Uyuşmazlık Çözüm Merkezi ile İstanbul Tahkim Merkezi. Aynı uyuşmazlık birden fazla sağlayıcıya taşınamıyor.

Tebliğ, sürecin her adımı için kısa süreler öngörmüş. Başvurudaki eksiklikler beş gün içinde tamamlanıyor; başvuru üç gün içinde şikâyet edilene iletiliyor; cevap süresi on gün. Hakem ya da hakem heyeti, 14'üncü maddenin birinci fıkrası uyarınca bu aşamaların tamamlanmasından itibaren on beş gün içinde kararını veriyor; gerektiğinde beş güne kadar ek süre kullanabiliyor. Karar bir gün içinde taraflara, Kuruma ve kayıt kuruluşuna iletilip yayımlanıyor. Üç kişilik heyetler basit çoğunlukla karar alıyor; çekimser kalmak mümkün değil.

Yönetmeliğin 26'ncı maddesine göre hakemlerin fikri mülkiyet hukuku, marka hukuku, ticaret hukuku ya da bilişim hukuku alanında deneyimli olması ve göreve başlamadan önce bağımsızlık ve tarafsızlık beyanı vermesi gerekiyor. İnceleme dosya üzerinden yürüyor; duruşma yapılmıyor.

Ücretler yayımlanmış bir tarifeye değil, mevzuatta öngörülen bir tavana bağlı. Tebliğin 20'nci maddesi azami hakem ücretini 1.000 TL olarak belirliyor ve bu tutarın her yıl yeniden değerleme oranında artırılmasını öngörüyor; hizmet sağlayıcının alacağı ücret ise hakem ücretinin yarısı. Güncel rakamlar için mevzuat metnine değil, ilgili sağlayıcıya bakmak gerekiyor.

İptal, Devir ve İcrayı Durduran Koşullar

Yönetmeliğin 27'nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hakem veya hakem heyeti, şikâyetçinin talebine bağlı olarak alan adının iptaline, şikâyetçiye devrine ya da şikâyetin reddine karar verebiliyor. Yapı bu yönüyle UDRP ile örtüşüyor: hangi sonuç isteniyorsa açıkça talep edilmiş olmalı.

Kararın icrası Tebliğin 15'inci maddesinde düzenleniyor; madde metninde ise ihtiyatla yaklaşılması gereken bir kaleme alma tutarsızlığı var. Birinci fıkraya göre karar, taraflara tebliğinden itibaren on beş gün içinde ya da sürecin daha önceki bir aşamasında dava açıldığı ve ihtiyati tedbir kararı alındığı sağlayıcıya bildirilmedikçe derhal uygulanıyor. İkinci fıkra aynı kuralı bu kez on günlük süreyle tekrarlıyor. İhtiyatlı olan, on günü esas almaktır.

Asıl önemli olan bu çelişki değil, kuralın kendisi. Dava açmak tek başına yetmiyor; hem davanın açıldığının hem de ihtiyati tedbir kararı alındığının sağlayıcıya bildirilmesi şart. UDRP'de ise 4(k) paragrafı gereği kayıt kuruluşu on iş günü bekliyor ve dava açıldığını gösteren belge sunulduğunda icrayı durduruyor; ihtiyati tedbir aranmıyor. Yolunu UDRP pratiğine göre çizen bir şikâyet edilen, davası henüz görülürken alan adını kaybeder.

UDRP Nerede Uygulanır, Nerede Uygulanmaz

UDRP, ".tr" alan adlarına uygulanmıyor. ".tr" bir ülke kodu üst düzey alan adı; ICANN'ın UDRP'yi zorunlu tuttuğu jenerik üst düzey alan adlarının kapsamı dışında ve kendi ulusal mekanizmasıyla işliyor. WIPO seksen yedi ülke kodu alan adına uyuşmazlık hizmeti veriyor; ".tr" bu listede yok. Bunun pratikteki anlamı şu: Karşısında hem markaniz.com hem de markaniz.com.tr bulunan bir marka sahibi, iki ayrı kural setine tabi iki ayrı süreç yürütür ve icranın durması için iki ayrı ölçütle uğraşır.

İş yükü bakımından ağır basan taraf hâlâ UDRP. WIPO 2024'te 6.168, 2025'te ise 6.282 dosya kaydetti; bu, politikanın yirmi beş yıllık tarihindeki en yüksek rakam. WIPO Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi'nin başvuru ücretleri 2002'den beri değişmedi: bir ilâ beş alan adı için tek hakemde 1.500, üç kişilik heyette 4.000 ABD doları; altı ilâ on alan adında bu tutarlar 2.000 ve 5.000 dolara çıkıyor. WIPO'nun açıkladığı ortalama karar süresi yaklaşık iki ay.

Mahkeme Yolu ve Kanuni Dayanağı

Mekanizmanın kapalı olduğu hâllerde — başta geçici 1'inci maddenin dokuzuncu fıkrası kapsamındaki alan adları olmak üzere — ya da tazminat da isteniyorsa, iş mahkemeye kalıyor. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 7'nci maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca marka sahibi, işareti kullananın o işarete ilişkin hakkı veya meşru bir bağlantısı olmaması kaydıyla, işaretin aynısının ya da benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılmasını yasaklayabiliyor. İşaret tescilsizse dayanak, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54 ve 55'inci maddelerindeki haksız rekabet hükümleri; özellikle de başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleriyle karıştırılmaya yol açan önlemleri düzenleyen 55'inci maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin dördüncü alt bendi.

İhtiyati tedbir konusunda bir hususu açıkça belirtmekte yarar var; çünkü uygulamada boşa yapılan başvuruların başında geliyor. Kişilik hakkı ihlallerinde içeriğin çıkarılmasını ve erişimin engellenmesini düzenleyen 5651 sayılı Kanun'un 9'uncu maddesi, marka hakkına tecavüz hâllerini zaten kapsamıyordu. Kaldı ki hüküm Anayasa Mahkemesi'nce iptal edildi; iptal kararı 10 Ekim 2024'te yürürlüğe girdi ve bu yazının kaleme alındığı tarihte yerine yeni bir düzenleme getirilmiş değil. Doğru adres, tecavüz oluşturan fiillerin önlenmesine ve durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbirleri açıkça düzenleyen Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 159'uncu maddesi uyarınca fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesidir.

Kaynaklar