Ana Sayfa Hakkımızda Hizmetler Ödüller Ekip Yayınlar Kariyer İletişim TÜRKÇEENGLISH Devin Law & IP — İstanbul
← Tüm Yayınlar
KategoriMarka
Yayın Tarihi28 Temmuz 2026
Yazarlar
Uğurcan TekinOrtak
Alican TekinOrtak

Madrid Protokolü: Beşinci Yılın Sonu Gerçekten Riskin Sonu mu?

Madrid Sistemi genellikle sağladığı tasarrufla anlatılır: tek başvuru, tek dil, tek ücret seti, yüz on altı ülkeye kadar koruma. Bu tasarruflar gerçektir. Beraberinde gelen riskler ise aynı kesinlikle ortaya konmaz ve Türkiye'deki bir hak sahibi için bunlardan ikisi, sistemin doğru tercih olup olmadığını tek başına belirler.

Esas Marka ve Ona Bağlı Olan Her Şey

Protokol'ün 2'nci maddesinin birinci fıkrası, uluslararası başvurunun bir akit tarafın ofisine yapılmış bir başvuruya ya da o ofisin sicilindeki bir tescile dayandırılmasına izin veriyor. Türkiye yalnızca Protokol'e taraf olduğundan, TÜRKPATENT nezdinde derdest bir marka başvurusu yeterli dayanaktır; tescil şart değildir. TÜRKPATENT menşe ofis sıfatıyla, uluslararası başvurudaki bilgilerin esas markadaki bilgilerle örtüştüğünü tasdik eder.

Derdest başvuru üzerinden gidebilmek bir avantaj olarak sunulur ve dar bir anlamda öyledir: uluslararası başvuru tarihi erken güvenceye alınır. Diğer her anlamda ise aşağıda anlatılan riski azamiye çıkarır, çünkü esas marka hâlâ reddedilebilir, itirazla düşebilir veya geri çekilebilir.

Tek başvuru belirlenen her ülkeye ulaşır — ve tek bir ulusal karar hepsini birden çözebilir.

Merkezi Saldırı ve Beşinci Yıldan Sağ Çıkan Kısmı

6'ncı maddenin ikinci fıkrası, uluslararası tescilin, tescil tarihinden itibaren beş yılın dolmasıyla esas markadan bağımsız hâle geleceğini öngörüyor. Üçüncü fıkra ise bu beş yıl dolmadan önce esas başvuru ya da tescilin geri çekilmiş, sona ermiş, feragat edilmiş veya nihai bir ret, iptal, terkin ya da hükümsüzlük kararına konu olmuş olması hâlinde, uluslararası tescilden doğan korumanın artık ileri sürülemeyeceğini söylüyor.

Tek başına okunduğunda 6'ncı madde temiz bir kesme noktası izlenimi veriyor. Yönetmeliğin 22'nci kuralı bu izlenimi ortadan kaldırıyor. Bu sonuçlardan birini doğurabilecek bir işlem beş yıllık süre içinde başlamış ancak süre dolmadan kesinleşmemişse, menşe ofis bu durumu Uluslararası Büro'ya bildirir ve işlem sonuçlandığında yeniden bildirir. Sonuç şu: beşinci yılın son gününde Türkiye'de açılmış ve dört yıl sonra kesinleşen bir hükümsüzlük ya da iptal davası, uluslararası tescili yine de düşürür.

“Beş yıllık bağımlılık dönemi, riskin zamanaşımı süresi değildir. Riski taşıyan davanın açılabileceği sürenin zamanaşımıdır.”

Türkiye'deki bir hak sahibi için pratik sonuç belirgin. Esas marka, bir rakibin saldırmak için makul bir gerekçesi olabileceği türdense — geniş kapsamla tescil edilmiş, birden çok sınıfta kullanımı zayıf ya da yerleşik bir işarete komşu bir marka ise — uluslararası tescil, ajandada beşinci yıl dönümü göründüğünde değil, yurt içi dosya gerçekten sessizleştiğinde bağımsız sayılmalıdır.

Dönüştürme Tarihi Korur, Başka Hiçbir Şeyi Korumaz

9quinquies maddesi, iptal edilen uluslararası tescilin sahibine, tescilin hüküm doğurduğu her akit tarafın ofisine aynı marka için ulusal başvuru yapma ve bu başvurunun uluslararası tescil tarihinde yapılmış sayılması ile aynı rüçhandan yararlanma imkânı veriyor. Üç şart var: başvuru, uluslararası tescilin iptal edildiği tarihten itibaren üç ay içinde yapılmalı; mal ve hizmetler, o akit taraf bakımından uluslararası tescildeki listenin kapsamında olmalı; ve başvuru, ücretler dâhil uygulanacak hukukun tüm şartlarını karşılamalı.

Dönüştürme bu nedenle başvuru tarihi bakımından gerçek bir çare, ekonomi bakımından ise hiç çare değil. Belirlenen her ülke için ayrı bir ulusal başvuru gerekiyor; o ülkenin tam ulusal ücretleriyle, yerel vekil aracılığıyla ve üç ay içinde. Dördüncü yılda çöken on iki belirlemelik bir portföy, üç aylık süresi olan ve maliyeti ilk Madrid başvurusunu kat kat aşacak bir dönüştürme çalışması demektir.

Ret Süreleri: On İki Ay, On Sekiz Ay ve Daha Fazlası

5'inci maddenin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, belirlenen ofis geçici reddini, belirlemenin bildirilmesinden itibaren on iki ay içinde bildirmek zorunda. (b) bendi, akit tarafın bu sürenin on sekiz ayla değiştirildiğini beyan etmesine izin veriyor ve çok sayıda ülke bunu yapmış durumda — aralarında Avrupa Birliği, Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık, Japonya, Kore Cumhuriyeti, İsviçre, Kanada, Avustralya, Çin ve Türkiye'nin kendisi var.

Bir başvuru programı tasarlanmadan önce müvekkile anlatılması gereken hüküm (c) bendi. Bu bent, on sekiz aylık süreyi beyan etmiş bir akit tarafın, itirazdan kaynaklanan bir reddin bu sürenin dolmasından sonra da bildirilebileceğini ayrıca belirtmesine imkân tanıyor. Doğru tavsiye bu nedenle korumanın on sekiz ay sonra kesinleştiği değil; hiçbir reddin bildirim olmaksızın gelmeyeceği, ancak itiraza dayalı bir reddin başlıktaki süreden daha geç gelebileceğidir.

Ücretler: Maliyet Tahminlerinin Yanıldığı Yer

Ücret Tarifesi, temel ücreti siyah-beyaz marka için 653, renkli marka için 903 İsviçre frangı olarak belirliyor; bireysel ücret uygulamayan her belirlenen akit taraf için 100 franklık tamamlayıcı ücret ve üçü aşan her sınıf için 100 franklık ek ücret öngörüyor. Bu rakamlar üzerine kurulan maliyet tahminleri bir Türk portföyü için neredeyse her zaman yanlış çıkar; çünkü Türk hak sahiplerinin fiilen hedeflediği pazarlar bireysel ücret beyanında bulunmuş durumda.

Avrupa Birliği ilk sınıf için 789, ikinci sınıf için 48 ve her ilave sınıf için 144 frank alıyor. Amerika Birleşik Devletleri sınıf başına 460 frank alıyor. Birleşik Krallık, Japonya, Çin, Kore Cumhuriyeti, İsviçre, Kanada ve Avustralya'nın da kendi bireysel ücretleri var. Avrupa Birliği ile Amerika Birleşik Devletleri'ni dört sınıfta kapsayan bir belirleme programının, ülke başına yüz frank hesabıyla pek ilgisi yoktur. Müvekkile herhangi bir rakam verilmeden önce WIPO'nun ücret hesaplayıcısı çalıştırılmalı; çünkü bireysel ücretler ayrı bildirimlerle güncelleniyor ve bunların birçoğu 2026 içinde güncellendi.

Bundan ayrı olarak TÜRKPATENT, menşe ofis sıfatıyla kendi iletim ücretini alıyor. 2026 tarifesinde 02.01.19 kodlu kalem — Madrid Protokolü uyarınca uluslararası marka başvurusunun WIPO'ya bildirilmesi — 3.850,00 TL. 02.01.35 kodlu kalem ise Türkçe ibareli markalar için 3.350,00 TL'lik indirimli bir tutar öngörüyor; gözden kaçması kolay bir ayrım. Sonraki belirleme ve diğer talepler 02.01.20 kodundan 1.630,00 TL ile, yer değiştirme ve dönüştürme ise 02.01.21 kodundan aynı tutarla iletiliyor.

Amerika Birleşik Devletleri İki Takvim İşletiyor

Amerika Birleşik Devletleri'nin belirlenmesi, MM18 formuyla verilen bir kullanım niyeti beyanının uluslararası başvuruya veya sonraki belirlemeye eklenmesini gerektiriyor; form İngilizce olmalı ve değiştirilmemelidir. Bu giriş şartı. Ayakta tutma şartı ise ayrıdır ve en sık kaçırılan yükümlülüktür.

66(a) uzantısının ayakta kalması için, Amerika Birleşik Devletleri tescil tarihinden itibaren beşinci ve altıncı yıllar arasında, ardından dokuzuncu ve onuncu yıllar arasında ve sonrasında her on yılda bir, numuneyle birlikte kullanım ya da mazur görülebilir kullanmama beyanı sunulmalı. Ek ücretle altı aylık ek süre veriliyor. Bu beyan, WIPO nezdindeki on yıllık uluslararası yenilemenin yerine geçmez; uluslararası yenileme de bu beyanın yerine geçmez. Aynı hak üzerinde paralel iki takvim işler ve birinin kaçırılması Amerika Birleşik Devletleri belirlemesini düşürür.

Madrid'in Yanlış Araç Olduğu Hâller

Tek bir pazar hedefleniyorsa doğrudan ulusal ya da bölgesel başvuru genellikle daha ucuz ve daha hızlıdır. Doğrudan EUIPO'ya yapılan bir Avrupa Birliği markası başvurusu bir sınıf için 850 avro, ikinci sınıf için 50 avro ve sonraki her sınıf için 150 avro; WIPO temel ücreti ile TÜRKPATENT iletim ücreti hiç doğmaz. Genel bir yönelim olarak, hedef ülke sayısı üçün altına indiğinde Madrid'in ekonomik gerekçesi zayıflar.

İki husus daha aynı yönü gösteriyor. Uluslararası tescildeki mal ve hizmet listesi esas markayla sınırlıdır; sınırlandırılabilir ama genişletilemez. Bu nedenle geniş sınıf başlıklarıyla yazılmış bir Türk esas markası, yüksek belirginlik standardı uygulayan ofislerde geçici retler çeker — her biri yerel vekille ayrı cevap gerektirir ve her biri beklenen tasarrufu eritir. Ayrıca (AB) 2017/1001 sayılı Tüzük'ün 1'inci maddesinin ikinci fıkrasındaki Avrupa Birliği markasının bütünsel karakteri, Madrid üzerinden yapılan bir AB belirlemesi için de aynen geçerlidir: tek bir üye devlette kabul edilen bir itiraz, belirlemeyi Birlik genelinde düşürür. Ulusal başvuruya dönüştürme mümkündür — üç ay içinde ve 139'uncu maddenin ikinci fıkrasındaki sınırlara tabi olarak — ancak bu bir onarımdır, plan değildir.

Kaynaklar